Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/79 E. 2026/226 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/79
- Karar No
- 2026/226
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/79 - 2026/226 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/79 KARAR NO : 2026/226
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/270 E., 2022/231 K. DAVACI : VEKİLİ :
DAVALI : .
DAVA : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 22/10/2026 YAZIM TARİHİ : 22/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Borçlu hakkında Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2021/210 esas sayılı dosyası ile aidat alacağı ve işlemiş faiz olarak 31.798,07 TL'nin tahsili için icra takibine geçildiğini, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, iş bu davanın kooperatif ile davalı arasında kooperatif genel kurul kararı ile belirlenen aidatların tahsili istemine ilişkin olduğu, ticari dava olması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, davalının 210 adet villadan kurulu kooperatifte villa sahibi olup niza çıkaran tek kişi olduğunu, icra takibinin davalı tarafından ödenmeyen 2015 Haziran ayından - 2020 Aralık ayı dahil aidatlar ile işlemiş faizlerden ibaret olduğunu, 2020 Mart - 2020 Aralık arası pandemi nedeniyle genel kurul kararı gereğince faiz tahakkuk ettirilmediğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İlamsız takip ödeme emrinin muhtarlığın kendisine telefon mesajı ile bildirdiğini, davacının üyesi olmadığını, fen bakımından oturulamaz yapı nedeniyle takip talebinde bulunan ... Site İşletme Kooperatifi vekilinin daha önce değişik aylar için aidat talebinde bulunduğunu, bu taleplerden ikinci Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinde başlatıldığını, bu davadaki hükmün görev ve yetki yönünden bozulduğunu, dosyanın sevk edildiği Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ise hükmün lehine verildiğini, Ankara 14. Noterliği tarafından gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihi itibariyle aidat borcunun olmayacağının hüküm altına alındığını, davacının dosyaya sunduğu Gölbaşı Noterliğinin 10/03/2021 tarih ve 05501 yevmiye nolu vekaletnamenin 04/05/2019 tarih ve 2019/8 sayılı Yönetim Kurulu Kararına göre vekalet veren ... ... ve ... ... kooperatifi temsil yetkilerinin 28/04/2021 tarihinde son bulduğunu, bu tarihten sonra temsil yetkileri bulunmayan kişilerin avukata verdikleri yetkinin devam etmeyeceğini, Gölbaşı İcra Müdürlüğü dosyasının ödeme emrinde resmi belgenin taşınması gereken şekil ve şartları taşımadığını, mahkemenin yetkili olmadığını, davacı kooperatifin genel kurulunda alınan kararların batıl olduğunu, davacı kooperatifin herhangi bir üyesi ve paydaşı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "....... taraflar arasında daha önce derecattan geçerek kesinleşen dava dosyalarından da anlaşılacağı üzere (Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/440 Esas, 2017/380 Karar sayıl ilam) davalının davacı kooperatiften 03.12.2007 tarihinde istifa ettiği, ancak istifası sonrasında mülkiyet hakkının devam ettiği ve halen bağımsız bölüm maliki olduğu, bu durumda her ne kadar bağımsız bölümdeki eksik ve ayıplara dayanarak bağımsız bölümü kullanmadığını beyan etse de kooperatif genel ve zorunlu giderlerinden sorumlu olduğu, hükme esas alınan 08.12.2021 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere aidat alacağı içeriğinin zorunlu giderler olan, enerji kimlik bedeli, site yönetimi için ödenen bedeller, site güvenliği için kamera sistemi kurulması yine güvenlik, tel çit, su kuyusu konularına ilişkin olduğu ve malik olan davacının bu giderlere katlanması gerektiği anlaşıldığından itirazın iptali ile kooperatif üyesi olmadığından yasal faizi ile sorumlu tutulması ile alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatından dolayı sorumlu tutulmamasına ....." karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece belirlenen faiz miktarının yanlış olduğunu ve ayrıca mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin da hatalı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı istinaf dilekçesinde özetle: Kooperatif yönetim kurulu üyesi olan ... ile ...'in bu yetkilerinin 28 Nisan 2021 tarihine kadar geçerli olduğunu ancak dava dilekçesinin 06.05.2021 tarihli olduğunu, davacı asiller tarafından vekaletin 10.03.2021 tarihli olduğunu, mahkemece bu durumun araştırılmadığını, daha önce taraflar arasında Gölbaşı 1. Asliye Hukuk mahkemesinde devam eden yargılamaların bulunduğunu burada görev konusunda kararlar verildiğini, cevap dilekçesinde bu durumu belirtmiş olmasına rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, kendisinin kooperatif üyesi olmadığını, bu konuda kooperatife ihtarda bulunduğunu ancak buna rağmen Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın görülmesinin yanlış olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin taşınmazın bulunduğu yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesi olması gerektiğini, bu davanın ticari bir dava olmadığını, davayı açanların yönetici sıfatının bulunmadığını, site işletme kooperatifi için 7 üyenin bulunması gerektiğini ancak bu sayının bulunmadığını, davacı yönetim kurulu üyelerinin kooperatif üyeliğinin bulunmadığını, taşınmazın fen bakımından oturulamaz bir yapıda olduğunu belirtmiş ve istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif aidat alacağı ve işlemiş faizleri için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b)Davalıdan alınması gereken 1.558,51 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.477,81 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 22/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip