Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1580 E. 2026/1848 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1580
- Karar No
- 2026/1848
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1580 - 2026/1848 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1580 KARAR NO : 2026/1848 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2024 NUMARASI : 2023/260 E. - 2024/82 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/02/2024 tarih ve 2023/260 E. - 2024/82 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2005/08337, 2006/50507, 2013/30685, 2013/37588, 2013/52349, 2013/63877, 2013/63880, 2014/91947, 2015/06917, 2016/26563, 2016/26565, 2018/06316, 2020/30533 sayılı ”... şekil”, "... şekil”, "...”, ' '......................................................” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "... güzellik ekipmanları” ibarel, marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, ancak dava konusu markanın esas unsurunun müvekkili markalan ile birebir aynı olduğunu, emtilarda sınıfsal benzerlik bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, "www.....com.tr" ve "..." alan adlarının sahibi olduğu gibi ticaret unvanının da esas unsurunun "...” olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru olduğunu ileri sürerek, 2023-M-3545 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/042540 başvuru numaralı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, itiraza ve hükümsüzlüğe dayanak davacı markalarının 2005/08337, 2006/50507, 2013/30685, 2013/37588, 2013/52349, 2013/63877, 2013/63880, 2014/91947, 2015/06917, 2016/26563, 2016/26565, 2018/06316, 2020/30533 sayılı "... şekil", "... şekil", "...", "....................................................................” ibarelerinden meydana geldiği kapsamında 0l, 02, 06, 09, l, 19, 20, 25, 28, 29, 30, 3 1, 35, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44 sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı,başvuru konusu marka kapsamında yer alan 08 ve 10.sınıf emtiaların davacının önceki tarihli markalan kapsamında doğrudan yer almadığı, ancak markaların kapsamında 44. sınıfta yer alan '"tıbbi hizmetler" ile dava konusu marka kapsamında yer alan 10. sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler.. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler." emtiaları arasında ürün-hizmet İlişkisi kapsamında bir bağlantı bulunduğu, medikal ürünlerin satışlarının bu alanda hizmet veren firmalarca yapıldığı, ilgili ürünlerin hitap ettikleri tüketici kitlelerinin de benzer oldukları (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1012 E, 2020/5169 K. sayılı İlamı), 44. sınıftaki hizmetlerin sadece hizmetin sunumunu kapsar şekilde sınırlandırılmasının isabetli olmayacağı, bu sınıftaki hizmetlerin yalnızca "hastane hizmetleri” ile sınırlı değerlendirilemeyeceği, tıbbi hizmet sunan estetik merkezleri, medikaller, lokman medikaller vb. işletmelerin kendi markalarını taşıyan ürünlerin de satışını yaptığı, yapma ihtimalinin olduğu, bu bağlamda işaretler arasındaki benzerlik düzeyine bağlı olarak ilgili mal ve hizmetlerin birbirleri İle ilişkilendirilebileceği, benzer nitelikteki bir bağlantının davacı markalarında yer alan "güzellik bakım hizmetleri' ile dava konusu markadaki "Güzellik amaçlı ve kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.” emtiaları arasında da bulunduğu, tüketicinin bu mal ve hizmetlerden bir arada fayda edinebildiği, hem markaya ait ürünlerden yararlanırken hem de aynı marka altında sunulan güzellik bakım hizmetlerinden aynı anda yararlanabildiği, ülkemizde de bu ilişkiye dair yaygın ve somut bir uygulamanın mevcut olduğu, kozmetik market şeklinde hizmet veren işletmelerin genel olarak tüketiciye hem kişisel bakım ve güzellik hizmeti sunduğu hem de gerek kendi markaları altında gerekse de üçüncü kişilerin markalarını taşıyan ürünlerin satışlarını gerçekleştirdikleri, tüketicilerin de kozmetik marketlerden yararlanırken bu doğrultuda bir beklenti içerisinde hareket edeceği, zira tüketicinin esasen farklı mal ve hizmet sınıflarında yer alan bu mal ve hizmetlerden kaynaklı karşılaştığı işaretler arasında iktisadi bir bağ kuracağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2023-M-3545 sayılı YİDK kararının 08. Sınıftaki "Güzellik amaçlı ve kişisel bakım İçin kullanılan bu sınıfa dahil aletler: tıraş, epilasyon, manikür, pedikür aletleri, saç düzleştirme ve kıvırma amaçlı el aletleri, makaslar.” ve 10. sınıftaki "Cerrahi, tıbbi, diş hekimliği ve veterinerlik için alet, cihaz ve mobilyalar. Yapay organlar ve protezler. Tıbbi ortopedik malzemeler: tıbbi korseler, ortopedik ayakkabılar, elastiki ve destekleyici bandajlar. Ameliyathane giysileri ve steril örtüler.. Tıbbi amaçlı bilezikler ve yüzükler, romatizma önleyici bileklikler ve yüzükler." emtialar yönünden kısmen iptaline, dava konusu 2021/042540 sayılı marka tescilli olmadığından hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru ile itiraz gerekçesi "..." ibareli markaların benzer oldukları görüşüne varılmakla birlikte, başvuruda tescili istenen mallar ile itiraza gerekçe markalarda tescilli mal/hizmetlerin farklı olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu başvuru numaralı "... güzellik ekipmanları" ibareli başvurunun, davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira itiraza mesnet markanın tek ve asli unsuru olan "..." ibaresinin, dava konusu markanın tüketicinin dikkatini ilk bakışta çeken başlangıç kısmında aynen yer aldığı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun sonuna eklenen tali unsurlu ibaresinin itiraza mesnet markadan farklılaşmasını sağlayacak düzeyde ayırt edici bulunmadığı, taraf markaları arasında 8 ve 10.sınıfta belirtilen mallar yönünden davacının 44. sınıfta tescilli "tıbbi hizmetler" ile emtia benzerliği/ilişkili şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.