Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1379 E. 2026/1667 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1379
Karar No
2026/1667
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1379 - 2026/1667 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1379 KARAR NO : 2026/1667 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/06/2026 ESAS KARAR NUMARASI : 2024/490 E., 2026/476 K.

DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 08/10/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Davalı işveren arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçi ...'in emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, işçiye 214.223,89 TL tazminat ödemek zorunda kaldıklarını, işçilik alacaklarına yönelik yapılan ödemeden davalıların işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere yapılan ödemenin davalıda çalışma süresine denk gelen 68.487,45 TL'sinden davalının sorumlu olduğunu öne sürerek şimdilik 10.000 TL'nin rücuen tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili özetle; Talebin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemede dava açılmadığını, dava konusu alacak talebi ile ilgili kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, kıdem tazminatından işverenin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "... Asıl işveren olan davacının alt işveren olan davalı ile birlikte dış ilişki itibariyle dava dışı işçi ...'e karşı müteselsilen sorumlu oldukları, iç ilişkide dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumlu olan asıl ve alt işverenlerin birbirlerine karşı sorumluluğunun belirlenmesi yönündeki uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiği, (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2013/24537 Esas 2014/18698 Karar sayılı ilamı) rücuya konu işçilik alacaklarından her bir işverenin kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, davacı tarafça ödenen toplam tazminat tutarından dava dışı işçinin davalı nezdinde geçen süreye tekabül eden 68.495,96 TL tazminatının davalıdan tahsilinin talep edilebileceği, alacağın sözleşmeden kaynaklandığı ayrıca temerrüt gerekmediğinden ödeme tarihinden itibaren ve tarafların sıfatı gereği avans faizi talebi yerinde olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, 68.495,96 TL'nin 24/10/2023 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesinin tekrarı ile mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, dava dışı işçinin müvekkil nezdinde çalışma yaptığı dönem ve en son almış olduğu ücret üzerinden hüküm kurulmadığı, ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsile karar verilemeyeceği, faiz türünün avans faizi olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, zamanaşımı, husumet ve muvazaa itirazlarının değerlendirilmediği, 7573 sayılı Kanunla İş Kanunu Geçici 12.maddeye getirilen değişiklik dikkate alınarak belirtilen dönem çıkarılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalı nezdinde çalışan dava dışı işçiye davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun ve özellikle sözleşmenin 36.8 maddesinde davacının ödeme yapması durumunda davalının ihbar ve ihtara gerek olmaksızın ödeyeceğinin kararlaştırılmış olması sebebiyle mahkemece ödeme tarihinden itibaren faize karar verilmesinin sözleşme hükmüne uygun bulunduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 4.678,96-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 1.170,00 TL harcın düşümü ile kalan 3.508,96 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1379, K. 2026/1667, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1379-e-2026-1667-k-17ec42f50ffa