Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/115 E. 2026/1709 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/115
- Karar No
- 2026/1709
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/115
KARAR NO: 2026/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/09/2022
NUMARASI: 2021/370 Esas - 2022/537 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2019-2020 yıllarında süregelen ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu, bu ilişkide davacının ürettiği alüminyum cephe malzemelerinin üretim ve teslimini yaparken karşı tarafça yapılması gereken ödemelerde aksama olduğunu, yaptığı satışların karşılığını alamayan davacının karşı tarafa bu hususla ilgili takip de başlattığını 20/01/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile bildirdiğini, buna rağmen davalı şirketin bakiye borcu kapatacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu borcu nedeniyle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve yapılan bu takibe itiraz edildiğinden takibin durduğunu, davacı ile davalı şirket arasında kararlaştırılan işin yapılması konusunda davacının üzerine düşeni tam ve eksiksiz yerine getirmişken davalı şirketin söz konusu fatura bedellerinin sadece bir kısmını ödediğini, kalan kısım bakımından herhangi bir ödeme yapmadığını ve haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu iddia ederek; davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin %20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında özetle;Teslim tutanağı ve gönderilen mallardaki hesaplara bakıldığında davalının iddia edilen borcu olmadığı ortaya çıkacağını, hangi malın, hangi faturaya istinaden kesildiğinin belli olmadığını, tonaj hesabı ile gelen mal ve faturalarda tutarsızlık olduğunu, satın alma (sipariş formunda) ne talep ettiklerinin belli olduğunu, davacı firmanın bedeli fazla makbuzlar kestiğini, bu durumun davacı yana bildirildiğini, davacının bunu beyanda düzelteceklerini ifade ettiğini, lakin davalının genelde iade faturaları kestiğini, fatura da irsaliye sevk No:... olan faturanın sağ alt kısmında teslim alan kısımdaki imzanın davalıya ait olmadığını, davalı firmada tek yetkili kişinin ...olduğunu, bu kişi dışındaki imzalara itibar edilemeyeceğini, davacının gönderildiği iddia edilen ve faturalardan bahsederek yolladık dedikleri malları göndermediğini, bunla ilgili çıkışlar, teslim tutanakları ve irsaliye ile firmaların defterleri incelendiğinde anlaşılacağını, davalının, kesilen yanlış makbuzlara iade makbuzu süresinde kestiğini, ayrıca gene 19.000,00 TL lik fatura kestiğini, böyle bir mal hiç gelmediğini, 08.12.2020 tarihli 45.570, 00 TL tutarında ki faturaya itiraz edildiğini savunarak; davanın reddine ve takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... her iki tarafın ticari defterlerinin incelendiği, taraf defterlerinin usulüne göre tutuldukları, Her iki taraf ait ticari defterlerinin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, gerek davacı gerekse davalı ticari defterlerinde davacının davalıdan 65.854,13 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, ticari defterlerin bu miktar itibariyle davacı lehine delil niteliğinde bulunduğu görülmektedir. Taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarındaki (71.220,02 TL-65.854,13 TL =) 5.365,88 TL tutarındaki farklılığın, davacının 18.03.2020 tarih ... seri nolu 4.365,88 TL tutarlı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmasından ve davalının hesabına “genel amaçlı virman”” açıklamasıyla borç kayıt edilen 1.000 TL'nin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, dosya kapsamında davacının, 18.03.2020 tarih ... seri no.lu 4.365,88 TL tutarlı faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine ve fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair belge bulunmadığı, davacı defterlerinde 31.12.2020 tarihinde davalının hesabına borç kayıt edilen 1.000,00 TL'nin neye istinaden davalının borcuna kayıt edildiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunmadığı, dolayısıyla aradaki cari hesaplardaki 5.365,87-TL'lik farka ilişkin davacının mal ve hizmet verdiği ve alacaklı olduğu ispatlanamamıştır. Davacının talep ettiği 45.570,01-TL vade farkına ilişkin, vade farkı faturasının taraflarca itirazlı olduğu, vade farkına ilişkin taraflarca yapılmış bir sözleşme bulunmadığı, vade farkına ilişkin taraflar arasında uygulanan bir teamülün bulunmadığı görülmektedir. Dolayısıyla vade farkına ilişkin davacının kesmiş olduğu bu fatura dolayısıyla alacaklı olduğu hususu ispatlanmamıştır. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin, reddedilen kısım yönünden davacının kötü niyetli olduğuna ilişkin kanaat oluşturacak nitelikte bilgi ve belge bulunmaması sebebiyle şartları oluşmadığından reddine dair ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul- kısmen reddine, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, duran takibin 65.854,13 TL asıl alacak üzerinden yasal faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak olan 65.854,13 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkâr tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafın kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davanın tümden reddi gerektiğini, kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, gerekçeli kararda sadece iki fatura üzerinde durulduğunu, malın teslim edildiğine dair delilin olmadığının hüküm altına alındığını ancak eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, cevap dilekçesinde izah edildiği üzere verilen sipariş listesine göre fazla mal siparişi geçildiğini ancak bu malların gönderilmediğini, sunulan delillerle sabit olduğunu, teslim tutanağı ve gönderilen mallardaki hesaplara bakıldığında müvekkilinin borcu olmadığının açıkça ortada bulunduğunu, hangi malın hangi faturaya istinaden kesildiğinin belli olmadığını, tonaj hesabı ile gelen mal ve faturalarda tutarsızlık olduğunu, satın alma sipariş formunda ne talep ettiklerinin belli olmadığını, faturalarda yüksek görülmekte olduğunu ancak böyle bir mal gelmediği gibi 19.000,00 TL gibi bir bedelin hatalı olduğunun anlaşıldığını, beyanlarının değerlendirilmediğini, davacı firmanın fazla makbuz kestiğini, bu durumun davacı tarafa bildirildiğini, düzelteceklerini beyan ettiğini, müvekkilinin iade faturaları kestiğini, faturada irsaliye sevk no ... olan faturanın sağ alt kısmında yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, tek yetkilinin Arif İçlek olduğunu, müvekkilinin hiçbir alış veriş olmadığını iddia etmediğini, fazla fatura kesilip fazladan bir mal gönderilmediği, bu faturaların hatalı olduğu, haksız fazla bedel istendiğini belirttiğini, kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.
Uyuşmazlık, davacının mahkemenin kabul ettiği alacak yönünden alacak iddiasını ispat edip edemediği, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına birden fazla ticari satım konusu e-fatura düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete.... Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin keşide edildiği, söz konusu ihtarnamede; karşı tarafın düzenlemiş olduğu 14.01.2021 tarihli e-faturaların taraflarına teslim edildiği, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmadığı gibi borcunda bulunmadığının belirtildiği, ayrıca alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığı ifade edilerek e-faturalara itiraz edildiği, davacı şirket tarafından davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 115.790,03 TL cari hesap ile 376,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 116.166,35 TL alacağın tahsili amacı ile 31.12.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe dayanak olarak 18.12.2020 tarihli cari hesap alacağının gösterilmiş olduğu, davalı şirketin icra takibine ve borca itirazda bulunduğu, davacının ise iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların delillerini ibrazı ile birlikte ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.
