İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/407 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/407
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/407 Esas - 2026/666 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/407 KARAR NO : 2026/666

... DAVA : İtirazın İptali (Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/05/2026 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 18/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davalı borçlunun,... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer aldığı, davacı bankanın anılan dosyada alacaklı konumunda bulunduğu ve davalının icra takibine konu tutar için ödeme günü geldiğinde ve daha sonrasında hiçbir ödeme yapmadığı; davalı borçlunun, davacı banka tarafından tanzim edilip kendisine gönderilen ihtarnamelere rağmen ödeme yapmaması nedeniyle anılan dosyada icra takibi başlatıldığı ve faiziyle birlikte toplam 555.657,23.-TL bakımından ödeme emri gönderildiği; davalı borçlu vekilinin, ödeme emrine haksız şekilde itiraz ederek icra takibinin durmasına sebebiyet verdiği ve haksız itirazın kaldırılması için davanın açılmasının gerektiği; davalı borçlunun davacı bankaya borçlu olduğuna dair kendi imzasını taşıyan yazılı belgenin bulunduğu ve yazılı belge dikkate alındığında davalının borcu bulunmadığı iddiasının ancak yazılı bir belgeyle ispatlanabileceği; davalının itirazlarının dayanaksız ve hukuki temelden yoksun olduğu, itirazın yalnızca alacağın tahsilini geciktirme amacı taşıdığı, alacağın likit bir alacak olduğu ve davalının kötü niyetli itirazı sonucu icra takibinin durarak davacı bankanın mağdur olduğu; davacı banka tarafından davalıya ihtarname çıkarıldığı, borçlunun bu ihtarnamelere itiraz etmeyerek borcunun olduğunu kabul ettiği ve icra takibi başlamadan önce ve sonra borçluya gerekli bilgilendirmelerin yapılmasına rağmen borçlu tarafından bu süreçte borca dair bir itirazda bulunulmadığı; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi uyarınca 22/04/2026 tarihinde ... başvuru numarasıyla başvurulduğu, ancak görüşmelere karşı taraftan katılan olmadığından anlaşma sağlanamadığı; davacı banka ile davalı arasında yapılan kredi sözleşmesi nedeniyle davalının davacı bankaya borçlu olduğu, borcun davalının imzasını taşıyan belgeye dayandığı, buna rağmen sözleşmeye dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından kötü niyetli şekilde itiraz edildiği ve davalının icra takibi başlatılıncaya kadar borcunu kabul edip icra takibi başlatıldığında borcu bulunmadığı iddiasıyla itirazda bulunması nedeniyle kötü niyetinin dikkate alınarak icra takibi konusu alacağın %40 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği; davalının kötü niyetle borca itiraz etmesi, mal varlığını kaçırma kastının bulunması ve yargılama süresince davacı bankanın alacağına kavuşmama ihtimali dikkate alınarak davalının mal varlıklarına ihtiyati haciz konulması gerektiği beyan edilmiş olup; davalının tüm mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına; itirazın iptali davasının kabulü ile davalının, ... Esas sayılı dosyasının asıl alacak ve tüm ferileri yönünden yaptığı itirazın iptaline ve icranın kaldığı yerden devamına; alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve bu tazminata icra takibi tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılara münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. 26/02/2025 Tarihli Şirket Kredi Kartı Başvuru Formu ve Ek Kart Başvuru Formu. .... Tarafından Düzenlenen Kurumsal Kredi Kartı Ürün Bilgi Formu ve Banka Kartı Ürün Bilgi Formu. .... ile .... Arasında 04/03/2025 Tarihinde Düzenlenen ve ...'nin Müteselsil Kefil Olarak Gösterildiği Genel Kredi Sözleşmesinin Dosyaya Sunulan Sayfaları. 04/03/2025 Başvuru Tarihli Bilgilendirme Formu. Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 19/06/2025 Tarihli ve 11354 Sayılı Nüshasının 226. Sayfası. ... Noterliği Aracılığıyla Keşide Edilen 17/07/2025 Tarihli Hesap Kat İhtarnamesi ve Tebligat Evrakı. .... Tarafından ....'ye Hitaben Düzenlenen 18/09/2025 Tarihli Muacceliyet İhtarnamesi ve Alma Haberi. 