İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/972 E. 2026/725 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/972
- Karar No
- 2026/725
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/972 Esas KARAR NO : 2026/725
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 23/12/2025 KARAR TARİHİ : 08/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrı Nakdi Kredi Sözleşmesi'nden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine kredilerin 18.12.2021 tarihinde kat edildiğini, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefile ... 1. Noterliği'nin...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edilerek muaccel hale gelen borcu ödemelerinin ihtar edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve hür iradesiyle imzaladığı sözleşme hükümlerine aykırı olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmesini müteakip yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunarak HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin davalıların yerleşim yeri ile şirket merkezlerinin bulunduğu Van mahkemeleri olduğunu ve dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak ise müvekkili şirketlerin yüksek aktif büyüklüğe sahip, kırk yıldır kamu taahhüt işlerini başarıyla tamamlayan güvenilir firmalar olduğunu, davacı banka ile 15.03.2022 tarihinde Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi ve 23.08.2024 tarihinde borç-tasfiye protokolü imzalandığını, bu protokoller kapsamında üçüncü kişiler, araç satışları ve kiracılar tarafından icra dairesi hesabına yapılan ödemelerle birlikte 27.01.2026 tarihi itibarıyla toplam 53.315.056,51 TL düzenli ödeme gerçekleştirildiğini, davacının bu ödemeleri gizleyerek temerrüt iddiasında bulunmasının gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin malvarlığı üzerine taşkın hacizler uygulandığını ve banka hesaplarındaki blokeli tutarlar mahsup edilmeden haksız şekilde 25.554.812,34 TL üzerinden dava açıldığını, ... A.Ş.'ye ait taşınmazdaki kiracıların kira bedellerinin 3 yıldır icra müdürlüğü aracılığıyla bankaya ödendiğini, davacı bankanın müvekkili şirkete ait yüksek değerdeki taşınmaz üzerinde 1. derecede ipoteği bulunmasına rağmen İİK'nın 45/1. maddesindeki önce rehne müracaat zorunluluğuna ve yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihatlarına aykırı olarak doğrudan genel haciz yoluyla takip başlatmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, takibe konu edilen %150 oranındaki temerrüt faizinin fahiş ve piyasa şartlarına aykırı bulunduğunu, anayasal ilkeler ile objektif iyi niyet kuralları gereğince bu orana hakimin müdahale ederek makul seviyeye indirmesi gerektiğini, alacağın likit olmaması ve itirazların haklı sebeplere dayanması nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını beyanla öncelikle yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere haksız takip tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini savunmuştur. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının ve arabuluculuk dosyasının UYAP üzerinden dosyaya eklendiği, davacı vekili tarafından GKS suretlerinin UYAP üzerinden sunulduğu görülmüştür. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından borçlu davalılar aleyhine 25.554.812,34 TL alacağın tahsili talebiyle 07/10/2025 tarihinde ilamsız icra takibine başlandığı, borçlular vekili tarafından 16/10/2025 tarihli dilekçe ile ödeme emrindeki borcun tamamına, asıl alacağa ve miktarına, diğer taraftan, ödeme emrinde talep edilen yıllık %150 temerrüt faizi, %5 bsmv, avukatlık ücreti, icra harç ve masraflara, faiz orana, faizin işlemeye başladığı tarihe ve takibin tüm fer'ilerine itiraz edildiği ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 01/09/2026 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; ''Yapılan tespit ve değerlendirmeler sonucunda, tüm delillerin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere; 1-Davacı banka ile DAVA DIŞİ kredi lehtarı/borçlusu (asıl borçlu) ...LTD.ŞTİ. firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmıştır. İşbu sözleşmeyi davalı kefillerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, Anılan kredi sözleşmesine istinaden kullandılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar aleyhinde takip hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-Davalı Kefilin/lerin Sorumluluğu: Davalı/Kefil/lerin sözleşmede gösterilen kefalet limitleri toplamının 150.000.000,00 TL olduğu, temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan ASIL BORÇ toplamının 107.024.846,07 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun (ana para borcunun), kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı KEFİLLERİN kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olmaksızın müteselsilen sorumlu olduklarının söylenebileceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m^nın sayın yargı makamınca değerlendirilebileceği) 3-DAVACI BANKANIN TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE ALACAKLARI Ticari nitelikteki krediler; temerrüt faiz oranı % 54, talep edilen