Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5901 E. 2026/5671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5901
- Karar No
- 2026/5671
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2230 E., 2025/374 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karlıova Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/96 E., 2018/13 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 48... parsel sayılı 3.660,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz, mahkeme kararı uyarınca ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli bilirkişi beyanları, fen bilirkişi raporu, tapu müdürlüğü yazı cevabı ve dosya kapsamına göre dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmazın davacı ... tarafından Yedisu Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Esas sayılı dosyasında açılan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen tescil davasına konu yer ile aynı taşınmaz olduğu, davacının dayandığı tapu kaydının geldi-gittisinin bulunmadığı ve mahalli bilirkişi beyanlarının soyut nitelikte kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kesin hüküm bulunması ve sübuta ermemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 1 48... parsel sayılı taşınmaz hakkında daha önce kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açılan davanın zamanaşımı süresini kestiği ve anılan davada verilen ret kararının kesinleşmesinden kadastro tespit tarihine kadar yirmi yıllık kazanma süresinin dolmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve gerekçesi düzeltilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında müvekkilinin kadimden beri kullandığı ev, bahçe ve samanlığın bulunduğu parsellerin sehven Hazine ve köy tüzel kişiliği adına yazıldığı ve tapu iptal ile tescil davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesince aynı taşınmazlar için önceki Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddedildiği, oysa dava konusu yere imkânsızlık nedeniyle keşfe gidilemediği ve taşınmazların yerine gidilmeksizin yalnızca fen bilirkişisi çakıştırmasıyla karar verildiği, kadastro davalarında taşınmaz başında keşif yapılarak bilirkişilerden ekilip biçilme süresine ilişkin rapor alınması gerektiği, kesin hüküm sayılan 2002 tarihli davada sağlıklı bir yargılama yapılmadığı ve husumetli kişilerin beyanlarının esas alındığı, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarıyla müvekkilin taşınmazları kadimden beri kullandığının sabit olduğu ileri sürülerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, önceki tescil davasının kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı veya kazanma süresini kesip kesmediği ve taşınmaz başında keşif yapılmaksızın fen bilirkişi çakıştırmasıyla davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.