İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/348 E. 2026/770 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/348
Karar No
2026/770
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2026/348 Esas - 2026/770 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/348 KARAR NO : 2026/770

... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2026 KARAR TARİHİ : 15/10/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Haksız Fiilden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. DAVA Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; sürücü ... sevk ve idaresindeki davacıya ait .... plakalı araç sürücüsünün kaza yerinden aracıyla birlikte ayrılması nedeniyle kusur tespiti yapılamadığı; davacının .... tarafından yapılan çalışmalar neticesinde 916,87.-TL işçilik ve malzeme, 2.109,38.-TL gelir yoksunluğu ve 183,37.-TL katma değer vergisi olmak üzere toplam 3.209,62.-TL zarar tespit edildiği; kaza sonucunda davacıya ait otobüste maddi hasar oluştuğu ve otobüsün bir süre servis dışı kalması nedeniyle davacının gelir yoksunluğuna uğradığı; zararın tahsil edilememesi üzerine, 3.209,62.-TL asıl alacağın kaza tarihinden itibaren (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117/2. maddesi uyarınca) işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili için ....Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı; icra takibinin durması üzerine arabuluculuk yoluna başvurulduğu, ancak anlaşma sağlanamadığı; davalı şirketin itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu ve itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu; alacağın likit olduğu ve davalı şirketin kötü niyetle borca itiraz ettiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması kaydıyla davanın kabulü ile davalı şirketin .... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve icra takibinin devamına; davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. CEVAP Tensip zaptı ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalı Podyum Medya Tanıtım İnşaat Nakliyat Gıda Ticaret Ltd. Şti.'ye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü/yazılı herhangi bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. DELİLLER ... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ve Krokisi. Sürücü ... Hakkında Düzenlenen 09/11/2023 Tarihli Alkol Ölçüm Fişi. 09/11/2023 Tarihinde Meydana Gelen Kazaya Ait Fotoğraflar. ..... Tarafından Düzenlenen 29/11/2023 Tarihli Olay Yerinde Tutulacak Rapor. .... Hasar Saptama Komisyonu Tarafından Düzenlenen 25/01/2024 Tarihli Hasar Saptama Komisyon Raporu. ....Hasar Tespit Yönergesine İlişkin 21/01/2014 Tarihli ve 2014/14 Karar Sayılı Kararı. ..... Plakalı Araca Ait Ruhsat Fotokopisi. UYAP Sistemi Üzerinden Alınan.... Plakalı Araca Ait 20/05/2026 Tarihli Aktif Taşıt Sahiplik Raporu. UYAP Sistemi Üzerinden Alınan .... Plakalı Araca Ait 20/05/2026 Tarihli Aktif ve Pasif Taşıt Sahiplik Raporları. .... Çarşısı Önünde Meydana Gelen Olay ile İlgili Müracaat veya Kayıt Bulunmadığını Bildirir Yazı. Makine Yüksek Mühendisi ve Motorlu Taşıtlar Uzmanı Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 16/06/2026 Tarihli Bilirkişi Raporu. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı .... yönelik açılan Haksız Fiilden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak mevzuat ile ilgili olarak; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesi kapsamında; "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. maddesi kapsamında ise "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde; motorlu aracın işletilmesi sırasında bir şeyin zarara uğraması halinde, aracın işleteninin doğan zarardan sorumlu tutulabileceği; buna karşılık zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla yükümlü bulunduğu; itirazın iptali davasında da davacının, icra takibine konu alacağının varlığını bu genel hükümler çerçevesinde ispat etmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın kapsamı hususunda yapılan değerlendirmede; davacı vekili tarafından sunulan 22/04/2026 tarihli dava dilekçesi kapsamında, 09/11/2023 tarihinde davacıya ait ....... plakalı otobüs ile .... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasında,.... plakalı aracın sağa manevra yaparak otobüsün sol ön tarafına çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı; davacının 916,87.-TL işçilik ve malzeme, 183,37.-TL katma değer vergisi ve 2.109,38.-TL gelir yoksunluğu olmak üzere toplam 3.209,62.