Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2217 E. 2026/5670 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2217
Karar No
2026/5670
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/577 E., 2025/50 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/26 E., 2024/4 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müşterekleri adına kayıtlı eski 4124 parsel sayılı 43.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 4 69... parsel numarasıyla 33.047,97 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Aynı çalışma alanında bulunan 8 67... parsel sayılı 21.548.995,48 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise idari yoldan kamu orta malı niteliğinde mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. 2. Davacı ... ve diğerleri vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkillerine ait taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait tescil harici yerden kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli bilirkişi beyanları, hava fotoğrafları, ortofoto, tesis ve uygulama kadastrosu pafta ve ölçü krokileri ile teknik bilirkişi raporu kapsamına göre davacılara ait 4 69... parsel sayılı taşınmazdaki yüzölçüm azalmasının 22/2-a çalışmasında tesis kadastrosu ölçümü esas alınmaksızın yapılan usulsüzlüklerden kaynaklandığı ve hatanın düzeltilmesi için krokide (A) ve (B) harfleriyle gösterilen 8.500,11 m² ve 467,52 m²lik kısımların 8 67... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen 4 69... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiğinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; uygulama kadastrosunda yalnızca teknik çalışmaların yapılması ve mülkiyet hakkına ilişkin inceleme yapılmaması gerektiği, dava konusu taşınmazın sınırlarındaki tescil harici yerlerin sonradan mera komisyonu kararıyla idari yoldan mera olarak belirlendiği, yenileme çalışmalarında taşınmazın tüm sınırlarının sabit sınır olarak tespit edildiği ve harita mühendisi bilirkişi raporunda da 22/2-a çalışmalarının usul ve esaslara kısmen uygun yapıldığının belirtilmesine karşın davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihinde tescil harici yer olduğu ve Hazine ile ... Belediyesinin yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği, ayrıca yargılama giderinin miktarı belirtilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu 4 69... parselin uygulama kadastrosunda yüzölçümünün eksik belirlenip belirlenmediği, bu eksikliğin tescil harici iken idari yoldan mera olarak sınırlandırılan 8 67... parselden kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve Hazine aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere ve yargılama giderlerine ilişkin oluşabilecek tereddütlerin tavzih yoluyla giderilebilecek nitelikte bulunmasına göre 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/2217, K. 2026/5670, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-2217-e-2026-5670-k-214cb461aede