Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2382 E. 2026/5672 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2382
Karar No
2026/5672
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/16 E., 2025/5 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalılar ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 19... parsel sayılı 1.450,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkiliyle birlikte ..., ... ve ... adlarına müştereken tespit edilen 1 19... parsel sayılı 685,17 m² yüzölçümündeki taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini ve bu eksikliğin dava konusu taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, dava konusu kısmın 1 19... parsele eklenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerlerin babalarının zamanında paylaşılıp sınırlarının belli olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2022 tarihli ve 2021/25 Esas, 2022/65 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.09.2023 tarihli ve 2022/6644 Esas, 2023/4239 Karar sayılı ilamıyla "İlk Derece Mahkemesince önceki bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşmuş ise de, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Nizalı alandaki ağaçların tespit gününden önce mi sonra mı dikildiği şüpheden uzak biçimde belirlenmemiş, tesis sırasında dava konusu taşınmazlar arasında sabit bir sınır bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmamış, taraf tanıkları dinlenmeden yalnızca mahalli bilirkişinin yetersiz beyanına dayanılarak sonuca gidilmiştir. Eksik incelemeyle hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir. Bu durumda Mahkemece yapılması gereken; tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç ayrı evreye ilişkin stereoskopik hava fotoğrafları ile ortofoto haritalarının dosyaya konulması, dosya bu şekilde tamamlandıktan sonra yerel bilirkişi, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, fen bilirkişisi ve ziraat mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılması, keşifte taşınmazın geçmişteki durumu, ilk kullanım tarihi ve şekli, kime ait olduğu ve kimden nasıl intikal ettiğinin maddi olaylara dayalı olarak sorulması, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme ile giderilmesidir. Ayrıca ziraat mühendisi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, niteliği, zirai durumu, zilyetliğin şekli ve süresi iltaşınmazlar arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını açıklayan fotoğraflı ve ayrıntılı rapor, fen bilirkişisinden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği ile nizalı alandaki ağaçların hangi tarihte dikildiği belirlenmeye çalışılmalı, hâkim gözlemi keşif zaptına yansıtılmalı ve bilirkişi raporlarıyla denetlenerek sonucuna göre karar verilmelidir" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, 1956, 1973, 1978, 1983, 19 94... tarihli hava fotoğrafları ile jeodezi, fen ve ziraat bilirkişi müşterek raporu kapsamına göre dava konusu 1 19... ve 81 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki eski tarihli hava fotoğraflarında belirgin olan sınırın sonradan S17 noktasından itibaren değiştirildiği ve raporda (D) harfiyle gösterilen 44,28 m²lik kısmın 1 19... parselden ifrazen 1 19... parsele eklenmesi gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince mahalli bilirkişilerin gösterdiği sınır esas alınarak fen bilirkişisi raporunda kırmızı hatla gösterilen kısmın davalı parselden ifrazen müvekkillerinin arazisine eklenmesine karar verildiğini, oysa mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazlar arasındaki sınırın eskiden beri düz bir çizgi izlediğini beyan ettiğini, buna karşın kabul edilen sınır hattında belirgin bir açı bulunduğunu, müvekkillerinin talep ettiği ve bilirkişi raporunda mavi hatla gösterilen sınırın ise düz bir çizgi izleyerek komşu parsellerin sınırına uzandığı ve yükseklik farkı bulunan doğal sınır hattını takip ettiğini, mavi hat yerine kırmızı hattın kabul edilmesi nedeniyle eksik kabul kararı verilerek müvekkillerin mağdur edildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkillerine babadan kalan ve yıllardır onların zilyetliğinde bulunan bir yer olduğunu, mahalli bilirkişilerin taşınmazın saç çatı çeperinin değişmeyen sınır olduğu ve müvekkillerin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu yönündeki beyanları ile taşınmaz üzerindeki yaşlı meyve ağaçlarının müvekkillere ait olduğunun ziraat bilirkişisi raporuyla sabit olduğu, bir mahalli bilirkişinin önceki ve sonraki keşiflerdeki beyanlarının çeliştiği ve daha önce dinlenen kişinin yeniden bilirkişi sıfatıyla dinlenmesinin usule aykırı olduğunu, tarafların mutabık kaldığı sınır hattına itiraz bulunmamakla birlikte bu hatta ilişkin koordinatların hatalı belirlendiği ve teknik hatanın düzeltilerek doğru alanı gösterir ek rapor alınması talebinin reddedildiğini, teknik bilirkişi raporlarının tarafların batı sınırında kabul ettikleri düz hat beyanlarıyla çeliştiğini, ağaçların 2004-2005 tarihlerinde dikildiğine ilişkin ziraat bilirkişisi raporunun önceki keşiflerdeki raporlarla bağdaşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 1 19... ve 1 19... parseller arasındaki sınırın kadim kullanıma, hava fotoğraflarına, tanık-bilirkişi beyanlarına ve teknik verilere uygun biçimde belirlenip belirlenmediği; buna göre krokide (D) harfiyle gösterilen 44,28 m²lik kısmın 1 19... parselden ifrazen 1 19... parsele eklenmesine ilişkin kısmen kabul kararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... ve arkadaşları vekili ve davalılar ... ile ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2382, K. 2026/5672, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2382-e-2026-5672-k-3328cb912ffb