Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/413 E. 2026/1301 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/413
Karar No
2026/1301
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/413 - 2026/1301

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/413 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS KARAR NO : 2026/1301 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2021/711 E 2023/550 K

DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 06/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 04/11/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/03/2021 tarihinde davalı şirketten Audi A3 marka sıfır km araç satın aldığını, aracın 15/03/2021, 01.04.2021, 10.08.2021 ve 17.08.2021 tarihlerinde arıza nedeniyle servise götürüldüğünü ancak araçtaki sorunlar giderilemediğinden davalıya çekilen 17.08.2021 tarihli ihtarnameyle aracın ayıpsız misliyle değişiminin talep edildiğini, söz konusu hataların aracın orjinalliğini bozduğunu ve fiyatını düşürdüğünü, araçta imalattan kaynaklı gizli ayıp bulunduğunu, sıfır km araçta ortaya çıkan arızaların seyir halinde tehlike yaşatması nedeniyle müvekkilinin güvenle seyahat edemediğini belirterek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arıza olarak ileri sürülen hususların esasında arıza olmayıp erken uyarı sistemi olduğunu, aracın çalışmasına ilişkin problem olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece; araçtaki SOS uyarısının herhangi bir arızadan kaynaklanmadığı ancak davacıda rahatsızlık ve memnuniyetsizlik yarattığı, bu memnuniyetsizliğin de aracın misli ile değiştirilmesini gerektirmediğinden TBK'nın 227/4. maddesi gereğince satış bedelinin indirilmesinin hakkaniyete uygun olacağı, bu bedelin 28/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda 30.000,00 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 2022 yılında çıkan SOS güncellemesinin servise getirilip araca yükletilmediğinden uyarıyı verdiğini, bunun davacının kendi kusurundan kaynaklandığını, davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacı tarafından davalıdan satın alınan araçta üretim hatasından kaynaklanan ayıp olup olmadığı ve bu ayıptan satıcının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; gizli ayıp nedeniyle ayıpsız misli ile değişim istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davacı şirket tarafından davalı şirketten 09.03.2021 tarihinde 399.669,52 TL ödenerek araç satın alınmıştır. Davacı vekili, satın alınan aracın garanti süresi içerisinde üretim hatasından kaynaklanan mekanik ve elektronik arızalar bulunduğunu, gösterge ekranında aralıklarla tekrarlayan SOS uyarısı verdiğini, müteaddit defalar servise götürülmesine rağmen araçtaki sorunların giderilmediğini belirterek aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, satış sözleşmesine konu araçta meydana gelen zararların üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi için iki farklı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, hükme esas alınan makine yüksek mühendisi ve elektrik elektronik mühendisi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinin 28.11.2022 tarihli kök ve 03.03.2023 tarihli ek raporunda; araçta aralıklarla tekrarlayan SOS uyarısı bulunduğu, uyarının güncelleme ile giderilebileceği ancak bu zamana kadar üretici firma tarafından herhangi bir güncellemenin oluşturulmadığı, SOS uyarısının müşteri rahatsızlığına ve memnuniyetsizliğine yol açması nedeniyle dava konusu araçta dava tarihi itibari ile 30.000,00-TL tutarında bir değer kaybı oluşabileceği belirlenmiştir. Mahkeme tarafından araçta bulunan SOS uyarısının, yazılım güncellemesi yapılmak suretiyle giderilebileceği halde üretici firma tarafından bu güncellemenin yapılmamasının davacının araçtan rahatsız ve memnuniyetsiz olmasına neden olduğu, bu durumun aracın misli ile değiştirilmesini haklı kılmadığından bilirkişi raporuyla belirlenen miktarda satış bedelinin indirilmesine dair davanın kısmen kabulüyle bilirkişi raporuyla belirlenen 30.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. TBK'nun 219/1. maddesi; "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur..." hükmünü içermekte, 227. maddesi ise; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1.Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. 2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. 4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." şeklindedir. Toplanan deliller, hükme esas alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi kök ve ek raporuna göre; araçta bulunan SOS uyarısının herhangi bir arızadan kaynaklanmadığı, güncelleme ile giderilebileceği ancak üretici firma tarafından herhangi bir güncelleme yapılmadığından davacıda rahatsızlık ve memnuniyetsizlik yarattığı, bunun da araçta 30.000,00-TL değer kaybına yol açtığı, mahkemece bu durumun aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini haklı göstermediğinden satış bedelinin indirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden bu yöne ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede ise; her ne kadar mahkemece davanın kısmen kabulüne ve fazlaya ilişkin talebin reddine dair hüküm kurulmuşsa da davada, davacı vekili tarafından TBK'nın 224. maddesinde yer alan seçimlik haklardan biri olan satılanın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesinin istendiği, mahkeme tarafından ise aynı maddenin dördündü fıkrası gereğince diğer seçimlik haklardan satış bedelinin indirilmesine karar verilerek dava tamamen kabul edilmesine rağmen kararın hüküm fıkrasında hata yapılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün yargılama giderlerine ve vekalet ücretine ilişkin kısmı korunarak esasına ilişkin kısmı yönünden yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/711 Esas, 2023/550 Karar ve 06/10/2023 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE, 3-a)Davanın KABULÜ İLE; 30.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Kabul edilen 30.000,00TL üzerinden hesaplanan 2.049,30 TL karar ve ilam harcının 59,30 TL peşin harç, 6.825,36 TL tamamlama harcı toplamı 6.884,66 TL harçtan düşümü ile artan 4.835,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, c)Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç, 6.825,36 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.943,96 TL harçtan, davacıya geri verilmesine karar verilen 4.835,36 TL harcın düşümü ile kalan 2.108,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, e)Davacının karşıladığı 131,50 TL posta gideri, 6.900,00 TL bilirkişi ücreti, 571,90 TL keşif harcı olmak üzere toplam 7.603,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f)Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 30.000,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, g)Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere, 06/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Üye ¸e-imza

Katip ¸e-imza

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/413, K. 2026/1301, T. 06.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-413-e-2026-1301-k-ab7e62f5f7a2