Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/72 E. 2026/169 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/72
Karar No
2026/169
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/72 KARAR NO : 2026/169

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/447 E., 2022/232 K.

DAVA : Alacak

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkiliün kurucusu ve eski yönetim kurulu başkanı olduğu kooperatifte konut sahibi olmak için 192.400,00 TL ödediğini, daha sonra kooperatif yönetim kurulunca kooperatif ortaklığından çıkarıldığını, kararın iptali için açtığı davada verilen kararın Yargıtay tarafından onanması üzerine çıkarılmasının kesinleştiğini, alacağının 28/05/2013 tarihinde muaccel hale geldiğini, 191.875,48 TL. çıkma payı alacağının bulunduğunu, söz konusu tutarın tahsili amacıyla Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2016/10350 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ödeme emrinin 12/05/2016 tarihinde kooperatife tebliğ edildiğini ve kooperatifin haksız olarak 17/05/2016 tarihinde borca itiraz ettiğini belirterek, 191.875,48 TL. çıkma payı alacağının 28/05/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. İlk derece mahkemesince Gerekçeli ve denetime elverişli, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 05/04/2009 tarihli genel kurul sırasında kooperatife kayıtlı 140 ortak bulunduğu, davacının ayrıldığı yıla ilişkin genel giderlerden hissesine düşen genel gider payının 393.781,14TL ÷ 140 = 2.813,00TL olduğu, davacının yapmış olduğu ödemelerden (192.400,00TL) davacının hissesine düşen genel gider payının mahsubu ile davacının talep edebileceği çıkma payı alacağının 189.587,00TL olduğu tespit edilmiştir. Davacının alacağı 06/04/2009 tarihinde muaccel olduğundan tespit edilen 189.587,76TL alacağın 06/04/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Zamanaşımı itirazının mahkemece değerlendirilmediğini, davacı tarafça kooperatifie yapılan ödemelerin bir kısmının senetle yapıldığı belirtilmesine rağmen senetlerin ödenip ödenmediği konusunda gerekli araştırma yapılmadığını, davacı dilekçesinde, 191.875,48 tl çıkma payı alacağının 28.05.2013 tarihinden itibaren kendisine faiziyle birlikte ödenmesini istemesine rağmen mahkemece alacağın muaccel olduğu tarih 06.04.2009 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verildiğini, bu haliyle mahkemece talepten farklı bir karar verildiğini, davacı kooperatifin başkanı olması nedeniyle kooperatif kayıtları kendi elinde bulunduğundan kooperatif kayıtlarına kendisinin müdahale etmeye yetkisi bulunduğunu, davacının diğer kooperatif üyelerine nazaran iki kattan fazla ödeme yaptığını, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, yalnızca yevmiye defterine bakarak karar verilmesinin doğru olmadığını, davacının bugüne kadar kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığı gibi kooperatif defterleri elinde olduğu için ödeme yapmış gibi gösterdiğini, ayrıca üçüncü kişiye verildiği iddia edilen senetlerin gerçekten ödenip ödenmediğinin mahkeme tarafından da araştırılmadığını,. senetlerin verildiği iddia edilen şirketin davacının oğluna ait olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif üyeliğinden çıkma payı alacağına ilişkin olarak açılan alacak davasıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun (1163 sayılı KK) 10. maddesinde düzenlendiği üzere; “Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödenmesine dahi hüküm ana sözleşmeye konulabilir.” Kooperatiften çıkma hakkını kullanan veya çıkartılan ortak, "ayrılma payı" alır. Ayrılma payının “asgari” miktarı, pay sahibinin sermayeye katılma borcu için ödemiş olduğu bedeldir. Fakat ana sözleşmelerle, buna ek olarak, ortakların veya mirasçıların kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden oluştuğu düzenlenebilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanır. Kanundaki "yedek akçe" kelimesi sadece kanuni yedek akçelere inhisar ettirilmelidir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2010, s.887). Ayrılma payının nasıl belirleneceği, Kooperatifler Kanunu’nun 17. maddesi ve örnek (tip) ana sözleşmenin 15. maddesinde düzenlenmiştir. Kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep edebilir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay süre geçtikten sonra bu hak talep edilebilir. Kooperatifler Kanununun 17. maddesi hükmü aynen “Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortakların kendilerinin yahut mirasçılarının kooperatif varlığı üzerinde hakları olup olmadığı ve bu hakların nelerden ibaret bulunduğu ana sözleşmede gösterilir. Bu haklar, yedek akçeler hariç olmak üzere, ortağın ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır." Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; kooperatif kayıt ve belgelerinden yevmiye defteri kayıtlarına göre davacının toplam 192.400,00 TL ödeme yaptığı, genel gider payları düşüldükten sonra kooperatiften 189.587,00 TL. olarak tespit edildiği belirtilmiş ise de anılan iş bu rapor denetime elverişli, hükme esas alınacak mahiyette düzenlenmemiştir. Davacı tarafından yatırıldığı iddia olunan üye aidatlarının açık ve net bir şekilde somut verilerle açıklanması gerekmektedir. Buna göre, davacının üye olduğu dönemler belirlenerek üye olduğu tarihten itibaren Genel Kurul kararı gereğince ödemesi gereken aidat miktarının tespiti gerekmektedir. Gerek kooperatif kayıtları ve gerekse davacı tarafça sunulacak banka havale makbuzları, kooperatiften sadır olmuş tahsilat makbuzları da değerlendirilmek suretiyle yapılan ödemelerin ve varsa toplu ödemeler belirlenerek davacının yapmış olduğu ödemelerin kooperatiften ayrıldığı yıl bilançolarına göre davacının hissesine düşen gider miktarı da hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın açıklanmak suretiyle oluşacak sonuç dairesinde davacının alacağının bulunup bulunmadığı ve bulunuyor olması halinde miktarı denetime elverişli rapor ile açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu durumda mahkemece kooperatifin defterleri, kayıt ve belgeleri ile dosyada bulunmayan banka hesap ekstreleri, tahsilat makbuzları ve muhasebe fişleri de getirtilerek tüm bu kayıtlar üzerinde bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak davacının çıkma payının hesaplanması gerekir. Anlatılan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/(1).a.6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre taraf vekillerinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile: HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince, Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2022 tarih, 2021/447 E., 2022/232 K. sayılı KARARIN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-)Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/72, K. 2026/169, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-72-e-2026-169-k-f574fb696b52