Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1032 E. 2026/1653 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1032
Karar No
2026/1653
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1032 KARAR NO : 2026/1653

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.04.2026 NUMARASI : 2026/27 E. - 2026/376 K. DAVANIN KONUSU : Kayyımlık KARAR TARİHİ : 19.10.2026 KARAR YAZIM TARİH İ : 19.10.2026

İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2026 tarih 2026/27 E. - 2026/376 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin .... Şti.’nin ortağı olduğunu, 22.10.2022-21.10.2024 tarihleri arasında şirket müdürü olarak görev yapan .... ve ... aleyhine yöneticinin sorumluluğu kapsamında İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında TTK m. 553 vd. maddeleri gereği dava açtıklarını bu davanın devam ettiğini, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında talep edilen tazminatın dava dışı şirkete ödenmesi talep edildiğinden davanın müvekkili lehine sonuçlanıp davayı kazanmasında şirketin hukuki yararının bulunduğunu, şirketin HMK m. 61 vd. gereği feri müdahil olarak davada yer aldığını,bu dosyada davacı yanında feri müdahil olacağı davada müdürler kurulundaki müdürlerin tümü aleyhine hukuki sorumluluk davası açıldığından TMK m. 426/1-b. maddesinde belirtilen hüküm göz önünde bulundurularak şirkete temsil kayyımı atanmasının gerektiğini belirterek davanın kabulü ile İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında ... Şti.’ne TMK m. 431 gereğince kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili, davacı tarafından temsil kayyımı talep ettiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında ne menfaat çatışması ne de müdürler kurulunun şirket yönetiminin tarafsızlığını ortaya koyacak bir durumun bulunmadığını, TMK m. 426 kapsamında menfaat çatışması kişinin kendisini temsil edemeyecek ve temsilci atamayacak durumda olması veya yasal temsilcinin görevini yerine getirmesinde bir engel olması hallerinde atanabileceğini, somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1081 Esas sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda şirketin ticari faaliyetlerinden kaynaklı bir zararın bulunmadığının tespit edildiğini, davacının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasındaki iddialarının tamamının gerçek dışı olduğunu, davacının amacının şirketin yürütülmesini engellemek ve haksız kazanç elde etmek olduğunu, ....ve ....’un şirketin % 86,5’ne sahip olduklarını şirketin aleyhine veya menfaatine aykırı davranma ihtimallerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talebinin davalı şirkete temsil kayyımı atanmasına ilişkin olup, davacının İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesindeki derdest davada 24.11.2024 tarihli dilekçesi ile ...... Şti.’ne davanın ihbarını talep ettiği ve dava ihbar edildikten sonra bu dava da gerek 11.11.2024 ve gerekse 29.11.2024 tarihli ara kararlarla bu şirkete temsil kayyımı atanması talebinin, bu şirketin davada taraf olmaması ve feri müdahil olması durumunda dahi temsil kayyımı atanamayacağından talebin reddine karar verildiği, bu kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir BAM 11. H.D.’nin 2024/1932 Esas 2025/68 Karar sayılı 15.01.2025 tarihli kararı ile mahkemece verilen 11.11.2024 ve 29.11.2024 tarihli kararı incelenerek davada taraf olmayan davalı şirkete temsil kayyımı atanması talebinin yerinde olmadığı belirterek esastan reddedildiği, yine 2025/4 Esas 2025/226 Karar sayılı kararla 29.11.2024 tarihli ara kararın da ayrıca değerlendirilerek yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair 12.02.2025 tarihinde karar verildiği, dolayısıyla davacının talep ettiği ihbar olunan dava dışı ..... Şti.’ne temsil kayyımı atanması talebinin reddi kararının kesinleştiği, davacının temsil kayyımı atanmasını talep ettiği şirkete karşı İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyada açılmış bir dava bulunmadığı, açılan davanın şirket yöneticisinin sorumluluğu, görevden azli ve şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesine ilişkin olduğu, oysa ki gerek şirket yöneticisinin azli davasında gerekse şirket müdürünün görevden alınması davasında şirketin taraf olmasının mümkün olmadığı, o halde bu davada dava konusu şirketin ya doğrudan davalı, ya da açılacak başka bir davayla husumet yöneltilerek bu davayla birleştirilmesinin istenmesi ve bu halde yöneticilerle şirket arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğundan temsil kayyımı atanmasının talep edilmesinin mümkün olmadığı, aksi halde mevcut dosyada zaten değerlendirilerek karar verilmiş ve temsil kayyımı atanması talebinin şartları bulunmadığı, talebin İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin derecattan geçerek kesinleşen kararında da değerlendirilip reddedildiğinden bu konuda yeniden inceleme yapılamayacağından (kesin hüküm nedeniyle) talebin reddine karar vermek gerektiği, davacının davasında giderilebilir eksiklik bulunmakla birlikte bu eksikliğin açmış olduğu ayrı bir dava ile değil, husumeti şirkete yöneltilerek sorumluluk ve azil davasına birleştirme talepli açacağı davada ileri sürmesinin mümkün olduğu, bu nedenle davacının talebinin halen davanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılamasının sürmesi ve bu konuda bu mahkemeden talepte bulunabileceği ve bu mahkemenin daha önceki talepleri reddetmesi ve bu ret kararının kesinleştiği gözetilerek davanın HMK m. 114/1-ı ve i bentleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK m. 