17/09/2025 ve 30/09/2025 Hesap Kesim Tarihli Bankkart Kredi Kartı Hesap Özetleri. ... Takip Numaralı Gönderi Takip Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ... tarafından, davalılar ... ve ....'ye yönelik açılan, Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat hususunda yapılan değerlendirmede; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 62/1. maddesinin birinci cümlesi kapsamında; "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur." hükmü; aynı Kanun'un 66/1. maddesinin birinci ve ikinci cümleleri kapsamında; "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse, alacaklının talebi üzerine, icra müdürü takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder." hükmü; 2004 Sayılı İİK.'nın 67/1. maddesi kapsamında ise; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü belirtilmiştir. Anılan hükümler uyarınca itirazın iptali davası; süresinde yapılarak icra takibini durduran bir itirazın varlığını ön koşul olarak arayan ve alacaklının, alacağının varlığını genel hükümler dairesinde ispat etmesi suretiyle görülen bir dava niteliğindedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h maddesi uyarınca "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması." bir dava şartı olup; aynı Kanun'un 115/1. maddesi kapsamında; "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." hükmü; 115/2. maddesinin birinci cümlesi kapsamında ise; "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükmü belirtilmiştir. Bunun yanı sıra; 6100 Sayılı HMK.'nın 190/1. maddesi kapsamında; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." hükmü; 94/3. maddesi kapsamında; "Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar." hükmü; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 581. maddesi kapsamında ise; "Kefalet sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği sözleşmedir." hükmü belirtilmiştir. Bu itibarla; itirazın iptali davasında davacı alacaklının, icra takibine konu alacağın varlığını ve miktarını, kefile yönelik taleplerde ise kefaletin kapsamını genel hükümler dairesinde ispat etmekle yükümlü olduğu kanaatine varılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan 13/05/2026 tarihli dava dilekçesi kapsamında, davalı borçlunun ... Esas sayılı dosyasında borçlu olduğu, taraflar arasındaki kredi sözleşmesi nedeniyle davacı bankaya borçlu bulunduğu ve ödeme emrine haksız şekilde itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptaline, icranın kaldığı yerden devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmadığı; davacı vekili tarafından sunulan 13/07/2026 tarihli beyan dilekçesi kapsamında, tensip zaptı uyarınca istenilen belgelerin dilekçe ekinde sunulduğunun beyan edildiği ve davacı vekili tarafından 18/09/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında, icra takibi konusu alacağın %40 oranından aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği; 18/09/2026 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan hususlar bakımından; “Davalı ... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı.” ve “Davalı .... tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı.” tespitlerinin; uyuşmazlık bulunan hususlar bakımından ise; "Taraflar arasında 04/03/2025 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin akdedilip akdedilmediği.", "Anılan sözleşme kapsamında davalı ....'ye kredi kullandırılıp kullandırılmadığı; kullandırılmış ise kullandırılan kredinin türü, tutarı ve kullandırım tarihleri.", "Davalı ...'nin anılan sözleşme kapsamında müteselsil kefil sıfatını haiz olup olmadığı ve müteselsil kefaletinin, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun kefalete ilişkin hükümleri bakımından geçerli olup olmadığı.", "... Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen alacağın, her bir davalı yönünden ayrı ayrı mevcut bulunup bulunmadığı; mevcut bulunmakta ise miktarı.", .... Noterliği aracılığıyla keşide edilen 17/07/2025 tarihli hesap kat ihtarnamesinde gösterilen 467.330,76.-TL tutarındaki alacak ile takibe konu 555.657,23.