İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/628 E. 2026/686 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/628
Karar No
2026/686
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/628 Esas KARAR NO : 2026/686

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ülkenin çeşitli şehirlerinde toptan ve perakende satış yapılan alışveriş merkezleri işlettiğini, davalı ile aralarında süregelen ticari ilişki ve cari hesap sözleşmesi bulunduğunu, davalının sipariş ettiği ürünlerin eksiksiz ve zamanında teslim edildiğini, buna karşılık mal bedellerinin ödenmemesi nedeniyle cari hesap bakiyesinin oluştuğunu, bakiye alacağın tahsili amacıyla ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasıyla 225.014,94 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmamayla sonuçlandığını ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk son tutanağının kapsamında belirsizlik bulunduğunu ve yetki itirazlarını, esasa ilişkin olarak ise faturanın ve tek taraflı cari hesap ekstresinin tek başına borç doğurmayacağını, malların teslim ve kabulünün yetkili imzalı belgelerle ispatlanamadığını, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından ilişkinin açık hesap niteliğinde olduğunu, hesapta iade ve mahsup kayıtlarının (09/10/2024 tarihli 90.575,39 TL kredili satış iadesi) bulunduğunu, alacağın likit olmadığını ve icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLER; Dava, TTK’nın 4. maddesi kapsamında ticari dava olup, uyuşmazlığın niteliği gözetilerek basit yargılama usulüne göre görülmüştür. Taraflarca dilekçeler ile bildirilen deliller toplanmış, 14/01/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat aşamasına geçilmiştir. Taraflara ticari defter ve belgelerini bilirkişi inceleme günü olan 30/01/2026 tarihinde ibraz etmeleri, ibraz etmemeleri halinde HMK’nın 220/3. ve 222. maddeleri ile TTK’nın 83. maddesi uyarınca doğacak sonuçlar ihtar edilmiştir ... 25. İcra Müdürlüğü’nün .. Esas sayılı takip dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu’nun ... büro, ...arabuluculuk numaralı dava şartı arabuluculuk son tutanağı, davacı tarafça sunulan cari hesap ekstresi, e-faturalar, e-irsaliye ve teslim belgeleri, müşteri bilgi formu, cari hesap sözleşmesi ve davacının e-defter berat suretleri dosya arasına alınmıştır. Mali müşavir bilirkişi ...’ten alınan 14/06/2026 tarihli rapor taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekili raporda tespit edilen alacak miktarının davacı lehine olduğunu belirterek davanın kabulünü, e-defter XML kayıtlarının doğrulanması gerekli görülürse ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili ise 03/07/2026 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz ederek yeni bir heyetten rapor alınmasını, aksi halde ek rapor düzenlenmesini istemiştir. Davalı tarafın dava konusu faturalara ilişkin defter, cari muavin, ödeme veya iade belgesi sunmadığı, inceleme gününe katılmadığı rapordan anlaşılmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Uyuşmazlık, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, TTK’nın 5/A maddesi uyarınca para alacağına ilişkin bu ticari davada arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Dosyadaki son tutanağa göre davacı 17/06/2025 tarihinde arabulucuya başvurmuş, 10/07/2025 ve 01/08/2025 tarihli oturumlar yapılmış ve taraflar anlaşamadıklarından süreç 01/08/2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanmıştır. Tutanağın konusu, ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı ve fer’ileri olup, dava konusu ile birebir aynıdır. Tutanak davalı vekili tarafından da e-imza ile imzalanmıştır. Dava 18/08/2025 tarihinde, yani son tutanaktan sonra açılmıştır. Bu nedenle dava şartı arabuluculuğa ilişkin davalı itirazı yerinde görülmemiştir. Yetki itirazı yönünden; davalı şirketin merkez adresi ... ili ... ilçesi olup, genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. İİK’nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali davası da icra takibinin yapıldığı yer olan İstanbul’da görülebilir. Mahkememiz bu yer mahkemesi olup yetkilidir. Davalı, hangi mahkemenin yetkili olduğunu bildirmediği gibi yetki