Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/115 E. 2026/49 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/115
Karar No
2026/49
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 41. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/115 - 2026/49 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 41. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/115 KARAR NO : 2026/49 ( İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ )

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/07/2022 NUMARASI : 2021/314 E. - 2022/194 K. DAVACI : VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 2 - VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2022 tarih ve 2021/314 E. - 2022/194 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla, dosya içeriği incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 1999 yılından bu yana Türkiye’de 100’ü aşkın şubede işitme engeli bulunan bireylere sağlık sektöründe hizmet verdiği ve ayrıca işitme sağlığı hakkında eğitim, seminerler, ulusal ve uluslararası kongreler düzenlediğini, 1999’dan itibaren fiilen kullanılan ... markasının 04.04.2001 tarihinden bu yana 41., 42., 43., 44. ve 45. sınıflarda davacı adına tescilli olduğunu, davalıya reklam ve tanıtımlarında "..." ibaresini kullanmaması için 27.11.2019 tarihli ihtarnamenin gönderilmesi üzerine faaliyetlerine devam ettiği gibi 06.12.2019 tarihinde marka tescil başvurusunda da bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibasın kaçınılmaz olduğunu, davalının facebook platformu üzerinden ... markasını kullanarak işitme engellilerin eğitimi için hazırlattığı reklam görsellerinde ve iş ilanlarında ... ibaresini kullandığını, davalının "..." ibareli kullanımlarının davacı markasına tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 30.09.2021 tarih ve 2021-M-7515 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davalı İdris Tekin'in 2019/122818 başvuru numaralı “...” ibareli markası ile davacıya ait 2001/06040, 2014/92816, 2019/111923 sayılı "...” ibareli markaların kısmen benzerlik gösterdiğini ancak başvuru kapsamındaki hizmetler ile davacının 41. sınıfta yeralan hizmetler bakımından kullanımı ispatlanamayan 2001/06040 sayılı markası ile 2014/92816 ve 2019/111923 sayılı markalarının kapsamında yeralan hizmetler benzer olmadığından karıştırılma, ilişkilendirilme ihtimalinin bulunmadığını, markaların benzerliğinin kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili 22/12/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle, davalının 2019/122818 başvuru numaralı 41. sınıfa konu hizmetler için yapılan markasının kapsamı ile davacı markalarının kapsamının çakışmadığını, iltibasın mümkün olmadığını, esasen şekil benzerliğinin de bulunmadığını, hitap edilen kitlenin farklı olduğunu, davalının tıbbi işitme cihazı satışıyla iştigal etmediğini, davacının kendi markalarının kapsamında olmayan davalının emtia listesi kapsamındaki hizmetlerde faaliyet gösterdiğini iddia ettiğini ve davacının faaliyet göstermediği eğitim sektörü gibi alanlarda dahi marka tescili alırken fiilen faaliyet gösterdiği bir alanda marka tescili yaptırmayı ihmal ettiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece dava konusu marka başvurusu kapsamındaki "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" ile davacıya ait 2014/92816 ve 2019/111923 sayılı markaların kapsamlarında yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler" arasında benzerlik ilişkisi bulunduğu, hizmetler arasında birbirini tamamlama, birinin diğerini ikame etme özelliğinin bulunduğu, tüketici kitlesinin ortak olduğu, benzer ihtiyaçları giderdikleri tespit edilmekle bilirkişi raporundaki görüşe iştirak edilmediğini yukarıda değinilen hizmetler dışında kalan hizmetler bakımından dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar kapsamındaki mal ve hizmetler bakımından benzerlik ilişkisinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, markada yer alan "..." ibaresini, markanın tamamlayıcı unsuru olduğu, markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığı, markada yer alan ve "..." harfi üzerinde beliren şekil unsuru ise markanın genel görünümü içinde "..." ibaresine göre arka planda kaldığı, davacıya ait itiraza mesnet markaların esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğu, markalarda yer alan "..." ibaresi ve "..." unsuru "..." ibaresine göre arka planda kaldığını, markaların esas unsurları itibariyle aynı oldukları, davacıya ait 2014/92816 ve 2019/111923 sayılı markaların kapsamlarında yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler." ile