Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4420 E. 2026/5604 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4420
- Karar No
- 2026/5604
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1819 E., 2025/271 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/31 E., 2022/10 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 41... parsel sayılı 660,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 2 41... sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, konuyla ilgili ... Müdürlüğü Teknik Bürosunca yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 10.06.2019 tarihli teknik raporda, "Kadastro Müdürlüğünce yapılan kadastro çalışmaları sonucunda hazırlanan askı tutanaklarında belirtilen taşınmazların, herhangi bir bilgi beyan, harita ve dayanak olmadan tespitlerinin yapıldığı, anılan taşınmazların tespit maliklerinin kullanımında olmadığı (davalının zilyetliğinin olmadığı), tescil edilen yerlerin dağlık, kayalık, taşlık ve yamaç niteliğinde araziler olduğu, bu haliyle özel mülkiyete konu olamayacağı, ancak Devletin hüküm ve tasarrufu altında olabilecek taşınmazlardan olduğu, geçmişte orman haritalarında orman vasfı bulunan ve halen orman özelliği taşıyan dava konusu taşınmazın orman vasıflı olarak Hazine adına tespit edilmesi gerektiğinin" belirtildiğini ileri sürerek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... duruşmada; dava konusu parselin kendisine ait olduğunu, dedesinden ve babasından kaldığını, 15 yıldır Mersin ilinde yaşadığını, 15 yıla kadar taşınmazı kullandığını, son 15 yıldır kullanmadığını, zilyetliğinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla orman mühendisi bilirkişi raporuna göre taşınmazın evveliyatının orman olmadığı, jeodezi raporuna ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın senetsizden kişiler adına tescili için gerekli, tespit tarihinden geriye en az 20 yıl çekişmesiz ve aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmaz açısından mevcut olmadığı, zira tanıkların dava konusu taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığını, davalının ağaçların yapraklarından ve odunlarından yararlandığını beyan ettikleri, ağaçların yapraklarından ve odunlarından tasarruf etmenin ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı, jeodezi mühendisi bilirkişiden alınan raporda da 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı ve imar-ihyanın mevcut olmadığının belirtildiği, ... İlçe ... Komutanlığı ve ... Kaymakamlığı müzekkere cevaplarına göre, terör olayları sebebiyle köy boşaltma kararının olmadığı, tarımsal faaliyete ara verilmediği, ... Valiliği müzekkere cevabına göre terör tazminatı nedeniyle davalının başvurusunun bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığının bildirildiği, mahalli bilirkişilerin beyanlarının harita bilirkişinin raporuyla uyumlu olduğu ve müzekkere cevaplarına göre terör sebebiyle tarımsal faaliyete ara verilmediği anlaşılmakla, taşınmazın senetsizden kişiler adına tescili için gerekli tespit tarihinden geriye en az 20 yıl, aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmaz açısından mevcut olmadığı, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 2 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına kadastro tespit tutanağındaki vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hava fotoğraflarına dayalı orman bilirkişi raporundan; 2 41... parsel sayılı taşınmazın orman vasfında olmadığı, hava fotoğraflarına dayalı jeodezi bilirkişisi raporundan; 19 84... yıllarında dava konusu parselin tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı, imar-ihyanın mevcut olmadığı, ziraat bilirkişi raporundan; dava konusu taşınmazın taşlık olduğu, yakın ve geçmiş zamanda imar-ihya çalışmalarına konu edilmediği, tarımsal faaliyet yapıldığına dair herhangi bir emare bulunmadığı, keşifte alınan beyanlar ile davalının ve babasının 50... yıldır taşınmazda hayvanlarını otlattıkları, sadece hayvan otlamanın ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı, 19 94... yılları dışında terör nedeniyle tarımsal faaliyetin etkilenmediği, davalının duruşmada, dava konusu parseli son 15 yıldır kullanmadığını beyan ettiği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı ...'in yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz ve bitişiğindeki 2 40... parsel sayılı taşınmazın daha önce tek parsel olarak dedesi ve babası tarafından kullanıldığını, onlardan sonra da kendisinin kullandığını, 2 parselin yaklaşık 1.100 m² olduğunu ve içerisinde meyve ağaçları bulunduğunu, taşınmazın bir kısmını da hayvan ağlı olarak kullandıklarını, Mersinden köye döndüğünde taşınmazın ikiye bölündüğünü, yarısının Süleyman Kılıçarslan adına, kalanının da Hazineye bırakıldığını öğrendiğini, dava konusu taşınmazın adına tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.