sözleşmesine dayandığını da somutlaştırmamış, yetki itirazını yalnızca saklı tutmuştur. Yetki itirazı bu sebeple de yerinde bulunmamıştır. Takip 08/04/2025 tarihinde başlatılmış, davalı ödeme emrine 13/04/2025 tarihinde itiraz etmiş itiraz sonrası takip durmuş ve dava 18/08/2025 tarihinde İİK’nın 67. maddesindeki bir yıllık süre içinde açılmıştır. Ödeme emrine itiraz da yedi günlük süre içinde yapılmıştır. Davacı, davalıya sattığı ve teslim ettiği mallara ilişkin beş adet e-fatura bedelinden oluşan cari hesap bakiyesinin ödenmediğini ileri sürmektedir. Davalı ise teslim ve ifanın ispatlanamadığını, ilişkinin açık hesap niteliğinde olduğunu ve iade ve mahsupların gözetilmediğini savunmaktadır. İspat yükü HMK’nın 190. maddesi uyarınca iddiasını dayandırdığı olguları ispatla yükümlü olan davacıdadır. Dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispat ettiği sonucuna varılmıştır. Takibe dayanak ... (14/08/2024, 156.723,63 TL), ... (15/08/2024, 117.162,53 TL), ... (22/08/2024, 32.945,81 TL), ... (24/08/2024, 7.662,17 TL) ve ... (24/08/2024, 1.096,19 TL) numaralı e-faturaların alıcısı davalı şirket olup, faturalarda davalının unvanı, vergi numarası ve adresi ile irsaliye numara ve tarihleri yer almaktadır. Bilirkişi raporuna göre fatura tutarları cari hesap ekstresi ile tarih, belge numarası ve tutar yönünden birebir uyumludur. TTK’nın 21/2. maddesi uyarınca faturanın içeriğine, kendisine ulaşmasından itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen tacir içeriği kabul etmiş sayılır. Davalı, faturaları süresinde reddettiğini ileri sürmediği gibi, bu yönde herhangi bir ihtarname, bildirim veya yazışma da sunmamıştır; bizzat cevap dilekçesinde faturalara süresinde itiraz edilmediğini kabul eder bir anlatımla bu hususun yalnızca adi karine oluşturduğunu savunmuştur. Bu karineyi çürüten hiçbir delil bulunmamaktadır. Davalının faturalardaki mal ve miktarlara yönelik somut bir itirazı da yoktur. Faturalara konu malların teslimi yönünden dosyaya sunulan e-irsaliye ve teslim belgelerinde fatura ile aynı irsaliye numara ve tarihlerinin bulunduğu, belgelerin “teslim alan” bölümlerinde imza ve el yazısıyla teslim alan adının yer aldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki müşteri bilgi formu ve cari hesap sözleşmesinde davalı şirketin kaşesi ve imzası yer almakta, sözleşmenin 12. maddesinde taraflar arasındaki hesap uyuşmazlıklarında davacının defter ve kayıtlarının esas alınacağı, bu kayıtların delil sözleşmesi niteliğinde olduğu düzenlenmektedir. Davalı, bu belgelerdeki kaşe ve imzaları inkar etmemiş, irsaliyelerdeki imzaların kendi çalışanına ait olmadığını da somut olarak ileri sürmemiştir; davalının sözleşme ve irsaliye aslının ibrazını istemesi inkar yerine geçmez. Ticari hayatın olağan akışı gereği, işletmeye sipariş verilen malların işletme adresine teslim edilip işletme personeli tarafından teslim alınması mutad olup, davalının sipariş vermediğine, malı almadığına veya teslim edilen malı iade ettiğine ilişkin hiçbir iddia ve delili bulunmamaktadır. Bilirkişinin imzanın davalı yetkilisine ait olup olmadığını mahkemenin takdirine bırakması bir eksiklik değil, bunun hukuki değerlendirme gerektiren bir husus olması nedeniyledir ve bu değerlendirme mahkemece yukarıdaki biçimde yapılmıştır. Teslim olgusu böylece fatura, irsaliye, sözleşme ve davalının davranışı ile birlikte ispatlanmıştır. Cari hesap sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olup olmadığı veya ilişkinin açık hesap niteliğinde sayılması gerekip gerekmediği sonuca etkili değildir. Dosyada kaşe ve imza taşıyan yazılı sözleşme bulunmaktadır; ilişkinin açık hesap olarak kabulü halinde dahi alacak, TBK’nın 207. maddesi uyarınca satım bedeli olarak fatura, irsaliye ve cari hesap kayıtları ile ispatlanmıştır. Davalının, hesapta tüm dönem hareketlerinin incelenmesi gerektiği savunması da yerinde değildir; çünkü takip konusu alacak, belirli beş faturadan ve tek iadeden oluşan hesap hareketine dayanmakta, davalı hangi ödemenin yapıldığını, hangi iade veya mahsubun dikkate alınmadığını açıkça belirtmemiş ve bunlara ilişkin bir belge de sunmamıştır. Davalının iade ve