dava konusu marka kapsamında yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." arasında benzerlik bulunduğu, hizmetlerden yararlanacak olan tüketici kitlesinin ayıracağı sınırlı süre içerisinde davaya konu markayı davacıya ait markalar ile ilişkilendireceği, markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri." bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davaya konu marka ile itiraza mesnet markaların bir kısım hizmetler bakımından iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmalarının haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile "sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" bakımından 2021-M-7515 sayılı YİDK kararının kısmen iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tüm mal ve hizmetler bakımından kabul kararı verilmesi gerektiğini yineleyerek İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/11 Esas sayılı dosyasında davalının markaya tecavüzünün saptandığını, Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/677 Esas sayılı dava dosyasında yapılan ceza yargılamasında beraat kararının bozulduğu, bilirkişi raporu ile iltibasın doğduğuna ilişkin karar verildiğini, davalının markası ile iltibas tehlikesinin yaratıldığını, reddedilen mal ve hizmetler bakımından karışıklı, ilişkilendirilme ve iltibas nedeniyle haksız rekabete yol açıldığını, aynı sektörde faaliyet gösterildiğini, markalar arasında görsel, işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, müvekkil şirketin tanınırlığından yararlanmanın amaçlandığını ileri sürerek ilk derece Mahkemesinin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tüm mal ve hizmetler bakımından kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında kısmen benzerlik görünse de başvuru kapsamında yer alan hizmetler ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların kapsamındaki mal ve hizmetler benzer olmadığından, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı, 41.sınıf bakımından kullanımın kanıtlanamadığını belirterek ilk derece Mahkemesinin kısmen kabule ilişkin kararının kaldırılması istenilmiştir. Diğer davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını yineleyerek istinaf incelemesi sonucu ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, özellikle 2019/122818 sayılı "..." ibareli başvuru markasının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, markada yer alan "..." ibaresinin markanın tamamlayıcı unsuru olduğu, ayır edici nitelik taşımadığı, davacının itirazına mesnet 2001/06040, 2014/92816, 2019/111923 sayılı "... +...", "... " ibareli markalarının asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, markalarda yer alan "...." ibaresi ile "...." unsurunun "..." ibaresine göre arka planda kaldığı, taraf markalarının ortak unsurunu teşkil eden "..." ibaresinin markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik oluşturduğu, diğer taraftan başvuru markasının kapsamında 41.sınıfta yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" ile davacının itirazına mesnet 2014/92816 ve 2019/111923 sayılı markaların kapsamında yer alan "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler "arasında benzerlik ilişkisinin bulunduğu, zira hizmetler arasında birbirini tamamlama, birinin diğerini ikame ettikleri, benzer alıcı kitlesine hitap ettikleri ve benzer ihtiyaçları giderdikleri, dolayısıyla taraf markaları arasında 41.sınıfta yer alan "Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri" bakımından SMK'nın 6/1. Maddesinde düzenlenen ilişkilendirilme dahil karıştırılma koşulunun gerçekleştiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu, başvuru sahibi tarafından kullanım ispatı talep edilen ve kullanım ispatına tabi olan itiraza mesnet 2001/06040 sayılı "..." ibareli markanın 41.sınıfta yer alan hizmetler bakımından ciddi ve kesintisiz olarak kullanımının davacı tarafından kanıtlanamadığı anlaşılmakla YİDK kararının kısmen iptaline yönelik karara karşı davacı ... Şirket vekili, davalı ... Vekili ve davalı... vekilinin yerinde olmayan istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı ve davalılar ..., ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacı ve davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00'şer-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davacı ve davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 01/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/11/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/115, K. 2026/49, T. 01.11.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-115-e-2026-49-k-7042aeb14c14