İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/776 E. 2026/589 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/776
- Karar No
- 2026/589
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/776 Esas KARAR NO : 2026/589
DAVA : Misli İle Değişim (Ticari Satımdan Kaynaklanan ) DAVA TARİHİ : 29/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Misli İle Değişim (Ticari Satımdan Kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 18/04/2023 tarihinde davalı şirketten, işlerinde kullanmak amacıyla ... renginde ... marka bilgisayar satın aldığını, davalı ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin dava konusu bilgisayarı ticari amaçla satın aldığını, satın alınan ... seri numaralı ... marka ... bilgisayarın garanti süresi içerisinde bir çok kez arıza yapması sebebiyle 28/03/2025 tarihinde yetkili servis sağlayıcısına tamir amacıyla teslim edildiğini, Müvekkili şirket tarafından bilgisayarın şikayetleri belirtilip tamiri için 28/03/2025 tarihinde teslim edilmişse de servis teslim formundan görüleceği üzere bilgisayarın tamirinin 21/05/2025 tarihinde sonlandırılmış olup mezkur bilgisayarın 55 gün boyunca tamirde kaldığını, bilindiği üzere malın tamir süresinin, 20 iş gününü geçemeyeceğini, bu süre mala ilişkin arızanın servis istasyonuna, servis istasyonunun olmaması durumunda, malın satıcısı, bayü, acentesi, temsilciliği, ithalatçısı veya imalatçısı-üreticisinden birine bildirim tarihinden itibaren başladığını, Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik gereğince; onarım hakkı kullanılmasına rağmen malın tamiri için gereken azami sürenin (20 iş günü) aşılması halinde, malın ücretsiz değiştirilmesi, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebileceğini, azami tamir süresinin çokça uzun bir süre aşılmasının yanı sıra müvekkili şirketçe servis teslim formunun incelendiğini, bilgisayarda "anakart" değişimi yapıldığının da görüldüğünü, zira bunca zamandır bilgisayarın sürekli arızalanması ve yaşanan problemlerin düzeltilememesinin sebebinin de bilgisayarın anakartında bulunan gizli ayıp olması olduğunu, satıcının alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olacağını, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğunu, dolayısıyla satıcının bu ayıplara karşı da sorumluluğunun bulunduğunu, Müvekkili şirket tarafından bilgisayarın tamir süresinin azami tamir süresini aşması ve de tamirden dönmesine rağmen arızaların devam etmesi sebebiyle 23/05/2025 tarihinde davalı şirkete bilgisayarın bedelinin iadesi yapılmasının” veya yenisiyle değiştirilmesinin talebinin gönderildiğini, Davalı şirket tarafından müvekkilinin talebine cevaben ... numaralı kayıt oluşturulduğu şeklinde dönüş yapıldığını, ancak müvekkilinin tüm taleplerine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, hali hazırda ürünün yenisiyle değişimi yapıldığını veya ödediği bedelin kendisine iade edilmiş olmadığını, bu nedenle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, her ne kadar müvekkilinin işbu davaya konu bilgisayar bedelinin iadesi veya bilgisayarın ayıpsız misli ile değişimi hususunda Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi doğrultusunda arabulucuya başvurulmuşsa da, taraflar arasındaki anlaşmazlık çözüm yoluna bağlanamadığını, anlaşma sağlanamadığını beyan ederek; bilgisayarın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesi, bunun mümkün olmaması halinde bilgisayarın satış bedeli olan 36.299,00 TL'nin iade: bedel iadesi yapılması halinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiz işletilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 18/04/2023 tarihinde müvekkili olduğu şirket'in e-ticaret Mağazasından ... renginde ... marka bilgisayar marka ve model ürün satın aldığını, arılanması sebebiyle ilk ve tek kayıt olan 28/03/2025 tarihinde Müvekkili Şirket'in davacının ürünü mağazasına getirdiğini, müvekkili şirketin ürünü teslim alarak servise gönderdiğini, onarımının yapılarak Müvekkili Şirket'e gönderildiğini, bunun üzerine davacının ürünü tam ve çalışır vaziyette Müvekkil Şirket'ten teslim aldığını, Davacı tarafından 28/03/2025 tarihinde "...... pay ekran parlaklığında titreme oluyor SSD dolu iken ekran titriyor..." belirtilerek yetkili teknik sen başvurulduğunu, ilgili cihazın işbu başvuru neticesinde yetkili servis tarafından detaylıca incelendiğini, söz konusu incelemeler neticesinde cihazın ana kartı değiştirildiğini, ürün onarımı sonrası eksiksiz ve kusursuz hale getirilerek davacıya teslim hale getirtildiğini, Müvekkili Şirketin bu hususta iyi niyetli hareket ettiğini, Müşteri Memnuniyetini sağlamak için bütün gerekli işlemleri gerçekleştirdiğini, bir an için ürünün Müvekkili şirket'in üzerine düşen sorumululuğu yerine getirmediği ihtimalinde dahi, davacı tüketici olmadığından tüketicinin korunması hakkında kanun ve garanti belgesi yönetmeliği kapsamında ileri sürebileceği herhangi bir hakkı bulunmadığını, bu nedenle, var olmayan bir haktan ileri gelen zarar, tazminat vb. söz konusu ithamların müvekkili şirkete yöneltilmesinin mümkün olmadığını, Davacı bir tacir, huzurdaki dava da bir ticari satıştan ileri gelen ticari dava olduğundan, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ("TTK") yer alan satış ve mal değişimini düzenleyen hükümlerin uygulanabileceğini, Davacının ürünü onarım için Müvekkili Şirket'e getirdiğini, Müvekkili Şirketin anakart değişimi yaptığını, ürünü tam ve kullanıma hazır bir biçimde Davacıya teslim ettiğini, Davacının TTK m.23/1-c uyarınca ürünü teslim aldığı günden itibaren 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve eğer bu üründe ayıp orijinal olmayan parça takılmasından kaynaklı hasar vb. tespit ederse satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlü olduğunu, somut olayda Davacının parça değişimi sonrası bu ürünü 2 yıl boyunca sorunsuz kullanmasına rağmen Müvekkili Şirket'e hiçbir başvurusu olmadığını, ancak yasal garanti süresi bitimine 2 hafta kala başvuru yaptığının tespit edildiğini, bir an için Davacının tüketici sıfatına haiz olduğu düşünülse dava konusu ürünün ayıplı olmayıp, davacıya sorunsuz bir şekilde teslim edildiğini, Davacının dava konusu ürünü arızalanana kadar 2 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde kullandığını, Tüketicinin kanundan doğan seçimlik haklarını ancak ürün ayıplı ise kullanabildiğini, dava konusu üründe herhangi bir ayıp bulunmaz iken, ilgili Kanun uyarınca seçimlik hakların kullanmasının hukuka uygun olmadığını, ürün alındıktan sonra sorunsuz bir şekilde kullanıldığını, teslim tarihinde var olmayan arızalar bakımından ayıba karşı sorumluluğun bulunmayacağını, dolayısıyla cihazın ayıplı olmasından bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, bir malın ayıplı sayılabilmesi için belirli koşulların bir arada gerçekleşmiş olması gerektiğini, buna göre hasarın geçtiği anda, yani malın tüketiciye teslimi anında satılan ayıplı olması gerektiğin, burada önemli olanın ayıbın ortaya çıkma anı olmadığını, ayıp sonradan ortaya çıkmış olsa bile, teslim tarihinde söz konusu ayıbın malda var olması gerektiğini, ayıbın önemli olması gerektiğini, alıcının satın alma esnasında ayıbın varlığını bilmemesi gerektiğini, sorumluluğun kaldırılmamış olması gerektiğini, yukarıda tek tek sayılan dört koşulun birlikte varlığı halinde dava konusu cihazın ayıplı olduğundan bahsedilebileceğini, 6502 Sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca, ayıplı malın tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olduğunu, ilgili maddeye göre, cihazda teslim anında var olmayan, ayıp niteliğinde bulunmayan ve sonradan ortaya çıkan arızalar ayıp kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, 6502 sayılı Tüketici Kanunu'nun 8. maddesinde ayıplı malın “...Tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşmaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerden biri veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.” ifadeleriyle tanımlanmış olup, dava konusu ürünün işbu tanımlamada belirtilen eksiklik yahut aksaklıklardan hiçbirini ihtiva etmediğini, ayıplı malın tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olduğunu, bir malın ayıplı sayılabilmesi için, söz konusu ayıbın teslim anında var olması gerektiği esası kabul edildiğini, bu itibarla üründe teslim anında var olmayan ve ayıp niteliğinde bulunmayan, sonradan ortaya çıkan arızalar "ayıp" kavramı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini, bu doğrultuda dava konusu ürünün işbu tanımlamada belirtilen eksiklik yahut aksaklıklardan hiçbirini ihtiva etmediğini, dolayısıyla dava konusu ürün ayıplı olmadığından, davacının ürünün değişimini, mümkün değil ise bedelinin tarafına iadesini talep etme hakkı bulunmadığını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava, Misli İle Değişim (Ticari Satımdan Kaynaklanan ) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafça, davalı taraftan satın alınmış bilgisayarın, azami tamir süresinin aşıldığı ve gizli ayıp bulunduğu iddiası ile dava konusu bilgisayarın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini, aksi halde bilgisayar için ödenmiş 36.299,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. TBK 212. maddesi uyarınca, satıcının temerrüdü halinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin hükümler uygulanır. TBK 112. maddesi uyarınca, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararlarını gidermekle yükümlüdür. TBK 219. maddesi uyarınca, satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumludur. TBK 223/1.maddesi gereğince alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir durum görür ise bunu uygun bir süre içinde bildirmekle yükümlüdür, TBK 227. maddesi gereğince satıcının, satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı; satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep etme hakkı vardır. Alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinden indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise, alıcı, ancak sözleşmeden dönme ve satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesini talep edebilir. TTK 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değil ise alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda TBK 223.maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK 223/2.maddesi gereğince alıcı, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Dosya kapsamında alınan 30/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; cihazın çalışır durumda olduğu ve herhangi bir donanımsal arıza tespit edilmediği, dosyada mevcut servis fişine göre cihaz 28/03/2025 tarihinde servise teslim edildiği, sonrasında 22/05/2025 tarihinde servisten teslim alınmış olduğu ve tamir süresinin 55 gün olarak gözüktüğü, davaya konu cihazın servise teslim edilme nedeni olan şikâyete konu arızanın nedeniyle ana kart değişimi yapıldığı anlaşılmış olup, sonrasında söz konusu arızanın cihazın işleyişi bakımından devam ettiğini gösteren teknik bir bulguya rastlanmadığı, cihazda herhangi bir arıza tespit edilmemesi nedeniyle süre konusundaki değerlendirmenin Mahkememize ait olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ticari satımdan kaynaklanan somut uyuşmazlıkta tacir olan davacı yönünden Tüketici Kanununun uygulanamayacağı, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nun 23 ve 6098 sayılı TBK'nun 219 v.d maddesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, dava konusu cihazın 18/04/2023 tarihinde davalı taraftan satın alındığı, cihaza ilişkin tek bir servis formunun mevcut olduğu, bu servis işleminde de cihazın anakartının değiştirildiği, servis işlemi sonrasında davacı tarafından 22/05/2025 tarihli mail ile ürünün değişim talebinin davalının müşteri hizmetleri mail adresine iletildiği, bilirkişi tarafından yapılan incelemede cihazın açıldığı, ... işletim sisteminin normal şekilde çalıştığı, temel kullanım fonksiyonlarını yerine getirdiği ve kullanımını engelleyecek nitelikte herhangi bir durum gözlemlenmediği, yapılan ... ... testinde herhangi bir donanımsal arıza tespit edilmediği, gerçekleştirilen ekran incelemelerinde şikâyete konu ekran titremesi bulgusuna rastlanmadığı ve cihaz üzerinde aktif bir arıza tespit edilemediği, davacı tarafça cihazın arıza bildirimi ile yetkili servise götürüldüğü dosya kapsamı ile sabit olup, davalı tarafça da onarılması gerektiğinin tespit edildiği, yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca arıza bildirimi ayıp ihbarı niteliğinde olduğundan somut olayda arıza bildirimi ile ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, 6102 Sayılı TTK'nın 23/1. maddesinin göndermesi ile 6098 Sayılı TBK'nın 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının sayılan seçimlik haklardan birini kullanabileceği, buna göre alıcının satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, ücretsiz onarım isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarının olduğu, aynı maddenin dördüncü fıkrasında da alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde durum bunu haklı göstermiyorsa hakimin satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceğinin düzenlendiği, dava konusu cihazda yasanın tanımladığı ayıpsız misli ile değişimini gerektirir mahiyette tekrarlayan/ giderilemeyen ve cihazdan faydalanmayı ortadan kaldıran bir kusur/ayıp/ gizli ayıp veya üretim hatası olup olmadığı ve davacının seçimlik hakkını kullanma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği yönünden yapılan değerlendirmede ise bilirkişi tarafından saptandığı üzere dava konusu cihazın servise teslim edilme nedeni olan şikayete konu arıza nedeniyle ana kart değişimi yapılmak suretiyle giderildiği, davacı tarafından cihazın tamirden döndükten sonra arızaların devam ettiği iddia edilmiş ise de, bilirkişi incelemesi ile söz konusu arızanın cihazın işleyişi bakımından devam ettiğini gösteren teknik bir bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, davacının ücretsiz onarım hakkını kullandığı, cihazın garanti süresi içerisinde tekrar arızalanması veya tamiri için gereken sürenin aşılması veya tamirinin mümkün bulunmadığının anlaşılması halinde diğer seçimlik haklarının kullanılabileceği, cihazdaki arızanın giderilmiş olması dikkate alındığında bu nedenle misli ile değişiminin de mümkün olmayacağı, davacının talebinin yerinde olmadığı (Benzer yöndeki kararlar için bkz. Yargıtay 19. H.D'nin 07/10/2015 tarih ve 2015/1108 esas, 2015/12232 karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/01/2020 tarih ve 2017/19-1637 esas, 2020/13 karar, İstanbul BAM 44. H.D'nin 08/07/2021 tarih ve 2020/300 esas, 2021/795 karar sayılı ilamları) sonuç ve kanaatine varılarak; davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 736,56-TL harçtan mahsubu ile artan 4,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 36.299,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının HMK m.333 hükmü gereği ilgilisine İADESİNE, 7-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince Miktar İtibari İle Kesin Olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır