İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/721 E. 2026/534 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/721
- Karar No
- 2026/534
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/721 Esas KARAR NO : 2026/534 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİH : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ili ... ilçesi ... mahallesinde ... ... Market isimli iş yerini işlettiğini, ... ayında davalı şirketin belirli miktarda ürün siparişi verilmesi halinde ... ... marka cihazın, promosyon olarak hediye edileceğini bildirmesi üzerine müvekkilinin davalı şirketten ... adet ... içecek siparişi verdiğini, davacının sipariş ettiği ürünlerin iş yerine getirildiğinde önce davacıya ... , ... , ... ... tarihli 5 adet senet imzalatıldığını, daha sonra promosyon olarak verileceği bildirilen cihazın teslimi yapılırken müvekkilinin cihazın faturalandırma işlemlerinin nasıl yapılacağını sorduğunda davalı şirket personelinin teslim edilecek cihazın faturasının davalı şirket adına düzenlendiğini bildirdiğini, başkası adına olan faturalı cihazın kullanımının davacının hukuki/cezai sorumluluğuna yol açabileceği düşüncesiyle müvekkilinin telefonu ve sipariş ettiği ürünleri istemediğini, davalı şirket ile alışveriş yapmayacağını bildirdiğini, ancak şirket personeli tarafından getirilen ürünlerin ve ... ... marka cihazın iade alınmamış ve apar topar iş yerinden ayrıldığını, müvekkilinin teslim edilen ürünlerin iade alınmasını talep ettiğini, ancak davalı şirket tarafından ürünlerin teslim alınmadığını ve ... tarih ve ... numaralı faturanın tanzim edildiğini, müvekkilinin bu faturayı iade ettiğini, ancak davalı şirketin bu defa ... Tarih ve ... numaralı faturayı düzenlediğini, müvekkilinin Antalya ... . Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile ürünlerin iade alınmasının ve senetlerin iade edilmesinin ihtar edildiğini, ancak taleplerinin karşılanmadığını, ... tarihli ve ... TL bedelli bononun Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiğini belirterek ... vade tarihli ... TL bedelli senedin, ... vade tarihli ... TL bedelli iki adet senedin, ... vade tarihli ... TL bedelli toplam 4 adet senet yönünden tedbiren icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, ... vade tarihli ... TL bedelli senet yönünden ise Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyasında tahsil edilecek meblağın davalı şirkete ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin söz konusu senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının belirli bir sipariş üzerine müşterilerine cep telefonu hediye edileceğini belirttiğini, malların iadesine ilişkin ihtarnamenin müvekkiline ulaşmadığını, davacının hem ürünleri, hem de hediye telefonları teslim aldığını, promosyon ürünlerinin davacı adına fatura edilmesini gerektirir bir durumun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davalı vekili tarafından e-fatura, teslim tutanağı, fiş delil olarak sunulmuş, mahkememizce ihtarname ve tebliğ mazbatası getirtilmiş, icra dosyası ile mahkememiz dosyası ilişkilendirilmiş, gelen yazı cevapları dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır. Dava, menfi tespit davasıdır. Dava konusu Antalya Genel İcra Dairesi’nin .../.. Esas esas sayılı dosyasının uyap sisteminden incelenmesinde; bono alacağından kaynaklı olarak toplam ....-TL asıl alacağın tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça, taraflar arasında alım satım ilişkisi nedeniyle davaya konu bonoların imzalanarak davalıya verildiği ancak, Antalya ... . Noterliğinin ... Tarih ve ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesi ile "davalı şirket tarafından düzenlenen fatura içeriğini kabul etmediğini, iş yerine bırakılan ürünlerin iade alınmasını, ... Tarihli ve ... - ... - ... - ... tarihli 5(beş) adet senedin iadesinin yapılmasını..." ihtar ederek sözleşmeden caydığının ve senetlerin iadesinin davalıya bildirilmesine rağmen, davalı tarafından sözleşmeden dönmenin kabul edilmediği, satış sözleşmesinin feshini gerektirir bir durum bulunmadığı, satıma konu malların davacıya teslim edildiği, davacının iddialarının yerinde olmadığı savunularak, davanın reddi istenmiştir. Satış sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nin 207. Ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, 6098 sayılı TBK'nun 207.maddesinde;"Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir." şeklinde düzenleme yapıldığı, TBK'nun 212.maddesinde satıcının temerrüdüne, TBK'nun 219.vd.edenen maddelerinde satıcının ayıptan sorumluluğuna, TBK'nun 232.maddesinde alıcının borçlarına, TBK'nun 235.maddesinde alıcının temerrüdüne, TBK'nun 136.maddesinde ifa imkansızlığına, TBK'nun 138.maddesinde aşırı ifa güçlüğüne ilişkin düzenlemelerin yapıldığı, davacı ile davalı arasında sözlü alım satım sözleşmesinin kurulduğu , davalının mal teslim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacının sözleşmeyi feshetmesinin haklı bir nedene dayanmadığı gibi ifa imkansızlığı ve aşırı ifa güçlüğü şartlarının da bulunmadığı, (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin 21/12/2017 tarih ve 2017/565 Es.2017/1450 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) yine davacının iradesinin sakatlar bir durumun olmadığı, davacının satın aldığı mallara ilişkin ayıp iddiasında da bulunmadığı, bu nedenle sözleşmeden dönme hakkının da olmadığı, (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 10/12/2015 tarih ve 2015/4998 Es.2015/1663 Kar. Sayılı ilamı, benzer doğrultudadır.) anlaşılmakla imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu bonolar yönünden davacı borçlu olduğundan, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli ... .-TL harcın peşin alınan ... .-TL harcın mahsubu ile bakiye ... .-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... .-TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat KAYDEDİLMESİNE, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... .-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.09/06/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)