Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1587 E. 2026/1852 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1587
- Karar No
- 2026/1852
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1587 - 2026/1852 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1587 KARAR NO : 2026/1852 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/07/2024 NUMARASI : 2023/110 E. - 2024/269 K.
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/07/2024 tarih ve 2023/110 E. - 2024/269 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacının 2021/040833 sayılı "................ ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya davalı şirketin "......” ibareli seri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun reddedildiğini, bu ret kararına karşı yeniden inceleme taleplerinin 2023-M-923 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) karan ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1983 yılında kurulan "... Turizm Fuar Festival Reklam Yayıncılık ve Tanıtım hizmetleri Birimi Limited Şirketi” unvanıyla başlattığı ticari faaliyetlerini "...” ibareli ticaret unvanıyla kesintisiz şekilde yürüttüğünü, müvekkilinin çok uzun yıllardır açık hava reklam firması olarak kesintisiz şekilde "...” ... markasını kullanarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmünden kaynaklanan haklarının bulunduğunu, dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin markaları arasında karıştırma İhtimaline yol açabilecek bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-18330 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin markasını uzun yıllardır yürüttüğü faaliyetleri ile meşhur ve maruf hale getirdiğini, müvekkili ile davacıya ait markalar arasında gerek markasal kullanıma ait sınıflar gerek müvekkilinin yıllara dayalı kullanımı bakımından iltibas ve benzerlik bulunduğunu, müvekkilinin ulusal ve uluslararası markalarının bulunduğunu, markaların aynı/ benzer sınıflarda olduğunu, her iki firmanın da aynı ve karıştırılma ihtimali yüksek derecede mevcut olan sektörlerde faaliyet gösterdiği hususu da dikkate alındığında her iki markanın da benzer satış kanallarıyla tüketiciye sunulabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2021/040833 başvuru numaralı davacı başvurusu kapsamında 35, 41, 42. sınıflarda olduğu, itiraza dayanak davalı markalarının ise markaların koruma kapsamında 0l, 45. sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetlerin bulunduğu, dava konusu marka başvurusunun reddedildiği hizmetlerin tamamının, davalı şirketin redde mesnet alınan markalarının kapsamındaki mallar/hizmetler ile aynı veya benzer olduğu, ayrıca işaretler arasında ilgili tüketici bakımından ilişkilendirilmeye sebep olacak düzeyde benzerlik algısının oluştuğu, itiraz sahibi davacının "gerçek hak sahipliği” iddiaları bakımından gösterdiği 2001/09669 sayılı önceki tarihli dayanak markasının korumasının 23.05.2011 tarihinde sona erdiği, davacının işlem dosyası kapsamında gerçek hak sahipliğinin hangi kullanımlara dayandığı, hangi mal veya hizmetler için ilgili tüketici kitlesi nezdinde ayırt edici hale getirdiği (veya ayırt edici hale getirip getirmediği) hususlarında somut herhangi bir delil de ibraz edilmediğinden SMK 6/3 koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin marka üzerinde önceye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu, gerçek hak sahibi olan müvekkilinin üstün ve öncelikli hakkının olduğunu, 1983 yılından beri ticari faaliyetlerini "..." ibareli ticaret unvanıyla kesintisiz şekilde yürüttüğünü, müvekkilinin çok uzun yıllardır açık hava reklam firması olarak kesintisiz şekilde "..." ... markasını kullanarak faaliyetlerini sürdürdüğünü, otobüs duraklarında veya müvekkiline ait araçlarda ruhsatlara işlenmiş şekilde "...", "... ..." veya "... reklam" ibarelerinin yer aldığını, müvekkilinin açık hava reklamcılığı faaliyetlerini ülkenin birçok ilinde gerçekleştirmekte olduğunu, SMK 6/3 hükmünden kaynaklanan haklarının bulunduğunu, ticaret unvanı ile benzer ibareli "... ... — ...” ibareli markası üzerinde hak sahipliği bulunduğunu, müvekkilinin çeşitli belediyelerden aldığı izin veya kiralamaların da "...” ibaresiyle gerçekleştiğini, davalı şirketin itirazına dayanak yaptığı 2007 /62946 numaralı markasının ise 05.11.2008 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin markaları arasında karıştırma ihtimaline yol açabilecek bir benzerlik bulunmadığını, markalar arasındaki görsel unsur farkının karıştırılma ihtimaline mani olduğunun açık olduğunu, markasındaki "..." ve "..." ibarelerinin markaları işitsel bakımdan ayırt edilebilir kıldığını, markaların kavramsal olarak da birbirinden farklı olduğunu, markaların kapsamlarının tamamen örtüşmediğini, "..." ibaresinin zayıf marka olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının asli unsurlarında ortak "..." ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kitlesi tarafından markaların aynı marka ailesinin üyeleri olduğu, birbiriyle bağlantı içinde olduğu gibi algıların oluşmasının kaçınılmaz olacağı, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, SMK 6/3 koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.