Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1585 E. 2026/1850 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1585
Karar No
2026/1850
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1585 - 2026/1850 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1585 KARAR NO : 2026/1850 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2024 NUMARASI : 2023/421 E. - 2024/251 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/06/2024 tarih ve 2023/421 E. - 2024/251 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2018/41809 sayılı "...” esas unsur ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şahsın "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, davalı şirket başvurusunun ilanı üzerine müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, bu itirazın ve kararın yeniden incelenmesi talebinin nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, ancak bu red kararının yerinde olmadığını, müvekkilinin "...” markası altında su arıtma ve cihazları alanında iştigal gösterdiğini, anılan ibarenin müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin sektöründe tanınır olduğunu, bu nedenle benzer nitelikte markalar oluşturularak müvekkili markalarından yararlanılmak istenildiğini, davalı markasının da açıkça müvekkili markası ile karıştırılabilecek nitelikte olduğunu, davalının da birebir aynı iş kolunda faaliyeti olduğunu ileri sürerek, YİDK'nun 2023-M-11573 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davaya konu markalar bütünsel olarak aralarında ortalama tüketicinin görsel, işitsel ve kavramsal algısı bakımından ilişkilendirilme ihtimali de dahil iltibasa neden olacak herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davacıya ait "...” markası yalnızca beş harften müteşekkil ve herkesin kullanımına açık bulunan "şu" kelimesinden türetildiğini, davalı markasında bulunan farklılık noktasında ise "W” karakteri Türkçe bir karakter olmadığını, dolayısıyla önemli ve çarpıcı bir farklılık olduğunu, "W" harf karakteristiğinin herhangi bir harf ile karıştırılma olasılığı bulunmadığını, davacının tanınmışlık iddiasının soyut olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu "..." ibareli, 2022/133636 başvuru numaralı, davalı başvurusunun 05, 06 ve 11. sınıflarda olduğu, itiraza dayanak davacı markalarının 2018/41809 sayılı ve "...” esas unsurlu ibarelerinden meydana geldiği, koruma kapsamındaki 11, 35 ve 37. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin yer aldığı, taraf markalarının başvuru kapsamındaki 11. sınıf emtialar yönünden aynıda ya benzer mal ve hizmetleri kapsadığı, taraf markalarının beş harften oluştuğu ve somut anlamlar ihtiva etmeyen kelimeler olduğu, her i ki kelimenin de 1-2 ve 4-5 sıradaki harfleri birebir aynı dizilime haizken yalnızca 3. sıradaki "W L” harfleri itibariyle kelimelerin farklılaştığı, özellikle işitsel ve harf dizilimsel açıdan yüksek düzeyli benzerlik içerişinde olan ibareler oldukları, her ne kadar benzerliği tespit olunan emtiaların ilgili tüketici kitleleri ortalamanın daha üstü bir dikkat, özen ve bilgi seviyesine sahip seçici kimseler olarak görülmeleri mümkün ise de bu durumun tüketici nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmasına yol açmayacağı, tüketicinin daha evvelden davacı markalarından yararlandığı bir durumda, dava konusu marka ile aynı emtialarda karşılaştığında tereddüt yaşayabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nun 2023-M-11573 sayılı kararının 11. sınıf mal hizmetler bakımından iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ileri sürerek, kararın son kısmında SMK 6/5 bakımından yapılan değerlendirme kısmı ile ilgili dava dilekçelerinin netice-i talep kısmında bu hususla ilgili bir talebi bulunmadığını, kısmen kabul kısmen red şeklinde karar verilmesi ve buna mukabil karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının vekalet ücreti bakımından istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markaların bütünü itibariyle benzer bulunmadıklarını, SMK 6/1 anlamında belirtilen koşulların oluşmadığı gibi 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli markanın düz yazım şeklinde ve standart harf karakterleri ile oluşturulduğu, yazımına uygun olarak ”su-vaks” şeklinde telaffuz edilecek olduğu, bütünsel olarak herhangi bir anlama sahip olmadığı, davacının itiraz mesnet markasında yer alan şeklin süsleme/dekoratif amaçlı olduğu, "..." kelimesinin yazımına uygun şekilde "...” olarak telaffuz edilecek olduğu, bütünsel olarak herhangi bir anlama sahip olmadığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 11. sınıf mallar yönünden taraf markalarının kapsamlarının aynı ya da benzer olduğu, emtialar açısından oluşan benzerlik ve işaretler arasındaki benzerlik bir arada gözetildiğinde SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin olduğu, SMK'nın 6/5 hükmünde belirtilen koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, davacı ve davalı Kurum vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekili ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacı ile davalı Kurumdan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1585, K. 2026/1850, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1585-e-2026-1850-k-b130581fbdfc