Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5558 E. 2026/5584 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5558
- Karar No
- 2026/5584
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/295 E., 2025/809 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/87 E., 2023/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında 1 01... parsel sayılı 2.659.791 m² yüzölçümlü taşınmaz kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanıldığı ileri sürerek, kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; 1 01... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tespiti gerekirken tamamının mera olarak yazılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın mahallinde gösterilecek sınırları ile adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan ilk tesis kadastro tespit çalışmalara itiraz niteliğindedir. İddia, savunma, yapılan yazışmalar, dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu taşınmaza ilişkin 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesi (B) harfli bendine istinaden orta malı vasfı ile tespit gördüğü anlaşılmıştır. Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş,metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerekir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlardır. Emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmalar imar ve ihya sayılmaz. 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesi zorunludur. Yapılan keşif incelemesinde dava konusu taşınmazın zemin itibarıyla doğal bitki örtüsü otlarla ve gevenlerle dolu olduğu, ortasından derin kuru dere yatağının geçtiği, zemin itibarıyla ekili ... zirai ürün bulunmayıp, işlenmemiş toprak şeklinde olduğu gözlemlenmiştir. Mahalli bilirkişiler ile tespit bilirkişilerin istikrarlı ve tutarlı beyanlarında taşınmazın tamamının eskiden beri aynı vasıfta olup köylünün hayvancılık vb. faaliyet yaparak kullandığı arazi olduğu, ekim dikim yapılan bir arazi olmadığı, davacı tarafın dava konusu edilen taşınmazda zilyet ve tasarrufunun bulunmadığı ifade edilmiştir. Dosya kapsamında müşterek sunulan uzman bilirkişi raporundaki tespitler ve rapora yansıtılan hava fotoğraflarına ilişkin değerlendirmeler çerçevesinde dava konusu taşınmazın tamamı itibarıyla imar-ihya faaliyetinin tamamlanmadığı, tarım toprağı sıfatı kazanmadığı, toprak yapısı, bitki örtüsü ve topoğrafik özellik bakımından mera arazisi şeklinde olduğu, parsel içerisinde derin yarıkların bulunduğu, yer yer kuru dere yataklarının olduğu belirtilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı kanunun 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanma koşullarının davacı adına gerçekleşmediği anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca orta malı olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile jeodezi ve ziraat bilirkişi raporlarına, raporlara ekli fotoğraflara ve özellikle taşınmazın mera vasfında olduğunun anlaşılması..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, mazeret sunmalarına rağmen yokluklarında keşif yapıldığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.