Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/266 E. 2026/1233 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/266
- Karar No
- 2026/1233
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/266 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1233 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/558 E - 2023/841 K
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi bağıtlandığını, distribütörlük sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalıdan 02.11.2020 tarihli, 312.061,48 fatura bedeli içinde gelen 28.512 adet delete sprey 500 ml' den 24.248 adet ürünlerin ambalajının yanık olması şeklinde ayıplı teslim edildiğini, satın alınan mallar için düzenlenen aynı fatura içinde ayrıca Mıcrogel 5 gr 11.520 adet malın 11.520 adedinin de Nisan 2022 miatlı olup, ayıplı mallara ilişkin taraflarınca tespit yapılarak tutanak tutulduğunu ve davalı şirkete bilgi verildiğini, davalı şirket ile yapılan görüşmeler neticesinde davalı şirketin, kendilerine ait fabrikalarında yangın çıktığını ve bu ürünlerin de o süreçte zarar gördüğünü, ayıplı malların yenisi ile değiştirileceğinin kabul edildiğini, davalının bu taahhüdü kapsamında 03/03/2021 tarihinde 113.003,60 liralık 14.688 adet ürüne iade faturası kesilerek, 26.03.2021 tarihinde de 113.003.60 liralık fatura ile 14.688 adet ürünün davalı tarafından birebir değişim yapılması sağlandığını, ancak kalan 9.560 adet ürün için de değişim yapılacağı belirtilmesine rağmen herhangi bir değişim işleminin davalı tarafından yapılmadığını, davalıya 15.10.2021 tarihli ve 90.000TL bedelli, 18.10.2021 tarihli ve 80.000 TL bedelli, 20.10.2021 tarihli ve 80.000TL bedelli ve 22.10.2021 tarihli ve 90.000TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, davalının değişim taahhüdünü yerine getirmemesinin sonucu olarak davalıya yedi gün içerisinde ayıplı çıkan malların ayıpsız misliyle değiştirilmesini, aksi halde söz konusu mallar için davalıya teslim edilen çeklerin iadesinin talep edildiğini ayıplı malların ayıpsız misli ile değiştirilmediği gibi çeklerin de iade edilmediğini, davalıya verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin bedelsiz kalan çekler nedeniyle cebri icra tehdidi altında olduğunu belirterek bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile çeklerin iadesi ve davalının müvekkili lehine asıl alacak üzerinden %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davalı ile davacı arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 3. maddesine göre sözleşmeye konu ürünün tesliminden itibaren 150 gün içerisinde ürün bedelinin ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca 02.11.2020 tarihinden başlamak üzere farklı tarihlerde müvekkili tarafından sözleşmeye konu mal tesliminde bulunulduğunu ancak geçen süreye rağmen davacı tarafından gerekli ödemenin yapılmadığını, ödeme yapılmaması nedeni ile sözleşmenin taraflarınca fesih edilmediğini, davacının ise sözleşmenin 1. ve 16. maddelerine aykırı olacak şekilde iyi niyet kurallarına ve fesih yapılmadan önce yazılı bildirim ile uyarma kurallarına uymadan 4.05.2021 tarihli ihtarnamesi ile usul ve yasaya aykırı olarak sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacı tarafın iddia ettiği gibi malların ayıplı olarak teslim edildiği düşünülse dahi dava dilekçesi ekinde sunulan ve malların ayıplı olduğunu ispat etmeyi amaçlayan fotoğraf içeriklerinden de anlaşılacağı üzere mallarda var olan ayıpların fark edilmeme ihtimali bulunmadığını, son derece açık olan ve herhangi bir muayene yapmadan hemen anlaşılan ayıbın olduğunu, dolayısıyla da bu ayıplardan haberdar olunmadığı ileri sürülemeyeceğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; mahallinde yapılan keşif ve 01/02/2023 tarihli kök ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda, davaya konu ürünlerin bir kısmının hasarlı olduğu, ürünlerin basit muayene ile anlaşılabilecek nitelikte açık ayıplı olduğunun belirlendiği, davaya konu malın davacıya 02/11/2020 tarihinde teslim edildiği, davacı kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğuna dair delil sunulmadığı, bu suretle; ihbar yükümlülüğüne uymayan davacı alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıba karşı yasanın kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği davacının mal karşılığı verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasının kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; ayıp ihbarının süresinde yapıldığı davalının kabulünde olup bu hususta ihtilaf bulunmadığını, mahkemece yapılan yargılamada davalı taraf fabrikasında yangın çıktığını bir kısım ürünlerin yangına maruz kaldığını ve bunun müvekkil tarafından davalıya bildirilmesi akabinde ayıplı ürünlerin bir kısmına ilişkin değişim yapıldığını kabul ettiğini, davalıya iade faturası kesilerek davalı tarafça da bu durum kabul edildiğini, ancak buna rağmen müvekkilinin ayıplı ürünlere yönelik ihbarda bulunulmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, süresinde ayıp ihbarı yapıldı ise, mal bedeli karşılığı verilen çeklerin bedelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; ayıplı mal teslimi nedeniyle mal bedeli olarak keşide edilerek verilen çeklerin malların ayıplı olması nedeniyle bedelsizliği ve çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Üye... e-imzalıdır
Katip... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."