Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/658 E. 2026/11960 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/658
- Karar No
- 2026/11960
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2846 Esas, 2025/1564 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar/ Usulden ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/437 Esas, 2023/228 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin ve değer kaybının tahsili tahsili ile ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davada davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil istemine ilişkin talebin reddine, değer düşüklüğü istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı ... ve davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil yönünden davanın reddine, değer düşüklüğü talebi yönünden ise davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Asıl davada davacı ... vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Balıkesir ili, Havran ilçesi, ... Mahallesi 1807 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ... tarafından söz konusu taşınmaz için 25.03.2013 tarihli kamulaştırma kararı verildiğini, kamulaştırmaya konu taşınmazın bedelinin tespiti ve davalı idare adına tescili ile yol olarak terkini davasının Edremit 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/466 Esas, 2016/56 Karar sayılı dosyasında açıldığını, ancak bedelin bloke edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve kararın 30.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu konusu taşınmazın 316,6 m²lik kısmının kamulaştırılmasına kamu yararı kararının iptali istemi ile açılan davanın kabulü ile kamu yararı kararının iptaline karar verildiğini, halen yargı sürecinin devam ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerinde kullanılan yol nedeniyle davacının taşınmazının yol olarak yapılan bölümünü kullanamaması nedeniyle taşınmazın bedelinin tahsilini, haksız el atmanın gerçekleştiği 2013 yılından bugüne kadar haksız kullanımdan dolayı ecrimisil ve ayrıca taşınmazın yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atılan bölüm dışında kalan bölümü bakımından uğranılan zarar yönünden tazminat bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
2.Birleştirilen davada davacı ... vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Balıkesir ili, Havran ilçesi, ... Mahallesi 1807 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın kamulaştırma kararının iptali istemi ile açmış olduğu davanın kabulü ile idari işlemin iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, söz konusu kamulaştırmasız el atma sonucunda müvekkilimize ait taşınmazın bir kısmı kullanılamadığını ileri sürerek kullanamaması nedeniyle taşınmazın bedelinin tahsilini, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bütününde meydana gelmiş olan değer kaybı nedeniyle maddi tazminat ile ecrimisil bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idareler vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil talebinin reddine, değer düşüklüğü istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı ... ve davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl davada davacı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırma kararı devam ederken dava konusu taşınmaza davalı idareler tarafından el atıldığını, taşınmazın önüne yapılan üst ... ve döner kavşak sonrası müvekkilin ciddi anlamda zarara uğradığını, dava konusu taşınmazın ana yola cephesi ve teması kesilmiş olup, müvekkil taşınmazda oluşan değer kaybından dolayı büyük zarara uğradığını, davalı idarenin açtığı bedel tespit ve tescil davasında alınan bilirkişi raporunda müvekkile ait yapının kullanılamayacağına dair açıklamanın mevcut olduğunu, değer kaybı değerinin hatalı hesaplandığını, İlk Derece Mahkemesince %30 değer kaybı oranının %10'a düşürülmesinin hatalı olduğunu, faizin kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranı şeklinde hükmedilmesi gerektiğini, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat ve ecrimisil taleplerinin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; el atma ve ecrimisil talepleri yönünden davanın reddine karar verildiği halde reddedilen miktar üzerinden müvekkil idare lehine vekâlet ücreti verilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, değer düşüklüğü verilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın değerinin yüksek belirlendiğini, taşınmazın arsa vasfında olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesine rağmen asıl dava ve birleştirilen dava açısından ayrı ayrı müvekkil idare lehine vekâlet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 316,06 m²si hakkında 2013 yılında alınan kamu yararı kararı İdare Mahkemesince iptal edilmiş olup, eldeki dava devam ederken 2022 yılında kamulaştırma işleminin iptali kararı Danıştay tarafından onanarak kesinleştiği, dava konusu taşınmaza fiili el atmanın bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenlerle, kamulaştırma kararı ve fiili el atma bulunmadığından taşınmazda değer kaybının oluşmasının mümkün olmadığı, fiilen el atma bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesince ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi doğru olduğu, davacı çevre parsellerde yapılan kamulaştırma nedeniyle taşınmazında değer kaybı oluştuğunu belirterek tazminat talebinde bulunmuş ise de davacının bu istemi Anayasa'nın 125 inci maddesinde düzenlenen idarenin eylem ve işlemlerinden doğan zarar kapsamında olduğundan yargı yolu yönünden reddi gerektiği, bu itibarla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden ret kararı verilerek yeniden hüküm kurulması gerektiği, kabule göre de husumet nedeniyle usulden ret kararı verilen davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle asıl davada davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı idareler vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davada davanın davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil istemi bakımından reddine, değer düşüklüğü talebi yönünden ise dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Asıl davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ettiği, ayrıca değer düşüklüğü talebine ilişkin açılan davada adlı yargının görevli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma nedeniyle ekonomik bütünlüğü bozulması nedenayle değer kaybına uğradığı açık olup davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Asıl davada davacı ... birleştirilen davada davacıdan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.