-TL zarara uğradığı; anılan zararın tahsili için başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından haksız olarak itiraz edildiği ileri sürülerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği; davalı tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ya da yazılı bir beyan sunulmadığı; davacı vekili tarafından sunulan 23/06/2026 tarihli beyan dilekçesi kapsamında, bilirkişinin kusur yönünden yaptığı tespitlere ve hesaplamalara katılındığının belirtildiği; Mahkememizce düzenlenen 20/05/2026 tarihli ön inceleme tutanağında “Davalı tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi veya başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalı tarafından inkar edilmiş olduğu anlaşıldı.” ve “Uyuşmazlığın; 09/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacıya ait araçta hasar gelir yoksunluğu meydana gelip gelmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; dava dilekçesi kapsamında talep edilen "hasar bedeli" ve "gelir yoksunluğu bedeli" ile ilgili olarak davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği ile temerrüt tarihinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı ile neticeten tespit olunan miktarların dikkate alınması suretiyle; ....Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davacının (icra takip tarihi itibariyle) 4.561,93.-TL. alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.” şeklinde tespit yapıldığı anlaşılmakla; dava konusu uyuşmazlığın çözümünde, kazanın oluş şeklinin ve kusur durumlarının, davalının kazaya karışan aracın işleteni sıfatıyla sorumluluğunun, davacının zararının miktarının, icra takibinden önce işletilen faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığının, icra takibinden sonra uygulanacak faizin türünün ve icra inkâr tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yargılama safahatı ve bilirkişi incelemesi hususunda yapılan değerlendirmede; Mahkememizce düzenlenen 24/04/2026 tarihli tensip zaptı kapsamında, davada 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulünün uygulanmasına ve yargılamanın 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320. maddesi uyarınca dosya üzerinden yürütülmesine karar verildiği; .... kazaya ilişkin müracaat veya kayıt bulunmadığını bildiren 30/04/2026 tarihli cevabının dosyaya eklendiği; .... Sistemi üzerinden dosyaya eklendiği; Mahkememizce 20/05/2026 tarihinde dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde tahkikat aşamasına geçilmesine ve kusur durumunun irdelenmesi ile hasar ve gelir yoksunluğu bedellerinin tespiti amacıyla dosyanın Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verildiği; bilirkişi ücreti olarak takdir edilen 10.000,00.-TL'nin davacı tarafından 20/05/2026 tarihinde yatırıldığı; Makine Yüksek Mühendisi ve Motorlu Taşıtlar Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda, .... plakalı araç sürücüsünün şerit değiştirme kurallarını ihlal etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu, ... plakalı otobüs sürücüsünün ise kusursuz olduğunun; otobüsteki hasarın kazayla uyumlu olduğunun ve davacının zararının 916,87.-TL işçilik ve malzeme bedeli, 183,37.-TL katma değer vergisi ve 2.109,38.-TL gelir yoksunluğu olmak üzere toplam 3.209,62.-TL olduğunun bildirildiği; anılan raporun davacı vekiline 24/06/2026 tarihinde tebliğ edildiği, davalıya ise 19/06/2026 tarihinde 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı; bilirkişi raporuna yönelik olarak davacı vekili tarafından sunulan 23/06/2026 tarihli beyan dilekçesi kapsamında rapordaki tespitlere ve hesaplamalara katılındığının belirtildiği, davalı tarafından ise herhangi bir beyan veya itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/1. maddesi kapsamında; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." 6098 Sayılı TBK.'nın 49/1. maddesi kapsamında; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." 2918 Sayılı KTK.'nın 3. maddesinde işleten; "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir." şeklinde tanımlanmış olup; 2918 Sayılı KTK.'nın 85/4. maddesi kapsamında ise "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." Dava konusu uyuşmazlıkta; 09/11/2023 tarihinde .... plakalı otobüs ile kaza tarihinde davalı şirket adına tescilli bulunan ..... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği; ....plakalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği; davalı şirket tarafından, aracın kaza tarihinde başkası tarafından kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işletildiğine ilişkin herhangi bir beyan ve delil sunulmadığı; Makine Yüksek Mühendisi ve Motorlu Taşıtlar Uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda, .... plakalı araç sürücüsünün, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritteki otobüsün geçişini beklemeden ve trafiği tehlikeye sokacak biçimde şerit değiştirmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu, otobüs sürücüsünün ise kusursuz olduğunun; otobüste oluşan hasarın giderilmesi için 916,87.-TL işçilik ve malzeme bedeli ile 183,37.-TL katma değer vergisi gerektiğinin ve otobüsün servis dışı kalması nedeniyle 2.109,38.-TL gelir yoksunluğu doğduğunun tespit edildiği; anılan raporun davacı vekili tarafından kabul edildiği, davalı şirket tarafından ise rapora yönelik herhangi bir itiraz sunulmadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla; .... plakalı otobüs sürücüsünün ise kusursuz (%0) olduğu; davalı şirketin, kimliği tespit edilemeyen sürücünün kusurundan işleten sıfatıyla kendi kusuru gibi sorumlu bulunduğu; onarım bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin de, davacının katma değer vergisi mükellefi olup olmadığına ve onarım faturası sunup sunmadığına bakılmaksızın davacının gerçek zararının unsuru olduğu hususları dikkate alındığında; davacının 3.209,62.