Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/133 E. 2026/276 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/133
- Karar No
- 2026/276
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/133 KARAR NO : 2026/276
TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/04/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/357 E., 2022/286 K.
DAVA : Alacak
KARAR TARİHİ : 28/10/2026 YAZIM TARİHİ : 28/10/2026
Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: taraflar arasında 16.12.2015 tarihinde hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, davacıya mükellefi olduğu Ankara Vergi Dairesince damga vergisi ile ilgili toplam 51.173,22 TL borç tahakkuk ettirildiğini, davalının düzeltme talebiyle Vergi Dairesi ve Gelir İdaresine müracaat ederek sözleşme damga vergisi/karar pulu bedeli iadesi aldığını, GİB ve Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce müvekkilinden tahakkuk ve tahsil yoluna gidildiğini, davacı ... 27.004,34 TL Damga Vergisi aslı ile 24.168,88 TL Gecikme Faizinden oluşan toplam 51.173,22 TL'yi ihtirazi kayıtla vergi dairesine ödediğini, Damga Vergisi bedelinin davalıya ait olduğunun idari şartnamede hükme bağlandığını, müvekkilinin, 32885 sayılı yazısı ile sözleşme gereği damga vergisini faizleri ile birlikte ödemesi için 06.11.2020 tarihinde ödeme süreli ve iadeli taahhütlü olarak davalıya 2 kez yazı gönderdiğini ancak yazıların iade olduğunu, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek toplam 51.173,22 TL'nin, ödeme tarihi olan 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince "....Dava rücuen alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen 16/12/2015 tarihli hizmet alım sözleşmesi ve eki teknik şartnameler gereği damga vergisi/gecikme cezasının davalıdan rücuen istenip istenemeyeceği, istenebilir ise tutarı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesinin 7.1 maddesi; "Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri isteklilerce teklif fiyata dahil edilecektir. Sözleşmenin imzalanmasına ilişkin sözleşme damga vergisi ve komisyon karar pulu bedeli yükleniciye ait olup sözleşme bedeline dahildir." İdari şartnamenin 25.maddesi; "Sözleşmenin uygulanması sırasında, ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri isteklilerce teklif fiyata dahil edilecektir. Sözleşmenin imzalanmasına ilişkin sözleşme damga vergisi ve komisyon karar pulu bedeli yükleniciye ait olup teklif fiyata dahildir." İdari Şartnamenin 44.6.maddesi; "sözleşmenin imzalanmasına ilişkin her türlü vergi,resim ve harçlar ile diğer sözleşme giderleri yükleniciye aittir." şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerine göre; davacının ödemek durumunda kaldığı 27.004,34 TL damga vergisi ve 24.168,88 TL gecikme cezasından davalı yüklenicinin sorumlu olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş ve davacının zararı, ödemenin yapıldığı tarihte gerçekleştiğinden, rücu edilen tazminat tutarına ödeme gününden itibaren faiz yürütülerek..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemenin, sözleşme hükümlerini görmezden gelen bilirkişi heyetinin hukuki görüşünü içeren rapora dayanarak davayı reddettiğini, red gerekçesi olarak sözleşmenin 7.1 ve idari şartnamenin 44.6. maddelerindeki “sözleşmenin imzalanmasına ilişkin her türlü vergi, resim ve harçlar ile diğer sözleşme giderleri yükleniciye aittir” düzenlemesine dayanılmasının hatalı olduğunu; ihale karar pulu damga vergisinin sözleşmenin imzalanmasına ilişkin bir gider olmayıp ihale safhasına ilişkin ayrı bir gider olduğunu, sözleşmenin imzalanmasına ilişkin tek vergi kaleminin binde 9,48 oranındaki sözleşme damga vergisi olduğunu; tip şartnamelerin 4734 sayılı Kanun kapsamındaki tüm idareler için standart olarak hazırlandığını, resmi daire sayılan idarelerle yapılan sözleşmelerde ihale karar pulunun yüklenici tarafından ödenmesinin bilinen bir husus olmakla birlikte kamu iktisadi teşebbüsleriyle yapılan sözleşmelerde bu yükün yükleniciye ait olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini, bu yönde açık bir hüküm bulunmadığından TBK m. 20-25 uyarınca genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin, özellikle “şaşırtıcı işlem” kuralının uygulanması gerektiğini; bilirkişinin dayandığı Kamu İhale Genel Tebliği m. 78.30/ç hükmünün işçilik birim fiyatı üzerinden %4 oranında sözleşme ve genel gider hesabına ilişkin olup ihale karar damga vergisiyle doğrudan ilgisi bulunmadığını, ayrıca kanunla belirlenen vergi mükellefiyetinin tebliğ ile değiştirilemeyeceğini, aksinin normlar hiyerarşisine aykırı olduğunu; 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’nun 1, 3, 8, 24. maddeleri ile (1) sayılı tablonun II/2 numaralı bendi uyarınca resmi daire sıfatı bulunmayan ve yalnızca kendi imzasını taşıyan ihale kararına ilişkin verginin sorumlusu ve mükellefinin ihale makamı olan karşı taraf olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesi kapsamında ödenen Damga Vergisinin rücuen tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnamaler uyarınca sözleşmenin imzalanmasına ilişkin her türlü vergi, resim ve harçlar ile diğer sözleşme giderlerinin yükleniciye ait olduğunun kararlaştırılmış olmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 3.495,64 TL istinaf harcından peşin alınan 873,91 TL'nın mahsubu ile bakiye 2.621,73 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-)Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 28/10/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip