İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/131 E. 2026/653 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/131
Karar No
2026/653
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/131 Esas KARAR NO : 2026/653

....

DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının yetkili hamili olduğu 21/01/2023 düzenleme tarihli, 30/11/2023 ödeme tarihli ve 400.000,00 TL bedelli bonoyu vadesinde protesto ve tahsil işlemlerinin başlatılması için davalının ... teslim ettiğini, bononun vade tarihi gelmeden, 02/11/2023 tarihinde şube personeli tarafından bononun arka yüzünde ve düzenleyici kayıtlarda açıkça davacıya ait bilgiler bulunmasına karşın üzerinde ciranta borçlusu olarak görülen ...isimli üçüncü kişiye usulsüz bir şekilde teslim edildiğini, davacının bono bedelinin asıl borçlulardan tahsili yönünde defaatle girişimlerde bulunduğunu, bu kapsamda asıl borçlular ...Esas nolu dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, davacının bonodan kaynaklanan alacağını alamadığını ileri sürerek bono bedeli 400.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 30/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu senedin, tahsil işlemlerinin ifası amacıyla müvekkili Banka Şubesine teslim edildiğini, ancak bono üzerinde yer alan keşideciye ait T.C. kimlik numarasındaki hata nedeniyle tahsil işlemi için sistem girişi yapılamadığını, bu nedenle senetteki hatanın giderilmesi için senet aslının, davacının bilgisi dahilinde senet lehtarı ....teslim edildiğini, senedin bankaya tevdi amacı dışında veya davacının bilgisi dışında herhangi bir işlem yapılmamış olup, müvekkilinin senet borcuna ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, senedin fiilen kendisine teslim edildiği lehtar, işbu davanın sonucundan doğrudan etkileneceğinden, HMK m.61 ve devamı hükümleri gereğince davanın ...ihbar edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının öncelikle senet borçlulara başvurması gerekmekteyken Müvekkil Bankaya başvurması sebebiyle davanın husumet yokluğu ile reddi gerektiğini, davacının, icra takibi akabinde senet borçlularına karşı itirazın iptali davası açarak hukuki yolları tüketmesinin gerekmekte olduğunu, meşru hamil olduğunu iddia eden davacı, hukuki yolları tüketmeksizin doğrudan Müvekkil Bankaya başvurduğunu, müvekkilinin bir sigorta şirketi gibi aksiyon almasının beklenmesinin abesle iştigal olduğunu, senedin teslim edilmiş olması, davacının kambiyo hukukundan doğan asli alacak hakkını ortadan kaldırmamakta olduğunu, müvekkili bankanın kambiyo senedinin borçlusu olmadığını, Müvekkili Banka tarafından yapılan teslim işleminin davacının alacak hakkını ortadan kaldırmadığını, davacı hala senedin borçluları aleyhine dava açıp mahkemeler nezdinde alacağını talep edip iddia ettiği gibi haklı bulunduğu takdirde alacağını tahsil edebilirken, henüz oluşmamış bir zarar üzerinden veyahut senet ile alacağının tahsil edilebileceği ortaya konulmamışken haksız fiil talepli tazminat talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bankanın ilgili senedi saklamak için değil sadece tahsil amacıyla işleme aldığından taraflar arasında emanet/saklama sözleşmesi olmadığını, banka tahsil için tevdi edilen senedin yalnızca tahsil sürecinde aracı olup saklayıcı sıfatı bulunmadığını, dolayısıyla saklama sözleşmesine aykırılıktan doğan bir sorumluluk yüklenemeyeceğini savunmuş haksız davanın reddini istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Davalı bankadan gelen kayıtlar. 3. Senet örneği. 4. .... soruşturma numaralı dosyasının Uyap evrakları. 5. .... Esas sayılı dosyasının Uyap evrakları. 6. .... aleyhine 21/01/2023 tanzim tarihli, 30/11/2023 vade tarihli 400.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. 7.İhtarname örneği. 8. Bilirkişi raporu. Nitelikli Hesaplamalar uzmanı ve Bankacı bilirkişinden oluşan heyet bilirkişi raporlarının sonuç kısmında özetle; 21.01.2023 düzenleme, 30.11.2023 vade tarihli ve 400.000,00 TL bedelli bononun davacı tarafından tahsil amacıyla davalı Bankaya tevdi edildiği ve bu hususun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, bono aslının davalı Banka görevlisi tarafından 02.11.2023 tarihinde, vadesinden önce ve bedeli tahsil edilmeksizin lehtar/ciranta ....’a teslim edildiğinin davalı Bankanın yazısı ve senet üzerindeki teslim kaydıyla sabit olduğunu, dosyada davacının bu teslim işlemine izin verdiğini gösteren imzalı veya güvenilir elektronik talimat/muvafakat belgesinin bulunmadığı; bu nedenle aksi ispat edilmedikçe teslim işleminin tahsil talimatına, bankacılıkta beklenen objektif özen standardına ve muhafaza– iade yükümlülüğüne uygun olmadığını, banka çalışanının işlemi tahsil ilişkisinin ifası sırasında gerçekleştirmesi nedeniyle sözleşmesel sorumluluk bakımından TBK m. 112 ve yardımcı kişinin fiilinden sorumluluğa ilişkin TBK m. 116 hükümlerinin; vekâlet ilişkisi bakımından TBK m. 502, m. 505, m. 506 ve m. 508’in; muhafaza ve iade unsuru bakımından TBK m. 561, m. 564 ve m. 568’in değerlendirilmesi gerektiği, TBK m. 66’nın ise haksız fiil hükümleri yönünden alternatif sorumluluk temeli oluşturabileceğini, senedin vadesinden önce Bankanın zilyetliğinden çıkarılmasının davacıyı İİK m. 167’deki kambiyo senetlerine özgü takip yolundan ve senet aslının sağladığı ispat kolaylığından yoksun bıraktığı; ayrıca senette protestodan muafiyet kaydı bulunmadığı takdirde TTK m. 708, m. 714 ve m. 730 kapsamında cirantaya karşı başvurma hakkının kaybına yol açabilecek nitelikte olduğu, senet borçlularına karşı bütün hukuki yolların tüketilmesinin Bankaya karşı talep yönünden bir husumet şartı olmadığı; ancak senet bedelinin ne ölçüde kesin ve tazmin edilebilir zarar oluşturduğunun belirlenmesinde zararın gerçekleşmesi ve uygun illiyet bağı bakımından önem taşıdığı, borçluların yalnızca genel haciz yoluyla takibe itiraz etmiş olmalarının 400.000,00 TL zararın kesinleştiğini göstermediği; buna karşılık aciz belgesinin bulunmamasının da tek başına zararı dışlamadığı; borçluların vade tarihindeki ödeme güçleri, protesto ve müracaat hakkının kaybı, temel ilişkinin başka delillerle ispat imkânı, iade/iptal yolları ve sonraki takip veya dava işlemleri araştırılmadan senet bedelinin tamamı üzerinden koşulsuz zarar hesabı yapılamayacağını, mevcut dosya kapsamıyla 400.000,00 TL’nin tamamının kesinleşmiş zarar olduğu yönünde rakamsal hesaplama yapılamadığı; Sayın Mahkemece Bankanın eylemi olmasaydı alacağın tahsil edileceği ve tam kaybın Bankanın ihlalinden kaynaklandığı kabul edilirse zarar üst sınırının, mükerrer tahsil ve mahsup hükümleri saklı kalmak üzere, senet bedeli ve kanıtlanan fer’î zararlar üzerinden belirlenebileceği, ceza iddianamesinin ve kabul kararının mahkûmiyet veya kesin maddi vakıa tespiti niteliğinde olmadığı; teslim olgusunun ise ceza dosyasından bağımsız olarak Bankanın yazılı beyanı ve senet üzerindeki teslim kaydıyla doğrulandığı şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; davalı bankaya teslim edilen 21.03.2023 tanzim tarihli, 30.11.2023 vadeli 400.000,00 TL bedelli bononun usulsüz olarak üçüncü kişiye teslim edilmesinden kaynaklanan zararların tazmini istemine ilişkindir. Davacı yan; yetkili hakimi olduğu 21.03.2023 tanzim tarihli, 30.11.2023 vadeli 400.000,00 TL bedelli senedin lehtarı olduğunu, protesto ve tahsil işlemleri için senedi ... teslim ettiğini, senedin 02.11.2023 tarihinde müvekkil banka şube personeli tarafından, ciranta borçlusu olarak görülen ...isimli dava dışı üçüncü kişiye usulsüz bir şekilde teslim edildiğini, bunun akabinde senedin asıl borçluları ... yönelik .... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, ancak senet aslı banka tarafından senet borçlusuna teslim edildiği için borçluların yaptıkları itirazla takibin durduğunu, senet borçlularının senet nedeniyle hiçbir borçlarının bulunmadığını, zararın tazmini talebiyle davalı Bankaya ihtar çektiğini, senet bedelinin davalı bankadan tahsilinin talep etmiştir. Davalı yan ise; davalının bono borcuna ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu bononun tahsil işlemlerinin ifası için davalının şubesine tevdi edildiğini ancak bono üzerinde yer alan keşideciye ait T.C. kimlik numarasındaki hata nedeni ile tahsil işlemi için sistem girişinin yapılamadığını, bonodaki hatanın giderilmesi için bononun davacının bilgisi dahilinde bono lehtarı ....'a teslim edildiğini, davalının saklama yükümlülüğünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamı, toplanan deliller, hükme esas alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; 30.11.2023 vade tarihli, 21.01.2023 düzenleme tarihli, lehtarı .... olan 400.000,00 TL bedelli senet olduğu, bononun ilk cirosunun lehtar ...., ikinci cirosunun davacı yana ait olduğu, davacının yetkili hamil olduğu, sözkonusu bononun tarafından tahsil amacıyla davalı Bankaya tevdi edildiği ve bu hususun taraflar arasında çekişmesiz olduğu, bono aslının davalı Banka görevlisi tarafından 02.11.2023 tarihinde, vadesinden önce ve bedeli tahsil edilmeksizin lehtar/ciranta ...’a teslim edildiğinin davalı Bankanın yazısı ve senet üzerindeki teslim kaydıyla sabit olduğu, dosyada davacının bu teslim işlemine izin verdiğini gösteren imzalı veya güvenilir elektronik talimat/muvafakat belgesinin bulunmadığı, bu nedenle aksi ispat edilmedikçe teslim işleminin tahsil talimatına, bankacılıkta beklenen objektif özen standardına ve muhafaza– iade yükümlülüğüne uygun olmadığı, bu nedenle bankanın eylemlerinin TBK m. 66 maddesi kapsamında hüküm altına alınan haksız fiil kapsamında olduğu, bankanın senedin tahsil edilememesinde ağır kusuru olduğu zarardan tam sorumlu olduğu, senedin vadesinden önce Bankanın zilyetliğinden çıkarılmasının davacıyı İİK m. 167’deki kambiyo senetlerine özgü takip yolundan ve senet aslının sağladığı ispat kolaylığından yoksun bıraktığı; ayrıca senette protestodan muafiyet kaydı bulunmadığı takdirde TTK m. 708, m. 714 ve m. 730 kapsamında cirantaya karşı başvurma hakkının kaybına yol açabilecek nitelikte olduğu, senet borçlularına karşı bütün hukuki yolların tüketilmesinin Bankaya karşı talep yönünden bir husumet şartı olmadığı genel haciz yoluyla takip yapmasının, doğrudan borçluya gitmesi gerektiği mecburiyetinin bulunmadığı değerlendirmekle ve davacının talebinin yalnızca senet bedeli ve vade tarihinden itibaren işleyecek faiz ile sınırlı olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile, 400.000,00 TL dava konusu senet bedelinin vade tarihin olan 30/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.324,00-TL harçtan peşin alınan 6.831,00-TL, harcın mahsubu ile bakiye 20.493,00- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 160,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 16.000,00-TL olarak yapılan toplam 16.160,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 7.533,90 ‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 6. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 64.000,00 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Ticaret Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/09/2026 Katip ... E-İmzalı

Hakim ... E-İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/131, K. 2026/653, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-131-e-2026-653-k-7ce8b2394761