Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6924 E. 2026/5674 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6924
- Karar No
- 2026/5674
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1705 E., 2025/1337 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tavşanlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/48 E., 2023/140 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 5357 parsel sayılı, 124.605,59 m² yüzölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek, kullanıcısız olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda taşınmaz 1 17... parsel numarasını almıştır. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında bulunduğunu ileri sürerek taşınmazda adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunu, zilyetlikle tapu iptali ve tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları beyanları, hava fotoğrafları, idari tahkikat tutanağı, teknik ve ziraat bilirkişi raporları ile dosya kapsamına göre dava konusu 1 17... parselin krokide (B) harfiyle gösterilen 543,33 m²lik kısmının 1998 yılından itibaren 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan sahada kaldığı ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı, davacı murisi ... tarafından 1989 yılından itibaren, 2012 yılından itibaren ise davacı tarafından fiilen kullanıldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne ve söz konusu kısmın ifrazen arsa vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesine davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesine, Köy Tüzel Kişiliği yönünden ise pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin talep sınırlarını aşmadan, tapu iptali ve tescil talebi içinde mündemiç bulunan kullanıcı şerhi talebini çoğun içinde az da vardır ilkesi kapsamında değerlendirdiği; davacı ile murisinin dava konusu taşınmazı kesintisiz kullandıkları halde kullanım kadastrosunda bu kullanımın dikkate alınmadığının anlaşıldığı; davalı Hazinenin yargılamada taraf olduğu ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı; bilirkişi raporları ve diğer delillerle davacının fiili kullanıcı olduğunun, taşınmazın orman vasfını yitirdiğinin ve 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında kaldığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde yalnız tapu iptali ve tescil talep ettiğini, kullanıcı şerhi verilmesine yönelik açık veya terditli bir talebinin bulunmadığını, bu nedenle çoğun içinde az da vardır ilkesi uygulanarak kullanıcı şerhi verilmesinin talebe bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği halde hükümde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, kısmi kabul ve kısmi ret kararı verilerek reddedilen kısım yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kullanım kadastrosunda davacının kullanıcı olarak gösterilmediğini, kullanım koşullarının gerçekleştiğini ispat yükünün davacıya ait olduğunu ve Hazinenin kusuru bulunmadığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1 17... parselin krokide (B) harfiyle gösterilen 543,33 m²lik kısmı yönünden, davacının tapu iptali ve tescil talebi içinde kullanıcı şerhi isteminin bulunup bulunmadığı, “çoğun içinde az da vardır” ilkesi uyarınca davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesinin talebe bağlılık ilkesine uygun olup olmadığı ve buna bağlı olarak yargılama gideri ile vekalet ücreti yönünden hükmün yerinde bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.