Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1578 E. 2026/1782 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1578
Karar No
2026/1782
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1578 - 2026/1782 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1578 KARAR NO : 2026/1782 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2023/73 E. - 2023/372 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/11/2023 tarih ve 2023/73 E. - 2023/372 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616 sayılı "........................." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı başvuruda bulunduğunu, 2021/109018 numaralı başvurusunun ilanına müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, ancak markaların ayniyet derecesinde benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." ibaresinin yüksek ayırt edici olduğunu, davaya konu markanın bu nedenle öncelikli algılanacak unsurunun "..." ibaresinin olduğunu, marka sınıflarının birebir aynı olduğunu, markaların ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunduğunu, tüketicilerin müvekkilinin ... esas unsurlu markalarının bir serisi olduğunu düşüneceğini, marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, 2007/32835, 2013/29468, 2013/29479, 2013/32392, 2022/059991, 2022/059992 TÜRKPATENT YİDK'in 2022-M-17411 sayılı kararın ve 2021/109018 sayılı markanın 29. ve 30. sınıf yönünden iptaline ve hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri sofra camı üretimi alanında "..." markasıyla faaliyet gösterdiğini, markaların tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, "..." ibaresinin gıda sektöründe onlarca firma tarafından kullanıldığını, diyet - kalorisi düşük gıda ürünlerinde kullanıldığını, zayıf marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu "..." ibareli marka başvurusunun 21, 29, 30, 33, 35 inci sınıflardaki alt gruplar yönünden tescilinin talebi ile davalı kurum tarafından yapılan ilana, davacı tarafından 29, 30, 32, 35 inci sınıflarda tescilli "..." esas unsurlu ibareli markaları mesnet gösterilerek itiraz edildiği, itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markasının ise 2013/60855, 2018/18599, 2018/18606, 2018/18610, 2018/18616, 2007/32835, 2013/29468, 2013/29479, 2013/32392, 2022/059992 sayılı ve "...", "...", "......................................i ..." ibarelerinden meydana geldiği, davacı markalarının “...” ibaresini içerdiği, markaların bu seri çerçevesinde yaratılan markalar olduğu, bu kapsamda davacı markalarının esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu, davaya konu markada yer alan "..." ibaresinin yazım sonuna "..." hecesi eklemek suretiyle "..." şeklinde yazıldığı, "..." ibaresinin öne çıkarılmadığı, vurgunun "..." ibaresinde olacak şekilde hem görsel hem de fonetik olarak düzenleme yapılmadığı, tüketicinin bu markayı okurken tek seferde bir bütün olarak ... şeklinde okuyacağı ve sonuna getirilen ek ile benzerlik ihtimalinin ortadan kaldırıldığı, taraf markalarında “...” ibaresini ortak olarak içermesi, her ne kadar markalar kavramsal olarak düşük düzeyde benzer ise de; markaların görsel, sesçil olarak birbirlerine benzememesi karşısında markaların bütünsel olarak benzer olmadığı, SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, marka başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut veriler dosya kapsamında bulunmadığı, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca taraf markalarının benzediğini, davalı başvurusunun davacının seri markası izlenimi oluşturduğunu, emsal kararlar kapsamında benzerlik değerlendirmesinin eksik olduğunu, zira "..." ibaresinin zayıf olduğunu ve eklentinin kelimeye değiştirmediğini, SMK'nın 6/5 ve 6/9'a dayalı şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu markada yer alan "...” ibaresinin yazım sonuna "..." hecesi eklemek suretiyle '..." şeklinde yazıldığı, "... "İbaresinin öne çıkarılmadığı, vurgunun "..." ibaresinde olacak şekilde hem görsel hem de fonetik olarak düzenleme yapılmadığı, tüketicinin bu markayı okurken tek seferde bir bütün olarak "..." şeklinde okuyacağı ve sonuna getirilen ek ile benzerlik ihtimalinin ortadan kaldırıldığı, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026

Başkan .

Üye .

Üye .

Katip .

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1578, K. 2026/1782, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1578-e-2026-1782-k-e8e88734a7cf