Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/5697 E. 2026/5005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5697
Karar No
2026/5005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1800 E., 2025/1474 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/213 E., 2024/173 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; mirasbırakan ...'ın maliki bulunduğu Giresun ili, ... ilçesi, ... köyü 1 20... parsel sayılı taşınmazdaki hissesi ile 1 23... parsel sayılı taşınmazdaki hissesini, 1 38... parsel sayılı taşınmazın tamamını ve ... Mahallesi 1 51... parsel sayılı taşınmazın tamamını davalı eşi ...'a ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiğini, ancak söz konusu temliklerin gerçekte bağış niteliğinde olup mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğini, davalının mirasbırakanın ikinci eşi olduğunu, taraflar arasında 23 yaş fark bulunduğunu ve müşterek çocuklarının bulunduğunu, mirasbırakanın tüm malvarlığını davalıya devretmek suretiyle ilk evliliğinden çocukları olan davacıları miras haklarından yoksun bırakmayı amaçladığını, bakım ihtiyacının ve devredilen taşınmazların değeri ile üstlenilen bakım borcu arasında makul bir dengenin bulunmadığını belirterek dava konusu temliklerin iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline, bunun mümkün olmaması hâlinde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davacıların mirasbırakanın ilk evliliğinde çocukları olduklarını, mirasbırakanın İstanbul'da bulunan taşınmazını davacılara, aracını ise davacıların annesine devrettiğini, bu nedenle davacılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını, malvarlığını davacılar ile davalıdan olan çocukları arasında hakkaniyete uygun şekilde paylaştırdığını, dava konusu taşınmazların da evlilik birliği içerisinde edinildiğini ayrıca mirasbırakanın vefatından yaklaşık bir yıl önce dördüncü evre akciğer kanserine yakalandığını, tedavi ve bakım sürecinin davalı ile müşterek çocukları tarafından yürütüldüğünü, davacıların ise bu süreçte babalarıyla ilgilenmediklerini, bakım ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılan ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ivazlı nitelikte olduğunu ve tenkise tabi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın ekonomik durumunun iyi olduğu, davalı tarafından bakılıp gözetildiği, dava konusu taşınmazların ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında devredildiği ve mal kaçırma kastıyla hareket ettiğinin davacılar tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle muvazaa iddiasının ispatlanamadığı, temlikin ivazlı nitelikte bulunduğu ve tenkis koşullarının da oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacılar vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya getirtilen tapu kayıtları ve tanık anlatımlarına göre mirasbırakanın devir tarihinde adına kayıtlı tüm malvarlığını davalıya devrettiği, davalının ileri sürdüğü şekilde İstanbul'daki taşınmazların mirasbırakan tarafından davacılara bırakıldığının kanıtlanamadığı, söz konusu taşınmazın mirasbırakanın ilk eşinden intikalen davacılara geçtiğinin anlaşıldığı, mirasbırakan ile davacılar arasındaki aile bağlarının zayıfladığı ve devredilen malvarlığının kapsamı ile değeri gözetildiğinde bakım karşılığı makul kabul edilebilecek sınırların aşıldığı gerekçeleriyle mirasbırakanın davacılardan mal kaçırma amacıyla hareket ettiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının davacıların ayrı ayrı 3/28 oranındaki miras payları yönünden iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 120.392,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/5697, K. 2026/5005, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2025-5697-e-2026-5005-k-9f5ce599775f