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı vekili, şirket müdürleri aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/895 E sayılı dosyasında "hukuki sorumluluk" davası açıldığını, şirket müdürlerinin tamamı davalı konumunda olduğu için şirket ile davalı müdürler arasında menfaat çatışması doğduğunu, bu nedenle, davacı yanında fer'i müdahil olarak yer alan şirketi temsilen temsil kayyımı atanması gerektiğini, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/895 E sayılı dosyasındaana dava içinde sunulan ihtiyati tedbir ve kayyım taleplerinin ara kararlarla reddedildiği, istinaf incelemesinde "ihtiyati tedbir kararlarının ancak davanın tarafları hakkında verilebileceği, dava dışı üçüncü kişileri etkileyecek şekilde verilemeyeceği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddedilerek, kayyım talebinin ayrı bir dava konusu olduğu vurgulandığı, ayrıca İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan hasımsız davanın reddi sonrasında, BAM yönlendirmeleri doğrultusunda İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bu davanın açıldığı, ana davadaki ara kararlar gerekçe gösterilerek "kesin hüküm" ve "derdestlik" nedeniyle dava usulden reddedilmiş ise de, ara kararların maddi anlamda kesin hüküm oluşturamayacağı (HMK m. 303), dolayısıyla kesin hüküm ve derdestlik itirazının hukuken geçersiz olduğunu mahkemeler ve bam kararlarının çeliştiğini, zira İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ve BAM 11. Hukuk Dairesi, kayyım atanması talebinin "ayrı bir dava konusu" olduğu belirterek talebin reddine karar verilmesine karşın, mahkemece BAM'ın yönlendirmesiyle açılan bu bağımsız davanın derdestlik ve kesin hüküm gerekçesiyle reddetmesinin hatalı olduğunu, bu durumun müvekkilinin mahkemeye erişim hakkını tamamen ortadan kaldırdığını belirtmiştir. GEREKÇE:Dava, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında ihbar olunan sıfatıyla yer alan davalı şirketle, aynı dosyada davalı sıfatıyla yer alan şirket temsilcileri arasında menfaat çatışması bulunduğu iddiasıyla şirkete temsil kayyımı atanması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davacının davasının HMK m. 114/1-ı ve i bentleri gereğince gerçekleşmeyecek dava şartları bulunduğundan HMK m. 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı, eldeki davanın davalısı olan şirketin temsilcileri aleyhine İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında şirket yöneticisinin sorumluluğu, görevden azli ve şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesine ilişkin olarak dava açıldığını, davalı şirketin o dosyada taraf olmadığı, ancak HMK'nun 61. Maddesi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında ihbar olunan sıfatıyla yer aldığı, aynı dosyada davalı şirketle menfaat çatışması bulunan müdürlerin davalı şirketi temsil edemeyeceğini belirterek, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında ihbar olunan sıfatıyla yer alan davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/895 E sayılı dosyasında davalı şirkete karşı açılan bir davanın bulunmadığı, husumetin yalnızca şirket yöneticilerine yöneltildiği, şirkete temsil kayyımı atanabilmesi için davada şirket ile yöneticiler arasında menfaat çatışması bulunması ve şirketin o davada taraf olması gerektiği, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde şirket taraf olarak gösterilmediğinden, temsil kayyımı tayini taleplerinin daha önce reddedildiği ve bu red kararının İzmir BAM 11. H.D'sinin incelemesinden geçerek kesinleştiği, aynı konuda daha önce verilmiş ve kesinleşmiş bir ret kararı bulunduğundan kesin hüküm ve derdestlik dava şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın HMK m. 114/1-ı ve i bentleri ile HMK m. 115/2 uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayda, yerel mahkemece, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E sayılı dosyasında verilen ara kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının İzmir BAM 11. H.D.’nce incelenerek esastan reddedildiği, dolayısıyla davacının talep ettiği ihbar olunan dava dışı ..... Şti.’ne temsil kayyımı atanması talebinin reddi kararının kesinleştiği gerekçesiyle HMK m. 114/1-ı ve i bentleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın HMK m. 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmiş ise de;Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri gereğince kesin hükümden söz edilebilmesi için taraf, dava sebebi ve talep sonucunun aynı olması ve önceki yargılamada uyuşmazlığın esastan kesin hükümle çözümlenmiş olması gerektiği, kural olarak ara kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmedikleri, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E. sayılı dosyasında verilen ara kararların da bağımsız bir temsil kayyımı davasında verilmiş nihai hükümler olmayıp, görülmekte olan davadaki taleplere ilişkin ara karar niteliğinde olduğu, diğer taraftan eldeki davanın davalısı olan şirketin, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E. sayılı dosyasında taraf sıfatının da bulunmadığı, yalnızca ihbar olunan sıfatıyla davada yer aldığı, ayrıca HMK'nun 114/1-ı maddesi uyarınca derdestlikten söz edilebilmesi için aynı taraflar arasında aynı dava sebebi ve talep sonucuna ilişkin bağımsız bir davanın halen görülmekte olması gerektiği, dolayısıyla o dosyada verilen kararın davalı şirket açısından derdestlik veya kesin hüküm teşkil etmeyeceği, İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/417 E., 2025/400 K. sayılı dosyasının ise hasımsız görüldüğü, dolayısıyla yerel mahkemenin bu yöndeki gerekçesinin hatalı olduğu, somut uyuşmazlığa ilişkin asıl davanın İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E. sayılı dosyasında derdest olup, eldeki davanın da söz konusu dosyadaki ihbar olunan şirketin temsiline ilişkin usuli eksikliğin giderilmesine ilişkin olduğu nazara alındığında her iki dosya arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu gözetilerek, eldeki davanın HMK'nun 166. Maddesi gereğince İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/895 E. sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile anılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi uyarınca istinaf başvurularının esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.04.2026 tarih 2026/27 E. - 2026/376 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 maddesi gereğince kesin olmak üzere 19.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1032, K. 2026/1653, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1032-e-2026-1653-k-4d6c1eb8b9d9