asıl alacak 25.554.812,34 TL, işlemiş temerrüt faizi 0,00-TL, BSMV 0,00-TL, toplam alacak 25.554.812,34 TL, Hesaplanan asıl alacak 107.024.846,07 TL, işlemiş temerrüt faizi 85.435.512,03 TL, BSMV 4.271.775,60 TL, toplam alacak 196.732.133,70 TL, Talep edinmesi gereken 25.554.812,34 TL, işlemiş temerrüt faizi 0,00-TL, BSMV 0,00 TL, toplam alacak 25.554.812,34 TL 4-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, _alacağın az bile talep edilmiş olduğu nazara alınarak, TAKİP TARİHİ_ İtibariyle yukarıda tabloda belirtildiği üzere (C) sütununda belirtilen asıl alacak kalemleri üzerinden (D) sütununda belirtilen temerrüt faiz oranları ve bunun üzerinden %5 gider vergisi (BSMV) ile birlikte tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla istenilebileceği, 5-DAVA TARİHİNDEN (23.12.2025) SONRA olmak üzere 1.147.108,10 TL’lik tahsilat sağlanmıştır. İşbu tahsilatın dosyanın kesin infazı sırasında nazara alınması gerekliği, Görüş ve kanaatine varılmıştır. Keyfiyeti, 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve HUMK 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavşif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın yargı makamına ait olarak, yüce Mahkemenin değerlendirmesine saygıyla arz ederim.'' şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davalılar vekilinin ileri sürdüğü zamanaşımı def'i incelendiğinde; takip ve dava konusu alacağın dayanağı olan Genel Kredi Sözleşmelerini 21/11/2017, 18/03/2019 ve 22/07/2019 tarihli olduğu, hesapların 18/12/2021 tarihinde kat edildiği ve icra takibinin 09/10/2025 tarihinde başlatıldığı, bu haliyle alacağın doğumundan takip tarihine kadar genel zamanaşımı sürelerinin dolmadığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin zamanaşımı itirazlarının TBK 146 ve 149 maddeleri gereğince alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 10 yıllık süre dolmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar vekili mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de; taraflar arasında imzalanan Kredi Çerçeve Sözleşmesi'nin 13.4. maddesinde İstanbul mahkeme ve icra dairelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. Sözleşme tacirler arasında akdedilmiş ticari nitelikte bir sözleşme olup HMK'nın 17. maddesi uyarınca bu yetki şartı geçerlidir; kefaletin feriliği ilkesi ve TTK'nın 7. maddesindeki ticari teselsül karinesi uyarınca sözleşmedeki yetki şartı, sözleşmenin müteselsil kefili olan davalıları da bağlamaktadır. Bu nedenle davalıların yetki itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar müteselsil kefil olduklarından, TBK m.586/1 uyarınca alacaklı, borçluyu takip etmeden ve taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir; bunun koşulu borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olmasıdır. Somut olayda, asıl borçluya gönderilen ve 26/05/2023 tarihinde tebliğ edilen ihtarname sonuçsuz kalmıştır. TBK m.586/1’de aranan koşullar takip tarihinde gerçekleşmiştir. Dava dışı şirketin borçları için yine dava dışı borçlu şirketin maliki olduğu taşınmazlar üzerinde tesis edilen ipotekler ise, ipotek akit tablolarının incelenmesinden anlaşıldığı üzere, asıl borçlu şirketin kredilerinin teminatı olup davalıların kefaletten doğan borçlarının teminatını oluşturmamaktadır. İİK m.45 hükmü asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup kefiller hakkında uygulanmaz; rehin veya ipotek bulunması müteselsil kefil olan davalılar aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip yapılmasına engel değildir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 23/10/2024 tarih ve ... E.,... K. sayılı kararı). Tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı alacak için başkaca takip bulunması da takibin iptalini gerektirmez. Bu nedenle mükerrer takip itirazı yerinde değildir. TBK m.589 uyarınca kefil, kefalet sözleşmesinde belirtilen azami miktara kadar asıl borç ile borçlunun temerrüdünün yasal sonuçlarından sorumludur. GKS m.15/1 hükmü de kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere anapara, akdi faiz, temerrüt faizi ve fer’ilerden sorumluluğu düzenlemektedir. Davalıların her birinin kefalet limiti 125.000.000,00 TL olup takip konusu alacak bu limitin altında kalmaktadır. Davacı banka ile dava dışı ... ŞTİ arasında imzalanan 21/11/2017, 22/07/2019, 18/03/2019, 18/03/2019 ve 22/07/2019 tarihli toplam 325.