-TL asıl alacağının varlığının ispatlandığı ve davalı şirketin icra takibine yönelik itirazının bu miktar yönünden haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Faiz talebi ile ilgili olarak; 6098 Sayılı TBK.'nın 117/2. maddesi uyarınca haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşmüş olur. 6102 Sayılı TTK.'nın 3. maddesi kapsamında; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir."; 19/1. maddesi kapsamında ise "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır." 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 2/2. maddesi kapsamında; .... Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı, yukarıda açıklanan miktardan fazla ise, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir."; anılan avans faiz oranının 30 Haziran günü, önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklı olması halinde ise yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü uygulanan oran esas alınır. Dava konusu uyuşmazlıkta; davalı şirketin tacir olduğu ve borcun, davalı şirket adına tescilli aracın işletilmesinden doğduğu; davacı tarafından takip talebinde, 3.209,62.-TL asıl alacağa kaza tarihi olan 09/11/2023 tarihinden icra takip tarihi olan 27/09/2024 tarihine kadar avans faizi işletilerek 1.352,31.-TL işlemiş faiz ile icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi işletilmesinin talep edildiği; Mahkememizce 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesindeki dönem esası uyarınca 09/11/2023-31/12/2023 dönemi için %16,75, 01/01/2024-30/06/2024 dönemi için %44,25 ve 01/07/2024-27/09/2024 dönemi için %51,75 oranları esas alınarak yapılan hesaplamada, işlemiş faizin 1.189,78.-TL olduğu anlaşılmakla; davalı şirketin icra takibine yönelik itirazının, 3.209,62.-TL asıl alacak ve 1.189,78.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.399,40.-TL'lik kısmı yönünden iptali ile asıl alacağa 27/09/2024 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle icra takibinin devamına; 1.352,31.-TL olarak talep edilen işlemiş faizin 1.189,78.-TL'yi aşan 162,53.-TL'lik kısmı yönünden ise fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. İcra inkâr tazminatı talebi ile ilgili olarak; 2004 Sayılı İİK.'nın 67/2. maddesi kapsamında; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın 'yüzde yirmisinden' aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir." İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için; alacağın, icra takibinden önce borçlu tarafından bilinebilecek ve hesaplanabilecek nitelikte, yani likit olması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlıkta; davacının alacağının haksız fiilden doğan bir tazminat alacağı olduğu; icra takibinden önce yapılan zarar tespitinin davacının kendi Hasar Saptama Komisyonu tarafından yapıldığı ve davalı şirket yönünden bağlayıcı nitelikte bulunmadığı; kusur durumunun, hasarın kazayla illiyetinin, onarım bedelinin ve gelir yoksunluğunun süresi ile tutarının ancak yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla belirlenebildiği ve bu doğrultuda dava konusu alacağın likit olmaması nedeniyle davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 4.399,40.-TL'lik (asıl alacak ve işlemiş faiz) kısmının iptaline, 3.209,62.-TL asıl alacak ve 1.189,78.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.399,40.-TL üzerinden, (asıl alacağa, 27/09/2024 tarihinden itibaren) işletilecek değişen oranlarda avans faizi ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Davacının icra inkâr tazminatı talebinin REDDİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) 492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00.-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye harç kalmadığı anlaşıldığından, bu hususta ayrıca karar verilmesine YER OLMADIĞINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 732,00.-TL peşin harç, 732,00.-TL başvurma harcı ve 104,00.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.568,00.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 10.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.110,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 11.110,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 10.714,18.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 395,82.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.786,24.-TL'nin davalıdan tahsili; 213,76.-TL'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya İADESİNE, 6) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 4.399,40.-TL üzerinden) takdir edilen 4.399,40.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, Dair; tarafların yokluğunda; dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 15/10/2026

... Gerekçeli Karar

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/348, K. 2026/770, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-348-e-2026-770-k-8914b1f0ca06