Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/381 E. 2026/1235 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/381
Karar No
2026/1235
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/381 - 2026/1235

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/381 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1235

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/247 E - 2023/906 K

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; davalı tarafından, 17/03/2023 tarih 200.000,00 TL bedelli çek ile ilgili olarak Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/34 D. İş sayılı dosyası kapsamında, müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı talebinde bulunulduğunu ve ilgili mahkemece talebin kabulüne karar verilmesine müteakip müvekkili şirketin tüm banka hesaplarına, gayrimenkullerine, araçlarına, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ve posta çek hesabına haciz koyulduğunu, ancak söz konusu icra takibine dayanak çek ile ilgili olarak Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/2 Esas sayılı dosyası nezdinde "Kıymetli Evrak İptali (Çekin İptali)" konulu dava bulunması, bu dosya kapsamında çek üzerinde ihtiyati tedbir kararı ve ödeme yasağı bulunması, ayrıca alacaklıya da müvekkilinin herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulması için işbu davayı açma zorunluluğu hâsıl olduğunu belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte olursa uygun görülecek bir miktarla icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile Ankara 20. İcra Müdürlüğünün 2023/6513 E. sayılı icra takibinin iptaline ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/381 E. Sayılı dosyasına sunulmuş olan ... Elektrik Kablo Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi .............31/12/2022 tarihli ifadesinde taşınması yasak ve sakıncalı gönderi olmasına rağmen birden fazla çekin farklı kargo firmalarının farklı şubelerinden kendisine gönderildiğini ve her nasılsa farklı tarihlerde kayıp çeklerin olduğu kargoları hiçbir surette kontrol etmeden sağlam şekilde teslim aldığına dair kurye tutanağını imzaladıktan sonra çeklerin çalınmış olduğunu öğrendiğini beyan ettiğini, müvekkilinin dava konusu çeki kötü niyetle iktisap ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; dosya kapsamında, davalının çekleri kötüniyetli olarak ele geçirdiği veya ağır kusurunun bulunduğuna dair delil sunulamadığından davalının iyiniyetli olduğunun kabulü gerektiği, davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, 6102 sayılı TTK’nın 686. maddesi hükmüne göre, bu hususta, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olmasının yeterli olduğu, dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmadığı gibi, ciro silsilesinde ismi geçen lehtar ve cirantaların kaşe ve imzalarının sahte olduğunun tespiti bile davalının yetkili hamil olduğu gerçeğini değiştirmeyeceği, çekin rıza dışı elden çıkması halinde ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerektiği, çek üzerindeki ciro silsilesi şeklen tam olup, davalının yetkili hamil olduğunun anlaşıldığı, davalının çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispat yükü davacıda olup, bu hususun kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili; mahkemenin karara ilişkin hukuki nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, çekin iptalinin talep edildiği ve mahkemece ihtiyati tedbir kararı verildiğini, buna rağmen çek üzerinde işlem yapılma girişimleri bulunması nedeniyle lehtar ... Elektrik Kablo San..Ltd. Şti tarafından şikayetçi olunduğunu, davalı taraf ve ciro silsilesinde yer alan diğer şirketler arasındaki temel ilişkinden bir alacak hakkı doğmadığını, dolayısıyla kambiyo senedinin alacağının istenmesi ve tahsili halinde davalı tarafın sebepsiz zenginleşeceğini, bu nedenle müvekkilinin kambiyo taahhüdünü davalıya karşı yerine getirme zorunluluğunun bulunmadığını, sahtecilik iddiası mutlak defi olduğundan herkese karşı ileri sürülebileceğini, dava konusu çekteki imzanın sahte olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya ve takibe konu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan33192 e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/381, K. 2026/1235, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-381-e-2026-1235-k-592084555010