-TL tutarı arasındaki farkın hangi kalemlerden kaynaklandığı.", "İcra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı.", "İcra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü.", "Takibe konu alacağın, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi anlamında likit nitelikte bulunup bulunmadığı." ve "Davalıların icra takibine yaptıkları itirazın haksız olup olmadığı ve icra inkâr tazminatı şartlarının, her bir davalı yönünden ayrı ayrı oluşup oluşmadığı." tespitlerinin yapıldığı anlaşılmakla; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, öncelikle davalı .... yönünden iptali istenebilecek bir itirazın bulunup bulunmadığının ve dava şartı niteliğindeki hukuki yararın mevcut olup olmadığının; davalı ... yönünden ise icra takibine konu alacağın varlığının, miktarının ve anılan davalının kefaletinin kapsamının dosyada mevcut delillerle ispatlanıp ispatlanamadığının; son olarak icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı .... yönünden hukuki yarar dava şartı hususunda yapılan değerlendirmede; ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen 16/10/2025 tarihli ödeme emrinin anılan davalıya 28/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği; borçlular vekili tarafından 13/01/2026 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulduğu; ...yönünden; Ödeme emrinin 28/10/2025 tarihinde tebliğ edildiği görülmekle, süresi geçtikten sonra yapılan itirazın reddi ile takibin bu borçlu yönünden devamına karar verildi." denilmek suretiyle, anılan davalının itirazının süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddine ve icra takibinin bu davalı yönünden devamına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; 2004 Sayılı İİK.'nın 66/1. maddesi uyarınca süresinde yapılmayan itiraz icra takibini durdurmadığından ve davalı .... yönünden icra takibine devam edildiğinden, anılan davalı yönünden aynı Kanun'un 67/1. maddesi anlamında iptali istenebilecek bir itiraz bulunmadığı; bu nedenle davacının, anılan davalıya yönelik itirazın iptali davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114/1-h maddesinde düzenlenen dava şartının anılan davalı yönünden gerçekleşmediği anlaşıldığından; davalı .... yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Davalı ...'ye yönelik ikame olunan dava yönünden yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından Mahkememize sunulan belgelerin, Mahkememizin 28/06/2026 tarihli tensip zaptının 10. ara karar bendiyle verilen (2) hafta kesin süre kapsamında istenilen bilgi ve belgeleri karşılamadığı anlaşılmakla; anılan ara karar bendiyle davacı tarafa, ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesinin tüm sayfalarını içeren tebliğ mazbatası sureti, Genel Kredi Sözleşmesi, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve kredi kartı hesap ekstrelerinin, UYAP Sistemine tasnifli şekilde taranması suretiyle sunulması için (2) hafta kesin süre verilmiş ve 6100 Sayılı HMK.'nın 94/3. maddesi uyarınca kesin süre içerisinde belgelerin sunulmaması halinde anılan delillerin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağı, 220/3. maddesi uyarınca duruma göre ilgili delillerin kapsamı hususunda diğer tarafın beyanlarının esas alınabileceği ve dosyada mevcut delil durumuna göre hüküm kurulacağı ihtar edilmiş ise de; davacı vekili tarafından sunulan 13/07/2026 tarihli beyan dilekçesi ve ekleri kapsamında, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinin hiç sunulmadığı (dosyada yalnızca 26/02/2025 tarihli Şirket Kredi Kartı Başvuru Formu ve Ek Kart Başvuru Formu ile Kurumsal Kredi Kartı Ürün Bilgi Formu ve Banka Kartı Ürün Bilgi Formunun bulunduğu), anılan hesap kat ihtarnamesinin tebliğine ilişkin olarak yalnızca el yazılı tebliğ şerhlerini içeren tek sayfalık bir taramanın sunulduğu, dosyadaki ihtarname nüshalarında yevmiye numarası hanesinin boş olduğu ve tebliğ mazbatasının tam suretinin dosyaya kazandırılmadığı, Genel Kredi Sözleşmesi olarak sunulan nüshanın ise belgenin kendi numaralandırmasına göre 47 sayfadan ibaret olan sözleşmenin yalnızca 3 sayfasını içerdiği ve kredi kartı hesap ekstreleri bakımından yalnızca 17/09/2025 ve 30/09/2025 hesap kesim tarihli hesap özetlerinin sunulduğu, kredi kullandırımından hesap kat tarihine kadar olan döneme ilişkin ekstrelerin sunulmadığı anlaşılmakla; 6100 Sayılı HMK.'nın 318. maddesi uyarınca tarafların ellerinde bulunan delillerini eksiksiz olarak sunma yükümlülüğü altında oldukları, icra takibine konu alacağın doğumu, muacceliyeti ve miktarı ile davalı ...'nin kefaletinin kapsamı hususlarının anılan belgeler sunulmadan denetlenebilir biçimde tespit edilmesinin mümkün bulunmadığı hususları dikkate alındığında; eksik sunulan ve hiç sunulmayan belgeler yönünden kesin sürenin sonuçlarının değerlendirilmesi ile bu hususta karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın davalı ...'ye yönelik talepleri; ... Esas sayılı dosyasında düzenlenen ödeme emrinde borcun sebebi "KREDİ KARTI 300.486,16 TL" ve "GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ 255.171,07 TL" olarak gösterilen toplam 555.657,23.-TL alacak yönünden itirazın iptali ile icranın devamı ve icra inkâr tazminatı taleplerinden ibarettir. Anılan taleplerin ispatı bakımından; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak kalemi yönünden alacağın doğumu, miktarı ve davalı ...'nin kefaletinin kapsamının Genel Kredi Sözleşmesinin tüm sayfalarıyla; kredi kartından kaynaklanan alacak kalemi yönünden alacağın doğumu ve miktarının Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ile kredi kullandırımından hesap kat tarihine kadar olan döneme ilişkin hesap ekstreleriyle; alacağın muacceliyetinin ise hesap kat ihtarnamesinin tüm sayfalarını içeren tebliğ mazbatası suretiyle ortaya konulması gerekmekte olup; davacı tarafından sunulan delillerin, yukarıda açıklandığı üzere Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesini hiç içermemesi, Genel Kredi Sözleşmesi ile hesap kat ihtarnamesinin tebliğ evrakını eksik içermesi ve hesap ekstreleri bakımından yalnızca 17/09/2025 ve 30/09/2025 hesap kesim tarihli hesap özetlerinden ibaret olması nedeniyle davayı ispata elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla; davacı tarafa verilen kesin süre içinde alacağın varlığını, miktarını ve davalı ...'nin kefaletinin kapsamını denetlenebilir biçimde ortaya koyacak belgeler sunulmadığından ve dosyada mevcut delillerle dava ispatlanamadığından; davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Her iki davalı yönünden sunulan icra inkâr tazminatı talebi hususunda yapılan değerlendirmede ise; 2004 Sayılı İİK.'nın 67/2. maddesi kapsamında; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın “yüzde yirmisinden” aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir." hükmü belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davalı .... yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle, davalı ... yönünden ise davanın ispatlanamaması nedeniyle reddedildiği ve davalıların itirazının haksızlığına karar verilmediği anlaşıldığından; icra inkâr tazminatı şartlarının da oluşmadığı kanaatine varılmıştır. HÜKÜM 1) Davalı .... yönünden itirazın iptali davasına konu bir itiraz bulunmadığı anlaşıldığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2) Davalı ... yönünden açılan davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından REDDİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcı ile ilgili olarak; davacı tarafından 9.489,24.-TL yatırılmış bulunduğu anlaşıldığından; fazla yatırıldığı tespit olunan 8.757,24.-TL harcın, kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde yatırana İADESİNE, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harç, 732,00.-TL başvurma harcı ve 104,00.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00.-TL harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.400,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememize veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) 6100 Sayılı HMK.'nın 345. maddesi uyarınca ... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.18/09/2026

.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/407, K. 2026/666, T. 18.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-407-e-2026-666-k-fef6e1929135