Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/246 E. 2026/1237 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/246
Karar No
2026/1237
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/246 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1237 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/85 E - 2023/732 K

DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkil davacının hak kazandığı, simsarlık/tellaliye sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli karşılığı olarak bir aylık kira bedeli + KDV olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500,00 TL alacağın, kira sözleşmesinin akdedildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesini talep ve dava etmiş, daha sonra talebini ıslah ederek 71.012,40TL'ye yükseltmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini, bu sebeple görev itirazında bulunduklarını, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını, oysa dava dilekçesi ekinde sözde alacaklı olduğunu iddia ederek sunduğu sözleşmede rakam belirtilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; taraflar arasında 14.10.2019 tarihinde gayrimenkul görme ve hizmet bedeli sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince dava konusu taşınmazın davalı tarafından kiralanması işi karşılığı ücrete hak kazanılacağı belirlendiği, ücretin kira bedeli üzerinden nispi olarak belirlendiği, davalı sözleşmeden çok sonra dava dışı şirket ile görüşerek kiralama yaptığını, davacının sözleşmesine son verdiğini iddia etmişse de dava dışı ... şirketi ile davacı arasındaki yazışmalardan kiralama faaliyetlerine ara verilmesine karar verildiği, sözleşmenin feshi yoluna gidilmediğinin anlaşıldığı, davalı ile dava dışı ... A.Ş arasında imzalanan kira sözleşmesindeki kira tutarları ile kira süresinin davacının yaptığı araştırmalardaki önerilere yakın olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle davacı firma sözleşme edimlerini yerine getirmiş olup, ücrete hak kazandığı, ücret her ne kadar nispi olarak belirlenmişse de 05.06.2018 tarihli RG yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik 20.2 maddesinde "Kiralama işlemlerinde hizmet bedeli, kiralamaya aracılık sözleşmesinde yer alan kira bedelinin katma değer vergisi hariç bir aylık tutarından fazla olamaz." şeklindeki düzenleme nedeniyle bir aylık kira bedeli üzerinden ücrete hak kazandığı gerekçesiyle bir aylık kira bedeli 51.000.TL'nin ve 3.000.TL'nin davalı tarafından daha önce ödendiği, kalan tutar olan 48.000.TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükme karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ I-Davacı vekili; mahkemece aylık kira bedelinin 51.000,00TL olarak kabul edildiği, ancak kira sözleşmesi gereğince 51.000,00TL+KDV olduğunu, mahkemece yanılgılı gerekçe ile karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II-Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davacının simsarlık sözleşmesi akdetmeye yetkili olmadığını, müvekkili ile kira kontratı imzalayan ... ... Metal Madencilik A.Ş. olduğunu, davacının ... ... Metal Mad...A.Ş. tarafından yetkilendirilmiş gayrimenkul danışmanı olduklarına dair dosyaya hiçbir belge sunmadığını, talep edilen bedelin yönetmeliğe aykırı olduğunu, davacı tarafından sunulan sözleşmenin davacı tarafından imzalanmadığını, bu haliyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, faiz başlangıç talebi ve faiz oranının hatalı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının sözleşme konusu bedele hak kazanıp kazanamadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.278,88TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 819,85TL harcın mahsubu ile bakiye 2.459,03 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Üye... e-imzalıdır

Katip... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/246, K. 2026/1237, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-246-e-2026-1237-k-5e0850480b94