Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5559 E. 2026/5585 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5559
Karar No
2026/5585
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/317 E., 2025/839 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/88 E., 2023/43 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında 1 01... parsel sayılı 92,81 m² yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde özetle; 1 01... parsel sayılı taşınmazın eskiden beri ev yeri olarak kullanılageldiğini, davalı ile 1/2 hissedar olmalarına rağmen kadastro çalışmalarında taşınmazın tamamının davalı adına yazılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın davalı ile birlikte 1/2 hisseli olacak şekilde tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan ilk tesis kadastro tespit çalışmalarına itiraz niteliğindedir. İddia, savunma, yapılan yazışmalar, dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazlara ilişkin 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerine istinaden tespit gördüğü anlaşılmıştır. Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş,metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerekir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlardır. Emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmalar imar ve ihya sayılmaz. 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesi zorunludur. Davacı ... tarafından 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak imar-ihyaya dayalı zilyetlik iddiası ile dava açılmıştır. Tüm dosya kapsamında Mahkememizce yapılan keşif incelemesi, keşif mahallinde dinlenilen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin istikrarlı ve tutarlı beyanları ve davalı tarafından dayanak olarak sunulan ve keşif mahallinde uygulaması yapılan 19 65... sıra numaralı tapu kaydı, müşterek olarak hazırlanan uzman bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında dava konusu taşınmazın davalının babası olan ...'a ait eski ev yatağı olduğu, yıllarca burada ikamet ettikleri, davacının babasından kalan arazinin daha güneyde kaldığı, dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile birlikte komşu 255 parsel sayılı taşınmaza bir bütün olarak mevki ve hudutları itibariyle uyduğu, sınırlarının sabit olduğu, davacının ve babasının dava konusu yerde fiili kullanım ve zilyetliğinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar çerçevesinde dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı kanunun 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz mal kazanma koşulları davalı adına gerçekleştiği anlaşılmakla, dayanak olarak sunulan tapu kayıtlarının dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmaza uyduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına ve özellikle davacının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunmadığı, davalı tapusunun taşınmaza uyduğu ve davacı tarafından tanık listesi sunulmadığı gibi tanık beyanlarının da esasa etki etmeyeceğinin anlaşılması..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıklara tebligat çıkarılmadığını, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mazeret sunulmasına rağmen yokluklarında keşif yapıldığını, gerekçenin dosya içeriğine uygun olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5559, K. 2026/5585, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5559-e-2026-5585-k-788df66e5c03