İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/191 E. 2026/694 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/191
Karar No
2026/694
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/191 Esas - 2026/694 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/191 Esas KARAR NO : 2026/694

...

DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 02/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan alacak (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tarım kredisi kullanmak amacıyla davalı .... ile görüştüğünü, görüşme sonrası kullandırılacak kredi bedeline teminat olarak bir taşınmaza ipotek tesis edilmesi gerektiğinin söylendiğini, davacının maliki olduğu bir taşınmazı ipotek gösterdiğini, taşınmaza eksper yönlendirildiğini, ipotek tesisi için taşınmazın bedelinin 10.000.000.,00 TL nin üzerinde olması nedeniyle ikinci bir eksperin atanmasının gerektiğinin bildirildiğini, bankanın bu konuda daha önce bir bilgilendirme yapmadığını, davacının iki ayrı eksper incelemesi için ayrı ayrı bedel ödediğini, ekspertiz bedellerinin davacıya ait banka hesabından otomatik olarak tahsil edildiğini, bankanın işlemine karşı davacının Tüketici hakem heyetine başvurduğunu, başvurusunun reddedildiğini belirterek davanın kabulüne, müvekkilinden tahsil edilen 25.077,77 TL ekspertiz bedelinin; ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk yolu tüketilmeden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının zorunlu olduğunu, görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğunun belirtildiğini, her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklı zarar talepli davaların da Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceğinin düzenlendiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, davacının tacir olduğunu, kanunen basiretli bir şekilde her türlü işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni gösterme yükümlülüğü altında olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ekspertiz ücreti hususunda müzakere ve bilgilendirme yapılmadığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davaya konu ekspertiz bedelinin haksız şart olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını savunmuş öncelikle arabuluculuk yolu tüketilmeden açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğramış olduğu gözetilerek davanın zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.Ödeme dekontu. 3.Gölbaşı İlçe Tüketici Hakem Heyeti Karar Tutanağı örneği. 4.Genel Kredi Sözleşmesi örneği. 5. Bilirkişi raporu. Bankacı bilirkişi 27/08/2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; Taraflar arasında 06.07.2022 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olduğu, sözleşme akdedilmeden önce Davacı tarafından imzalanmış olan Müşteri Bilgilendirme Formuna ve GKS’nin 1. ve 3. Maddelerinde yazılı olan hükümlere göre işbu sözleşmenin 1.000.000,00 TL limit kapsamında olmak üzere, davaya konu kullandırılacak olan tarım kredisine dayanak olabileceği, bu bağlamda GKS’nin; 4. Maddesinin (g) ve (p) fıkralarında yazılı hükümlere göre davalı Bankaca; Kredi değerliliğinin tespiti için ekspertiz yaptırmasının ekspertiz ücreti ve masraf almasının, teminat tesisi için komisyon almasının ve bunların nakden veya hesaben ödenmesinin Davacı tarafından kabul ve taahhüt edilmiş olduğu, davacının davalı Bankadan kredi kullanmak için ipotek vermek üzere ekspertiz yaptırılması amacı ile bildirmiş olduğu taşınmaz için yaptırılan ekspertiz değerinin 17.500.000,00 TL olarak tespit edilmiş olduğu, BDDK tarafından yayımlanmış olan Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları Ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi Ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in 20/2 maddesinin “On milyon TL üzerinde değere sahip gayrimenkuller için farklı değerleme kuruluşlarına iki adet değerleme raporu yaptırılmasına” amir hükmü gereği davalı Bankanın ikinci bir ekspertiz yaptırmasının zorunlu olduğu, bununla birlikte davalı Bankaca; ekspertiz değerinin 10.000.000,00 TL üzerinde çıkması olasılığına göre ikinci bir değerleme yapılması gerektiği, bu nedenle başka ekspertiz masrafları oluşacağına dair davalıya bilgi verildiğine yönelik dosya kapsamına herhangi bir belge sunulmamış olduğu, bu hususta Davalı Bankaca dayanak olarak gösterilmiş olan 27.05.2022 tarihli "Ekspertiz ve İstihbarat Muvafakatnamesi"nde davalı Bankaca yaptırılacak ekspertiz ücretlerinin kredi kullandırılıp kullandırılmadığına bakılmaksızın ödenmesi Davacı tarafından kabul ve taahhüt edilmiş ise de işbu belgenin, “ekspertiz değerinin 10.000.000,00 TL üzerinde çıkması durumunda ikinci bir değerleme yapılması gerekeceği” yönünde herhangi bir bilgilendirme içermediğinin görülmekte olduğu, Yukarıdaki tespit ve değerlendirmelere göre, Davacının; 19.02.2025 tarihinde tahsil edilen, 25.077,77 TL ekspertiz bedelinin iadesi ve bu tutara ödeme tarihinden (19.02.2025) itibaren yasal faiz işletilmesi yönündeki talebinin değerlendirilmesinin sayın Mahkemenin takdirinde olduğu şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava, genel kredi sözleşmesinde sırasında yapıldığı ileri sürülen haksız kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. Dosya .... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzii edilmiştir. Uyuşmazlık, davacının davalı banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden davalı bankadan kullanmış olduğu ticari kredi sebebiyle davacı taraftan haksız kesinti yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa davacıya iadesi gereken bir miktarın bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dosya içerisinde toplanan deliller, bilirkişi raporu, hakem heyeti kararı örneği ve tüm dosya içeriğine göre; davacı yanın davalı bankadan 06.07.2022 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının maliki olduğu .... arsa vasıflı olup, üzerinde villa bulunan taşınmazın ekspertizinin yapılması için, dava dışı .... düzenlenmiş ve davalı bankaca 18.02.2025 tarihinde ekspertiz raporu gayrimenkul yasal durum değeri 17.500.000,00 TL olarak tespit edildiği, 19.02.2025 tarihinde davacının davalı bankan hesabına ".... Tahsilat" açıklaması ile 25.077,77 TL tahsil edildiği, davacının eldeki dava ile; davalı bankaca ikinci bir ekspertiz yaptırılarak istenmesinden dolayı, ikinci ekspertiz ücreti vermek istemediğinden dolayı krediyi kullanmadığı, kullanmadığı kredi için ödemiş olduğu ekspertiz ücretinin faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini istediği görülmüştür. Taraflar arasında 06.07.2022 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olduğu, sözleşme akdedilmeden önce Davacı tarafından imzalanmış olan Müşteri Bilgilendirme Formuna ve GKS’nin 1. ve 3. Maddelerinde yazılı olan hükümlere göre işbu sözleşmenin 1.000.000,00 TL limit kapsamında olmak üzere, davaya konu kullandırılacak olan tarım kredisine dayanak olabileceği, Bu bağlamda GKS’nin; 4. Maddesinin (g) ve (p) fıkralarında yazılı hükümlere göre davalı Bankaca; Kredi değerliliğinin tespiti için ekspertiz yaptırmasının, ekspertiz ücreti ve masraf almasının, teminat tesisi için komisyon almasının ve bunların nakden veya hesaben ödenmesinin Davacı tarafından kabul ve taahhüt edilmiş olduğu, davacının davalı Bankadan kredi kullanmak için ipotek vermek üzere ekspertiz yaptırılması amacı ile bildirmiş olduğu taşınmaz için yaptırılan ekspertiz değerinin 17.500.000,00 TL olarak tespit edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Resmî Gazetenin 12.01.2017 tarih 29946 sayılı nüshasında BDDK tarafından yayımlanmış olan Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları Ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi Ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik’in, “Birden fazla değerleme raporu düzenlenmesini gerektiren haller” başlıklı 20. Maddesinin (2) nolu fıkrasının; Madde 20. (2) (Değişik:RG-17/9/2022-31956) On milyon TL üzerinde değere sahip gayrimenkuller için 30 gün içerisinde farklı değerleme kuruluşlarına iki adet değerleme raporu yaptırılır. Aynı konuya ilişkin iki rapordaki değer farkının yüzde ondan az olması durumunda, bu iki rapordaki değerlerin aritmetik ortalaması, farkın yüzde ondan fazla olması durumunda ise ilk iki değerleme kuruluşu dışındaki üçüncü bir değerleme kuruluşuna değerleme yaptırılarak birbirine en yakın olan iki değerin aritmetik ortalaması esas alınır. …” şeklindedir.

BDDK tarafından yayınlanan, Bankaların Değerleme Hizmeti Almaları ve Bankalara Değerleme Hizmeti Verecek Kuruluşların Yetkilendirilmesi ve Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 20/2 maddesi gereğince davalı bankanın ikinci bir ekspertiz yaptırmasının zorunlu olduğu, davalı bankaca ekspertiz değerinin 10.000.000,00-TL üzerinde çıkması olasılığına göre ikinci bir değerleme yapılması gerektiği, bu nedenle başka ekspertiz masrafları oluşacağına dair davacıya bilgi verildiğine dair dosyada bilgi belge bulunmadığı, davalı bankaca dayanak gösterilen 27.05.2022 tarihli "Ekspertiz ve İstihbarat Muvafakatnamesi" davalı bankaca yaptırılacak ekspertiz ücretinin kredi kullanıp kullanmadığına bakılmaksızın ödenmesi davacı yanca kabul ve taahhüt edilmiş ise de bu belgenin "ekspertiz değerinin 10.000.000 TL üzerinde çıkması durumunda ikinci bir değerleme yapılması gerekeceği" yönünde bir bilgiledirme içermediği anlaşılmıştır.

Nitekim, 19.02.2025 tarihinde tahsil edilen 25.077,77 TL ekspertiz bedelinin davacı yandan, tahsilatın yapılmasını gerektirecek yeni bir kredi kullandırımı dahi yapılmamıştır.

Açıklanan nedenlerle, dosya kapsamına ve delil durumuna uygun olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile; 19.02.2025 tarihli 25.077,77 TL ekspertiz bedelinin ödeme tarihi olan 19.02.2025 tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın kabulü ile 25.077,77 TL ekspertiz bedelinin tahsil tarihi olan 19/02/2025 tarihiden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.713,06- TL harçtan peşin alınan 615,40 TL, harcın mahsubu ile bakiye 1.097,66- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 402,90- TL, bilirkişi ücreti olarak 8.000,00-TL olarak yapılan toplam 8.402,90-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 1.318,30‬-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5.Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 6.Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 25.077,77 -TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda miktar itibariyle kesin olarak verilen karar karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/09/2026 ..... Hakim 41380 E-İmzalı E-İmzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/191, K. 2026/694, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-191-e-2026-694-k-fdb99e1fa439