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, anılan sözleşmeleri davalıların l toplam 125.000.000,00 TL bedel ile müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, kullandırılan kredilere ait delil mahiyetindeki bilgi ve belgeler dosyada mevcut olduğundan, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kabul edilmiştir. Alacağın muacceliyet durumunun irdelenmesi bakımından; sözleşmenin 10. Maddesi; “ Kredi geri ödemesinin vadeye bağlandığı durumlarda, vade tarihinde banka alacakları muaccel hale gelir. Müşteri, sözleşme ve ekleri kapsamındaki borçlarını kararlaştırılan vade tarihinde eksiksiz olarak ödemediği takdirde banka tarafından protesto keşidesine, ihtarname gönderilmesine, mehil tayinine, velhasılı hiçbir kanuni takip ve teşebbüs icrasına mahal bırakmaksızın temerrüde düşeceğini, muaccel hale gelen tüm borçlarını faiz ve diğer masrafları, bilcümle ferileri ile birlikte derhal ödeyeceğini kabul ve beyan eder. “ denilmiştir. Kredi cari hesabının kat edilmesi, bankanın tek taraflı tasarrufu ile oluşur ve kredi müşterisine açılan ve kullanılırılan kredi nedeniyle doğan borcun muaccel olması sonucunu doğurur. Yukarıda belirtildiği gibi kredi hesabının usulüne uygun olarak kesilip kat edilmiş olması nedeniyle davacı banka alacaklarının muaccel hale gelmiş olduğu değerlendirilmektedir. ... irdelenmesi bakımından; ...Bankası A.Ş. liderliğinde 11 adet bankanın kullandırmış olduğu toplam 252.920.103.61 TL kredi borcu ... tarihinde ... mevzuatı kapsamında akdedilen sözleşme ile yapılandırılmıştır. ... davalı kefiller de tek tek imzalamışlardır. ...’nin 15. ve 16. maddesi Temerrüt ve sonuçlarını düzenlemekte olup buna göre davalılar, akdedilen ...’ne uymamış oldukları için, tekrar genel kredi sözleşmesi şartlarına geri dönülmüştür. Bundan böyle temerrüt faizi ve diğer hususlar GKS tahtında ele alınması gerekmektedir. Davacı banka ile davalılar arasında 23.08.2024 tarihinde Borç Tasfiye Protokolü imzalanmıştır. İşbu protokol kapsamında 05.08.2024 itibariyle toplam borç 170.000.000,00 TL olarak kabul edilip 25.000.000,00 TL’lik kısmı peşin olmak üzere kalan miktar 23.09.2024 tarihinde 25.000.000,00 TL ve 23.12.2024 tarihinde 120.000.000,00 TL olmak üzere ödeme planına bağlanmıştır. Bahse konu Borç Tasfiye Protokolü kapsamında dosya içeriğine göre sıhhatlı bir ödemenin yapılamamış olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere davalılar (kefiller) başta GKS şartları dahilinde kullanılan kredi borçlarını ödeyemedikleri aşikardır. Akabinde gerek ... ve gerekse de Borç Tasfiye Protokolü kapsamında yine kredi borçları tam ve düzenli olarak ödenememiştir. Akabinde davalı kefiller aleyhinde ilamsız icra takibi açılmıştır. Ezcümle davalılar kredi borcunu tam olarak ödeyemedikleri için davacı bankanın vermiş olduğu tüm tavizler geri çekilerek açılan ilamsız icra takibinde bir isabetsizlik bulunmamakta olduğu değerlendirilmektedir. Uyuşmazlık ticari nitelikteki kredi sözleşmesinden kaynaklandığından, TTK'nın 8/1. maddesi uyarınca faiz oranı serbestçe belirlenebilir; TBK'nın 88 ve 120. maddelerindeki sınırlamalar ticari işlerde uygulanmaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/05/2019 tarih, ... E. - ... K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, ticari kredilerde temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar sözleşmede kararlaştırılan temerrüt faizi uygulanmalı ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanması sağlanmalıdır. Somut olayda krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranlarına sözleşmenin 10.5 maddesi uygulandığında tespit edilen %54 oranın hesaplamada esas alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça ..... 26. Noterliği’nin ... tarih, ... yevmiye nolu ihtarname ile; 161.080.640,68 TL nakdi alacağın ödenmesi yönünden hesabın 18/12/2021 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının dava dışı asıl borçluya ve davalı kefillere 26/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kefillerin 04/06/2023 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek bu veriler dikkate alınmak suretiyle belirlenen nakdi alacak yönünden, mahkememizce de denetlenip teknik olarak yeterli bulunan ve itibar olunan bilirkişi raporunda hesaplanan miktara itibarla davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere; Davanın KABULÜ ile, 1-... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalıların yaptığı itirazın iptali ile; 25.554.812,34 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Asıl alacak tutarı tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren yıllık %54 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faizin %5’i oranında BSMV uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarının %20’i oranına tekabül eden 5.110.962,46 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin dosyanın kesin infazında dikkate alınmasına, 5-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.745.649,23 TL harç bedelinden peşin alınan 308.638,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.437.010,98 TL harç bedelinin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 309.357,65 TL (87,50 TL vekalet suret harcı, 615,40 TL başvuru harcı, 308.638,25 TL peşin harç) harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 18.633,70 TL (18.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 633,70 TL tebliğ ve posta) yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap olunan 1.311.548,12 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabuluculuk ücreti olarak ödenen 4.900,00 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma), davalılar vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 08/10/2026
Başkan E-imza Üye E-imza Üye E-imza Katip E-imza