24.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2020 yılında devam ettiği, davalının 2020 yılına devir eden borcunun 178.130,29 TL olduğu. davacı satıcının 09.01.2020 tarihinden 18.03.2020 tarihine kadar davalı tarafa 8 adet fatura ile 49.089,83 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından 2 farklı tarihte 157.000 TL tutarlı çek aldığı, “genel amaçlı virman” 1.000 TL'nin davalının borcuna kayıt edildiği ve 31.12.2020 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan olan alacağının 71.220,02 TL olduğunun görüldüğü, davalı şirketin kayıtlarında davacı .... Şti.nin, hesap hareketlerinin incelendiği, davalı şirketin incelenen defterlerinde, davacıya ait hesap hareketlerinin incelemesinde; davalının 2020 yılına devir eden borcun 298.130,29 TL olduğu, davacıdan 10.01.2020 tarihinden 10.03.2020 tarihine kadar 7 adet fatura ile 44.723,95 TL alış yapıldığı, bu süreçte davacıya 3 ayrı tarihte çek kananıyla 327.000 TL ödeme yapıldığı, davacıya verilen 1 adet 50.000 TL tutarlı çekin iade alındığı ve 18.12.2020 takip tarihi itibari ile; davacıya olan borcunun 65.854,13 TL olduğunun görüldüğü, davacı şirketin ibraz ettiği 2019 yılı yevmiye defteri ile kebir defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğunun görüldüğü, davacı şirketin ibraz ettiği 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; TTK m.64,66, VUK m.220-226” ve | Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığının görüldüğü, davalının ibraz ettiği, 2020 yılı yevmiye defteri ile kebir defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğunun görüldüğü, davacı alacağı yönünden davacı defterlerine göre 31.12.2020 tarihi itibariyle davacının, davalıdan olan alacağının 71.220,02 TL olduğu, davalı defterlerine göre 31.12.2020 tarihi itibariyle davalının, davacıya olan borcunun 65.854,13 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarındaki (71.220,02 TL- 65.854,13 TL) 5.365,88 TL tutarındaki farklılığın; davacının, 18.03.2020 tarih ... seri nolu 4.365,88 TL tutarlı faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmasından ve davalının hesabına “genel amaçlı virman” açıklamasıyla borç kayıt edilen 1.000 TL'nin davalı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, dosya kapsamında, davacının, 18.03.2020 tarih ... seri no.lu 4.365,88 TL tutarlı faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğine ve fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair belge bulunmadığı, davacı defterlerinde, 31.12.2020 tarihinde davalının hesabına borç kayıt edilen 1.000 TL'nin neye istinaden davalının borcuna kayıt edildiğine dair dosya kapsamında dayanak belge bulunduğu, buna göre, davacının, davalıdan 31.12.2020 tarihi itibariyle 49 adet fatura ile 507.854,13 TL bedelli mal ve hizmet satışı yaptığı, bu süreçte davalından 442.000,00 TL ödeme aldığı ve davacının, davalıdan 65.854,13 TL alacaklı olduğu, davacının 65.854,13 TL alacağına talebe bağlılık ilkesi gereği yıllık %9 ve değişen oranlarda yasal faiz yürütülebileceği belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz ederek, hesaplamaya dahil edilmeyen vade farkı faturasının dosyaya sunulduğunu, raporun bu anlamda hatalı olduğunu, müvekkilinin davalı şirketten takip konusu kadar alacaklı olduğunu iddia ederek ,ek rapor alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili rapora karşı beyan dilekçesinde; davacı tarafın malları kendilerine teslim ettiğine dair bir belge sunulmadığını, cevap dilekçesinde belirtmiş oldukları üzere sipariş listesine göre fazla mal siparişi geçildiğini ancak bu malların gönderilmediğinin açıkça anlaşıldığını, karşı tarafın TMK 2.maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, faturaların detaylı incelenmediğini ayrıca ürün tonaj farkları hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmadığını belirterek ,yeni bir rapor veya ek rapor alınmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
01.09.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı tarafından dosyaya sunulan 18.12.2020 tarihli 45.570,00 TL tutarlı vade farkı faturasına davalı tarafından ihtarname ile itiraz edildiği, davacının vade farkı faturasının kendi defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirketin BS Formlarının incelenmesinde vade farkı faturasının BS formu ile vergi dairesine bildirilmediğinin görüldüğü, ayrıca taraflar arasında vade farkına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığını, ticari defterlerde vade farkı faturasının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu ve ek rapora göre davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı, davalı taraftan ticari ilişki kapsamında cari hesap alacağına ilişkin olarak takip başlatmıştır. Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlarda alacağa dayanak faturalar yer almaktadır
Ayrıca BA/BS formlarında mevcuttur. Davacı, takibe konu etmiş olduğu cari hesap alacağından vade farkı faturası haricindeki alacağını usulüne uygun delillerle ispat etmiştir. Davalı tarafça her ne kadar ürünlerin kendilerine teslim edilmediği veya sevk irsaliyesinde yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasını istinaf konusu yapmış ise de söz konusu ürünlerin teslim alınmış olduğu faturaların dava defterlerinde kayıtlı olmasından ve BA formlarında gösterilmiş olmasından anlaşılmaktadır. Aksine iddiaları yerinde görülmemiştir.
Ticari satıma konu malların teslim edilmiş olduğunun kabulü gerekecektir. Davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.372,97 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.10.2026