mahsup savunması bakımından, 09/10/2024 tarihli ... numaralı 90.575,39 TL tutarlı kredili satış iadesinin davacı tarafından takipten önce cari hesapta alacaktan düşüldüğü ve takibin bu indirim yapılmış net bakiye olan 225.014,94 TL üzerinden başlatıldığı bilirkişi raporu ve ekstre ile sabittir (315.590,33 TL fatura toplamı - 90.575,39 TL iade = 225.014,94 TL). Davalının bu iade dışında ödeme dekontu, çek, makbuz, iade faturası veya mutabakat belgesi sunamaması nedeniyle başkaca bir indirim kalemi tespit edilememiştir. Davalı, HMK’nın 220/3. maddesi ve TTK’nın 83. maddesi hükümleri ihtar edilmesine rağmen ticari defterlerini bilirkişi incelemesine ibraz etmemiş, inceleme gününe katılmamış, bu nedenle davacı kayıtları ile karşılaştırma yapılamamıştır. Defterlerini ibrazdan kaçınan davalının, defter delilinden vazgeçmiş sayılması ve faturaların ve cari hesabın davalının defterlerinde de kayıtlı olduğuna dair davacı beyanının bu yönden aksi ispatlanamayan bir iddia olarak değerlendirilmesi gerekir. Mahkememiz kararını yalnızca davacı defterlerine dayandırmamış, fatura, irsaliye, sözleşme, cari hesap ekstresi ve davalının defter ibrazından kaçınmasını birlikte değerlendirmiştir. Davacı, takip talebinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. Taraflar tacir olup alacak ticari işten kaynaklandığından 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizi uygulanabilir. Vadeleri 21/08/2024 ile 02/09/2024 arasında olan faturalar bakımından davalı, TBK’nın 117/2. maddesi gereği ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşmüştür. Davacı, sözleşmenin 8. maddesinde yer alan aylık %3 temerrüt faizini talep etmemiş, HMK’nın 26. maddesi gereği talep ile bağlı kalınarak takip talebindeki oranla yetinilmiştir. Bu nedenle asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 oranından başlamak üzere değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. İİK’nın 67/2. maddesi uyarınca itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksız olduğu anlaşılırsa, alacaklının talebi halinde hükmolunan miktarın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir. Tazminata hükmedilebilmesi için alacağın likit olması, yani miktarının yargılama yapılmaksızın belirlenebilir veya borçlu tarafından bilinebilir olması gerekir. Alacağın bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesi, alacağı kendiliğinden likit olmaktan çıkarmaz. Somut olayda alacak, belirli sayıda fatura ve irsaliyeye dayanmakta, davacı takipten önce iadeyi düşerek net bakiyeyi belirlemiş, davalı hesap miktarını davacının kayıtlarından ve kendi kayıtlarından kolaylıkla kontrol edebilecek durumda olmasına rağmen takibin tamamına, borca, faize, cari hesaplara ve faturalara genel nitelikte itiraz etmiş, yargılama sırasında da hiçbir ödeme veya mahsup belgesi sunmamıştır. Alacak bu nedenle likit olup davalının itirazı haksızdır. Davacı icra inkar tazminatı talep ettiğinden, hükmedilen 225.014,94 TL alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatı takdir edilmiştir. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının .... 25. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında yaptığı itirazın iptaline, takibin 225.014,94 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KABULÜ İLE; 1-Davalının ... 25. İcra Dairesinin .. esas sayılı takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin 225.014,94 TL Asıl Alacak üzerinden devamına, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %49,25 ve değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmasına, 3-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 45.002,98 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 15.370,77 TL nispi karar harcının peşin alınan 2.717,63 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 12.653,14 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 3.420,53 TL ( 615,40 TL BVH, 87,50 TL VSH, 2.717,63 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 10.180,00 TL ( 180,00 TL tebliğler ve posta, 10.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/628, K. 2026/686, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-628-e-2026-686-k-82c71d60b028