İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/983 E. 2026/756 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/983
Karar No
2026/756
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/983 Esas KARAR NO : 2026/756

DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 30/12/2025 KARAR TARİHİ : 13/10/2026

Mahkememizde görülen Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı ) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.01.2025 tarihinde, sürücü müvekkili ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile sürücü ... sevk ve idaresindeki ve davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı otomobilin ... Bulvarı üzerinde çarpışması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... soruşturma numaralı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre en sağ şeritten sol şeride geçerek şeride tecavüz eden davalı sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 84/g maddesi uyarınca asli kusurlu olduğunu, kazadan ötürü müvekkiline ait hatasız ve sıfır ayarındaki motosiklette yüksek miktarda tamir masrafı ile değer kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketine yapılan mevzuata uygun ihtar ve başvuruya yasal 15 günlük sürede cevap verilmediğini ve uyuşmazlığın çözülemediğini, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları gereğince sigorta şirketine yapılan bu başvuru sebebiyle arabuluculuk dava şartının yerine getirilmiş sayılacağını ve ayrıca arabulucuya başvuru zorunluluğunun bulunmadığını beyanla; şimdilik tahkikat sonucunda artırılmak üzere 10 TL değer kaybı ve 10 TL tamir bedeli olmak üzere toplam 20 TL belirsiz alacak niteliğindeki maddi tazminatın, davalıya başvuru tarihi olan 25/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile davalı şirketteki hasar dosyasının celbini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ticari merkezinin Beykoz'da bulunması ve bu ilçede Asliye Ticaret Mahkemesi yer almaması sebebiyle yetkili mahkemenin Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu beyanla yetkisizlik kararı verilmesini, ayrıca dava konusu kaza ve araçla ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’nun 2025.E... Esas sayılı dosyasında daha önce yargılama yapılarak 5.000,00 TL değer kaybına hükmedildiğini ve kesinleşen bu karara istinaden .... Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasına toplam 16.110,01 TL ödeme yapılarak müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, ortada HMK 114/i maddesi uyarınca bir kesin hüküm bulunması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacının mevzuata ve ihbar yükümlülüklerine aykırı şekilde aracı eksper incelemesine sunmadığını ve belgeleri ibraz etmediğini, asgari başvuru şartları yerine getirilmediği için davanın usulden reddinin şart olduğunu, Yargıtay içtihatları doğrultusunda dava konusu alacağın belirlenebilir nitelikte olduğunu ve bilirkişi incelemesine dayanılmasının tek başına belirsiz alacak davası açma hakkı tanımayacağını, bu nedenle davanın HMK 107 uyarınca hukuki menfaat yokluğundan usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.6.b maddesi uyarınca hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında kaldığını beyanla; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle yetkisizlik, kesin hüküm, başvuru şartı noksanlığı ve belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmaması nedenleriyle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekili 28.07.2026 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 35.146,37-TL'ye çıkartarak harçlandırmıştır. Dava: Trafik Kazasından Kaynaklı Açılan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Bul. üzerinde; Kaza krokisine göre, ... yönünde, Tek yönlü yolda, 4 şeritli yerde ve sağdan 2. Şeritte seyretmekte iken, sol tarafındaki 3. Şeride geçmeye başlayan sürücü ...’ in idaresindeki ... plakalı otomobil ile 3. şeride geçmeye başladığı esnada aracının belirtilmeyen kısımları ile; aynı yolda arkasından gelen, sol tarafındaki 3. şerit üzerinde seyreden, sürücü ...’in idaresindeki ... plakalı motosikletin belirtilmeyen kısımlarının çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı olarak gerçekleşen kaza neticesinde, davacı tarafça ikame olunan onarım ve değer kaybı bedeli talebine ilişkindir. Kusur durumunun belirlenmesi akabinde gerçek zarar ilkesi uyarınca değerlendirme yapılması gerekecektir. Kusur yönünden yapılan değerlendirme; Dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; ... Bul. üzerinde; Kaza krokisine göre, ... yönünde, Tek yönlü yolda, 4 şeritli yerde ve sağdan 2. Şeritte seyrederek anılan yere geldiği ve sol tarafta bulunan sağdan 3. Şeride geçmeye başladığı esnada; Aynı yönde arkasından gelen ve sol tarafındaki 3. Şeritte seyreden araçların seyir yönünü kapatarak kazaya sebebiyet verdiği, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%75 Oranda Asli kusurlu” olacağı , öte yandan ... plakalı motosiklet sürücüsü davacı ... hakkında Güven ilkesi gereği de inceleme yapılmıştır. Trafik görevlileri tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağının kaza krokisine göre: Kazanın yerleşim yeri içinde, tek yönlü yolda, 4 şeritli yerde ve sağdan 3. şeritte meydana geldiği; Adı geçen sürücünün ön ilerisinde ve sol tarafındaki şeritte seyretmekte iken, kendisinin seyrettiği sağdan 3. Şeride gelerek şerit ihlali yapan otomobilin ışık huzmeleri ile görülebilir olduğu; Belirtilen nedenlerle adı geçen sürücünün ön ilerisinde seyreden otomobilin şerit değiştirirken yarattığı tehlikeyi gördüğünde önceden ışık, ses ile uyarma, yavaşlama, iki tekerli olması nedeniyle diğer araçlara göre üstün manevra yeteneği olan motosikleti ile uygun manevra yapma ya da durma vb. etkin tedbir alması halinde kazanın önlenebilir olduğu ya da daha hafif hasarla neticelenebileceği düşünülmüş olup, dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği ve “%25 Oranda Tali Kusurlu” olacağına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir. Onarım Bedeli Yönünden yapılan değerlendirmede; Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, kusuru oranında, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız. kullanılmış orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı açıktır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, tam zayi olan araçlarda zararın hasar öncesi emsal araçların rayiç değeri ile karşılandığı göz önüne alındığında, kısmi hasarın, hasarlı parçaların kaza tarihindeki haline emsal parçalar ile giderilmesi gerekmektedir. Aracın onarımında, orijinal yeni parça kullanılması durumunda meydana gelen kıymet kazanma; değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olması durumunda iade, değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olmaması durumunda ise onarımla tekrar kullanılamayacak olan parçanın malzeme değerini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek hurda tenzili yapılması gerekir. Onarımın araç maliki eli ile yaptırılmış olması durumunda, piyasa şartlarında orijinal parça temininde pazarlık payını da gözetilmesi gerekmektedir. Gerçek zararın hasar tarihi itibariyle, KDV dahil 46.848,49-TL mertebesinde olduğu kanaatine ilişkin ekspertiz raporuyla uyumlu rapor hükme esas alınabilecek düzeyde kabul edilmiştir. Değer Kaybı Bedeli yönünden yapılan değerlendirme; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Kararı neticesinde kesin olarak değer kaybı bedeli hükme bağlanmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır ( HMK m.114/1-ı-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir (6100 sayılı HMK m.115/2). HMK'nın 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta eldeki davada da aynı davalıya karşı, aynı kaza ve vakıalara dayanılarak aynı taleple maddi tazminat talebinde bulunulmasına, davanın taraflarının ve konusunun aynı olmasına ve aynı konuda yapılan başvuru üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karar verilmiş olmasına göre davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2024/2042E.-2024/1692K. Sayılı İlamı ) Hasar bedeli yönünden, kusur oranları ve sigorta şirketine başvuruyu izleyen tarihten itibaren sekiz iş günü sonrasına isabet eden tarihe denk gelen 05.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek kazaya karışan aracın hususi araç olduğu da nazara alındığında yasal faizle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, değer kaybı talebi yönünden ise kesin hüküm nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Onarım bedeli tutarı olarak 35.136,37-TL bedelin 05.12.2025 tarihinden itibaren işleyecek değişik oranlardaki yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Değer kaybı talebi yönünden kesin hüküm nedeniyle reddine,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 2.400,17-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin ve ıslah harcı olmak üzere yatırılan 735,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.664,83-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 35.136,37-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 10,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan peşin harç ve başvuru harcı olmak üzere toplam 1.350,74-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından 16.169,50-TL bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri ve 4.040,40-TL ekspertiz raporu fatura bedeli olmak üzere yapılan toplam 20.199,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davanın miktarı ve niteliği itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 13/10/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/983, K. 2026/756, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-983-e-2026-756-k-090a85d9699d