Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/96 E. 2026/185 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/96
Karar No
2026/185
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/96 - 2026/185 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/96 KARAR NO : 2026/185

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/06/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2020/361 E., 2022/378 K. DAVACI : . VEKİLİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili ile davalı taraf arasında sözleşme imzalandığını, davalının, asgari ücret fiyat farkı ve sendika ücretleri fiyat farkı artışlarından kaynaklı olarak sözleşme bedelinde artış meydana geldiğini iddia ederek müvekkilinden aylık damga vergisi ve karar pulu vergisi adı altında kesintiler yaptığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre fiyat farkı ödemelerinin sözleşme bedelini artırmayacağını, fiyat farkına ilişkin olur alınsa dahi söz konusu olurun taraflara yeni yükümlülükler yüklemediğini ve sözleşmeye yeni bir statü kazandırma niteliğine sahip olmadığını dolayısıyla Damga Vergisine tabi olmadığını, karar pulu yeni bir ihale kararı gerektirmediğinden ayrıca Karar Pulu alınması gerekmediğini, davalı tarafın da bu hususu kabul ettiğini Karar Pulu kesintisi yapılmaması yönünde emir yazısı yayımladığını, davalı tarafın söz konusu kesintileri hakediş raporlarında göstermediğini, kendilerine gönderilen faturaları kabul ettiğini, ancak fatura tutarlarına aykırı şekilde eksik ödeme yaptığını, bu nedenle müvekkili şirket tarafından eksik hakediş ödemelerine 10 gün içerisinde ayrı ayrı yazılı şekilde ihtirazi kayıt niteliğinde itiraz edildiğini, işçilik ücretlerindeki artışlarından kaynaklı müvekkil şirketten hukuka aykırı şekilde kesilen Damga Vergisi tutarlarının şimdilik 1.000,00-TL ve Karar Pulu Vergisi tutarlarının şimdilik 100,00-TL olarak davalı taraftan alınarak müvekkiline verilmesini, dava konusu alacaklara fatura tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Görevli mahkemenin vergi mahkemesi olduğunu, davanın belirsiz alacak davasında şeklinde açılmasına hukuki yarar bulunmadığını, husumetin ilgili vergi dairesine yönlendirilmesi gerektiğini, damga ve karar pulu vergilerine ilişkin kesintileri yasal düzenlemeler çerçevesinde olduğundan hukuka aykırılık teşkil etmediğini, damga Vergisi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında, belli parayı ihtiva eden mukavelenamelerin değiştirilmesi halinde artan miktarın aynı nispette vergiye tabi olacağı hükmü yer aldığını, sözleşmedeki hükümler doğrultusunda asgari ücret artış fiyat farkından dolayı tahakkuk edecek ödemelerin sözleşme tutarını geçmediği durumlarda herhangi bir damga vergisi ve karar pulu kesintisinin yapılmamasının dikkate alındığını, yapılan ödemelerin sözleşme tutarını geçmesi ve Damga Vergisi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin 2 nci fıkrasındaki hususları içermesi göz önünde bulundurulduğunda sözleşme tutarını geçen her bir tutar damga vergisine tabi tutulduğunu, 06.04.2017 tarih ve 333300 sayılı Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından yapılan özelge taleplerine 14.08.2018 tarihinde 334227 sayı ile cevap verildiğini, yazı cevabının da vergi kesintilerinin yasal olduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...asgari ücret fiyat farkı ve (toplu iş sözleşmesi dolayısıyla) sendika ücretleri fiyat farkı artışlarından kaynaklı olarak ve/veya bu artıştan kaynaklanan ödemenin yapılması için yeni bir ihale kararı alındığına, ek sözleşme düzenlendiğine ya da bu kağıtların yerine kaim olmak üzere bir kağıt bulunduğuna veya harcama yetkilisinden "olur" alındığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı dikkate alındığında meydana gelen fiyat farkına bağlı olarak, damga vergisi ve karar pulu kesintisi yapılması koşullarının oluşmadığı ve Davalı tarafından, Davacı hakkedişlerinden Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan Damga Vergisi Kesinti Tutarının 13.215,55TL olduğu, Toplu İş Sözleşmesinden kaynaklanan Karar Pulu Kesinti Tutarının 1.438,63TL olduğu, Asgari Ücret Fiyat Farkı Damga Vergisi Kesintisinin 16.443,42TL olduğu, Asgari Ücret Fiyat Farkı Karar Pulu Kesintisinin 1.593,20TL olduğu ve Hakediş ödemelerinden toplam 32.690,80TL’lik Damga vergisi ve Karar pulu kesintisinin, ayrıca bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilmeyen ancak PTT İstanbul Avrupa Yakası Başmüdürlüğünün Muhasebe Müdürlüğüne hitaben 06/02/2018 tarihli cevabi yazısı uyarınca 17.649,02 TL Damga Vergisi Kesintisinin sehven kesilmeyen Mayıs 2019 hak edişine ilişkin kesinti olduğu, ıslaha eklenen 21.150,02 TL tutarlı hakediş kesintisinin ise davaya konu edilmeyen Mart 2019 dönemine ait olduğu mahkememizce kabul ve tespit edilmiş, alınan bilirkişi raporları ile de doğrulanmış olup davacının mahkememizce kabul edilen 50.339,82 Tl alacağı yönünden davanın kısmen kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: damga ve karar pulu vergilerine ilişkin kesintileri yasal düzenlemeler çerçevesinde olduğundan hukuka aykırılık teşkil etmediğini, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı' nın 06.04.2017 tarih ve 333300 sayılı ve Gelir İdaresi Başkanlığı' nın 14.08.2018 tarihinde 334227 sayılı vergi kesintilerinin hukuka aykırı olmadığı yönündeki cevaplarının dava dosyasında bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını beyan ve talepleri nedenleriyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında asgari ücret fiyat farkı ve sendika ücreti artışı fiyat farkından kaynaklanan sözleşme bedeli artışı nedeniyle haksız olarak kesildiği iddia edilen damga vergisi ve karar pulu vergisinin iadesine ilişkin alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 3.438,71 TL istinaf harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/96, K. 2026/185, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-96-e-2026-185-k-8405840c4415