İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1702 E. 2026/891 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1702
- Karar No
- 2026/891
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1702 KARAR NO : 2026/891
DAVA : Banka Teminat Mektubunun İadesi/Hükümsüzlüğünün Tespiti DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 30/10/2026
Mahkememizde açılan şirketin ihyası davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı şirket arasında ... ve ... EPDK bayilik lisans numaraları ile ...ve ... adreslerinde bulunan iki adet akaryakıt istasyonunun işletilmesine yönelik olarak 26.03.2023 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ile eki niteliğindeki protokollerin imzalandığını; anılan sözleşmeler kapsamında ticari mal alımlarından doğacak borçların teminatı olarak davalı şirkete, ... Bankası Anonim Şirketi'nin 03.08.2023 tarihli ve ... numaralı 750.000-TL miktarlı, ...Bankası Anonim Şirketi'nin ... tarihli ve ... numaralı 750.000-TL miktarlı, ... Bankası ...'nın .. tarihli ve ...numaralı 1.000.000-TL miktarlı ve ...Bankası ...'nın 08.06.2022 tarihli ve ... numaralı 1.000.000-TL miktarlı olmak üzere toplam dört adet banka teminat mektubunun teslim edildiğini; müvekkilinin sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine karşılık davalının, sözleşmedeki 1 gün vadeli satış kararlaştırmasına aykırı şekilde ön ödeme talep ederek uzun süre mal teslim etmekten kaçındığını; bu aykırılıklar nedeniyle ... 14. Noterliğinin ... tarihli ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve feshin davalıya 02/09/2025 tarihinde e-tebliğ yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığını; yine ... 14. Noterliğinin .. tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile teminat mektuplarının iadesinin talep edildiğini; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aksine alacaklı konumda olduğunu; bu süreçte EPDK tarafından yapılan denetimlerde davalı şirketin depolarında eksik ürün tespit edilmesi ve hileli işlemler yapılması nedeniyle şirket yöneticilerinden üçünün tutuklandığını, yönetim kurulu başkanı ve bir kısım yöneticinin ise yurt dışına kaçtığını; ayrıca ödeme güçlüğüne düşen davalı şirket hakkında ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından 13/11/2025 tarihi itibarıyla 3 aylık konkordato geçici mühlet kararı verildiğini; teminat mektuplarının haksız yere nakde çevrilmesinin önlenmesi amacıyla...7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş sayılı dosyasından 03/11/2025 tarihinde ihtiyati tedbir kararı alındığını; tedbir kararının ardından 12/11/2025 tarihinde arabuluculuk kurumuna başvurulduğu ancak davalının görüşmelere katılmaması üzerine 08/12/2025 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiğini; davalının elinde bulundurduğu teminat mektuplarının hiçbir hukuki dayanağının kalmadığını belirterek, taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olması ve müvekkilinin davalıya borcunun bulunmaması nedeniyle dava konusu dört adet teminat mektubunun müvekkiline iadesine; bunun mümkün olmaması hâlinde ise hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davacı şirket arasında iki adet akaryakıt istasyonunun işletilmesine yönelik olarak 26.03.2023 tarihli ve 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eklerinin akdedildiğini; uyuşmazlığa konu sözleşmenin 6.8. maddesi uyarınca ihtilafların çözümünde İstanbul Çağlayan Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılınması nedeniyle mahkemenin yetkisiz olduğunu ve davanın yetkisizlik kararı verilerek yetkili mahkemeye gönderilmesi gerektiğini; teslim edilen banka teminat mektuplarının sözleşmeden doğan risklere karşı bağımsız bir güvence oluşturduğunu, davacının müvekkili şirkete karşı mevcut ve muhtemel borçlarından kurtulmak amacıyla işbu davayı açtığını; müvekkili şirket hakkında ...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..esas sayılı dosyası kapsamında 13/11/2025 tarihinden itibaren verilmiş ve halen devam etmekte olan 3 aylık konkordato geçici mühlet kararının gözetilmesi gerektiğini; teminat mektubu henüz nakde çevrilmemiş olduğundan davacının soyut ve belirsiz ihtimallere dayanarak menfi tespit ve iptal talep etmesinde güncel bir hukuki menfaatinin bulunmadığını ve davanın usulden reddinin gerektiğini; davacı şirketin bayilik sözleşmesini süresinden önce ve haksız şekilde feshettiğini, bu haksız fesih nedeniyle Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin 26.3, 26.5 ve 26.6. maddelerinde düzenlenen cezai şart ve kâr mahrumiyeti alacaklarının müvekkili şirket lehine muaccel hale geldiğini; sözleşmenin 22. maddesinde yer alan delil sözleşmesi uyarınca uyuşmazlıkların çözümünde müvekkili şirket defter ve kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığını belirterek, haksız açılan davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı şirket ile davalı akaryakıt dağıtım şirketi arasında akdedilen 26.03.2023 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi ve eki niteliğindeki protokoller uyarınca ticari mal alımlarının teminatı olarak verilen dört adet banka teminat mektubunun, davalı tarafın vadeli akaryakıt satışı yükümlülüğüne aykırı davranması üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinden ve cari hesaba göre davacının borcunun bulunmadığından bahisle, muhafazası hukuki dayanaktan yoksun kalan söz konusu banka teminat mektuplarının davacıya iadesi, bunun mümkün olmaması hâlinde ise hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin bulunmaktadır. Dosyanın geçmişi incelendiğinde; davacı vekili tarafından ilk olarak ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde dava açıldığı, dosyanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesine ... esas sırasıyla tevzi edildiği mahkemenin ... tarihli, ...esas ve ...karar sayılı kararıyla; "Davalı yan yetki ilk itirazında bulunmuştur. Davalı tarafça sunulan, taraflar arasında imzalanan 26/03/2023 tarihli sözleşmenin "Uyuşmazlıkların Çözümü" başlıklı 40. Maddesinde, İstanbul Merkez İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 17. maddesinde “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” düzenlemesi yer almaktadır. HMK’daki bu hükümden hareketle yetki sözleşmesi yapılması için tarafların tacir olması, yetki sözleşmesinin yazılı olarak yapılmış olması, yetki sözleşmesinde yetkili mahkemelerin açık olarak düzenlenmiş olması ve kesin yetki durumunun olmaması şartları aranmaktadır. Tarafların tacir olması şartı kefiller yönünden uygulanmaz. Diğer bir ifadeyle genel kredi sözleşmelerinde kefil tacir olmasa dahi kefaletin fer'iliği ilkesi ve 6102 sayılı TTK'nun 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca genel kredi sözleşmesindeki yetki şartı tacir olmayan kefili de bağlar. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabilir. Taraflar, sözleşmeyle kararlaştırdıkları yetkili mahkeme dışında kanunen yetkili olan genel ve özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini istiyorlarsa, bunu sözleşmede açıkça belirtmeleri gerekir, aksi halde yetki sözleşmesindeki mahkemenin yetkisi münhasır olur, diğer mahkemelerde dava açılamaz. Yetki sözleşmesi ile mahkemenin yetkisi münhasır yetki (başkaca mahkemede dava açılmamak üzere) olarak düzenlenmiş, dava bu yetkili kılınan mahkeme dışında bir mahkemede açılmışsa, davalının usulüne uygun yetki ilk itirazı üzerine mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerekir. Somut olayda, tacir olan tarafların 10.10.2024 tarihli sözleşme ile HMK madde 17'ye uygun şekilde münhasıran İstanbul Mahkemelerini münhasıran yetkili kıldıkları anlaşıldığından, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle mahkemelerinin yetkisizliğine ve dosyanın, dosyaya bakmakla yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği, Akabinde, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun kararı doğrultusunda 10 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla İstanbul mülki sınırları içerisindeki Asliye Ticaret Mahkemelerinin tek merkezde (İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi) birleştirilmesine karar verilmesinden sonra, tarafların süresinde istinaf kanun yoluna başvurmaması üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. (Kapatılan) ..6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından, 17/10/2026 tarihinde dosya İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna intikal etmiş, ancak, davanın gerçek hukuki mahiyeti olan genel ticari nitelikteki "Teminat Mektubunun İptali ve İadesi" ile "Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti" taleplerinin her ikisinin de UYAP otomasyon sisteminde finans ihtisas alanı dışında genel bir kodu bulunmaması sebebiyle, davanın en başta davacı tarafça sistemsel bir yönlendirme neticesinde "Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Banka Teminat Mektubunun İadesi)" koduyla açıldığı; sistem kısıtları ve dava türü eşleştirme ekranındaki bu niteleme eksikliği neticesinde, dosyanın maddi hata sonucu münhasıran finans ihtisas mahkemesi olan İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine yönlendirildiği ve mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek tevzi edildiği anlaşılmıştır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin adlî yargı ilk derece mahkemelerinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı uyarınca; İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemeleri finansal uyuşmazlıklara (TTK m. 4/1-f bendi, Bankacılık Kanunu, Banka ve Kredi Kartları Kanunu ile Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunundan kaynaklanan davalara) bakmakla münhasıran görevlendirilmiş bulunmaktadırlar. Her ne kadar UYAP otomasyon sisteminde teminat mektubunun iadesi veya hükümsüzlüğünün tespiti taleplerine yönelik olarak finans ihtisas kodu içermeyen bağımsız bir genel dava kodu tanımlanmadığından davacı vekilince mecburen bu kod seçilmiş ise de bir davanın ihtisas mahkemesinde görülebilmesi için yalnızca sistemsel kod nitelemelerine bakılması yeterli olmayıp, uyuşmazlığın esasını oluşturan hukuki ilişkinin de ihtisas mahkemesi kapsamında kalması zorunludur. Eldeki uyuşmazlık, davacı bayi ile davalı dağıtım şirketi arasındaki 26.03.2023 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin feshinden ve bu sözleşmenin teminatı olarak verilen banka teminat mektuplarının iadesi ile hükümsüzlüğünün tespiti talebinden kaynaklanmakta olup, özü itibarıyla Türk Ticaret Kanununun şirketler ve borçlar hukuku hükümlerine tabi genel ticari dava niteliğindedir. Davanın tarafları arasında doğrudan bir bankacılık işlemi veya finansal sözleşme bulunmadığı gibi, uyuşmazlığın HSK kararında sayılan münhasır finans uyuşmazlıkları kapsamında yer almadığı, davanın anılan finans ihtisas koduyla kaydedilmesinin tamamen sistemsel zorunluluktan kaynaklanan maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla; davanın genel nitelikteki ticaret mahkemelerinin görev alanına girmesi nedeniyle, dosyanın genel yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmek üzere Tevzi Bürosuna yollanmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin .. tarihli ve ... sayılı kararı uyarınca, somut uyuşmazlığın bankacılık ve finans ihtisas mahkemelerinin görev alanına girmemesi ve genel ticari dava niteliğinde olması sebebiyle; dosyanın genel yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/10/2026
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır