Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/283 E. 2026/1241 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/283
- Karar No
- 2026/1241
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/283 - 2026/1241
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/283 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/855 E - 2023/794 K
DAVANIN KONUSU : İpotek KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili; müvekkilleri tarafından 30.05.2019 tarihinde ... ... isimli üçüncü kişiden “Ankara İli, Altındağ İlçesi, Zübeyde Hanım mahallesinde kain imarın ... Ada, ... Parselinde kayıtlı, “..................... Altındağ/Ankara” adresindeki taşınmazı her bir malik 1/... hisse oranına sahip olmak üzere satın alındığını, müvekkillerince taşınmazın satın alınmasından önce eski malikin ticari kredilerinden dolayı davalı banka tarafından süresiz 23.03.2011 tarih ve 6449 yevmiye numaralı 1.200.000,00 TL bedel ile ipotek tesis edilmiş olduğunu, bankaya yapılan başvuru ile banka şubesi tarafından ipoteğe konu herhangi bir borcun olmadığına ve ipoteğin 15 gün içerisinde kaldırılacağına dair 29.05.2019 tarihli yazı verildiğini, ancak ipoteğin kaldırılmadığını belirterek, taşınmaz üzerinde bulunan 23.03.2011 tarih ve 6449 yevmiye numaralı 1.200.000,00 TL bedelli ipoteğin kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili; davacının arabulucuya başvurmadığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, müvekkili bankanın taahhüdü gereği işlem yaparak, fek talep yazısını PTT iadeli taahhütlü posta aracılığıyla Altındağ Tapu Müdürlüğüne gönderdiğini, davaya konu ipoteğin fek edilmemesinde müvekkili bankanın herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davanın Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. Ve Altındağ Tapu Müdürlüğüne karşı açılması gerektiğini, davanın ihbarını talep ettiklerini, davacıların talebi üzerine müvekkili bankanın ipoteğin 15 iş günü içinde fek edileceğini ilişkin dosyaya sunulan 29/05/2019 tarihli taahhütnameyle kabul ettiğini ve devamında taahhütnameye uygun olarak fek talep yazısının PTT iadeli taahhütlü posta aracılığıyla Altındağ Tapu Müdürlüğüne gönderildiğini, 3. kişilerin kusur ve sorumluluğunun bankaya yüklenemeyeceği bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; Altındağ Tapu Müdürlüğü'nün 25.05.2023 tarihli cevabi yazısına göre, davacıların satın aldığı taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 23.03.2011 tarih ve 6449 yevmiye numaralı ipoteğin tesis edildiği ve dava tarihi itibari ile ipoteğin devam ettiği, davalı bankanın, davacıların satın aldığı taşınmaz üzerinde lehlerine tesis edilen ipoteği 15 iş günü içinde fek edileceğini dosyaya taraflarca sunulan 29.05.2019 tarihli taahhütnameyle kabul ettiği , davalı bankanın taahhütnameye uygun olarak fek talep yazısının RR05397916767 Referans Numaralı PTT iadeli taahhütlü posta aracılığıyla Altındağ Tapu Müdürlüğüne gönderildiği, ipoteğin kaldırılmamasında kusurunun olmadığını savunduğu, Ankara PTT Başmüdürlüğünün 12.06.2023 tarihli cevabi yazısında; RR05397916767 barkod numaralı alma haberli taahhütlü mektup gönderisinin, 22.06.2019 tarihinde iade işlemine tabi tutulduğu ve 24.06.2019 tarihinde gönderici kuruma (bankaya) iadeten tesim edildiğini bildirdiği, buna göre, davalı bankanın 29.05.2019 tarihli taahhütnameyle kaldıracağını belirttiği ipoteğin kaldırılmamasına, kendi ihmali ile sebebiyet verdiği, ipoteğin kaldırılması yükümlülüğünün, ilgili yazının postaya verilmesi ile sona ermediği ve gönderilen yazınında iade edildiği, davacıların, dava tarihi itibari ile devam eden ipoteğin kaldırılması talepli dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı bankanın kendi kusuru, daha doğrusu ihmali davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili; somut olayda müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, mahkemece verilen kararın eksik ve yetersiz olduğunu, taleplerinin bankanın kusuru ile işlem yapılmadığı iddiasına dayalı ipoteğin fekki talebi edilmesine rağmen, mahkemece ipoteğin kaldırılması yükümlülüğünün sadece ilgili yazının postaya verilmesi ile sona ermeyeceği, yazının da iade olduğunu ifade ederek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin fek yazısını gönderdiği tarihin davacıların müvekkili bankaya ihtarname göndermiş olduğu tarihten aylar öncesi olduğunu, davanın fek yazısının gönderildiği tarihten ... yılı aşkın bir süre geçtikten sonra açılmasının iyi niyetli olmadığını, davacıların müterafik kusur olgusu mahkemece değerlendirilmediğini, davanın arabuluculuk dava şartı ve pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davaya konu taşınmazın teminat fonksiyonun devam edip etmediği ipoteğin kaldırılmasının koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ;ipoteğin tesis edildiği taşınmaz üzerinde davalı bankanın davanın açıldığı tarih itibariyle teminat altına alınan alacağının kalmadığı, ipoteğin fekki koşullarının oluştuğu, davalının 29.05.2019 tarihli yazı ile ipoteği kaldıracağını belirttiği ipoteğin kaldırılması yükümlülüğünün, davalı bankaya ait olduğu, ihmali davranışı ile davanın açılmasına sebebiyet verdiğinin anlaşılmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, ...-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 81.972,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 20.493,00TL harcın mahsubu ile bakiye 61.479,00TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren ... haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."