Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/5322 E. 2026/5667 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5322
Karar No
2026/5667
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2115 E., 2026/570 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/599 E., 2024/173 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Uygulama kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda ... ve müştereklerinin adına kayıtlı bulunan eski 247 parsel sayılı, 15.961,03 metrekare yüzölçümlü taşınmaz; 1 34... parsel numarasıyla ve 14.853,65 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve bilahare tescil edilmiştir.

2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, davalılar adına kayıtlı eski 247 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün artarak 1 34... parsel numarasıyla 14.853,65 m² olarak tespit edildiğini, meydana gelen yüzölçümü artışının tescil harici alandan kaynaklandığını ileri sürerek, davalı parseldeki yüzölçümü artışına ilişkin kısmın iptali ile bu bölümün tescil harici bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.03.2021 tarihli ve 2021/1 Esas 2021/67 Karar sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir.

IV. ONAMA VE ONAMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.10.2021 tarihli ve 2021/1040 Esas, 2021/1081 Karar sayılı esastan reddine dair kararın temyizinin 22.12.2021 tarihli ek kararla redde ilişkin kararının temyizi davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.05.2022 tarihli ve 2022/1640 Esas, 2022/4893 Karar sayılı ilamıyla ek kararın onanmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazın tesis kadastrosunun 1978 yılında kesinleştiği ve Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava ikame edildiği, ayrıca kesinleşmiş Sivas Kadastro Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporuna göre davalılara ait taşınmazın sınırlarının paftası ve tesis tarihli hava fotoğrafı ile uyumlu olup davacının iddia ettiği tescil harici kısma herhangi bir tecavüz bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın miktar fazlası kısmının özel mülkiyete konu olamayacağı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tescil harici alanlardan olduğunu, 766 sayılı Kanun hükümleri uyarınca iktisap edilebilecek miktarın üzerindeki alanların Hazine adına tescili gerektiğini, güncelleme çalışmaları sırasında önceki kadastrodan kaynaklanan bu hatanın giderilmeyerek devam ettirildiğini, söz konusu tescilin yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını ve eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek davalılar adına yapılan miktar fazlası tescilin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda uygulama kadastrosu sonucu oluştuğu ileri sürülen miktar fazlasının tescil harici alandan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, bu kısmın özel mülkiyete konu edilip edilemeyeceği ve 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/5322, K. 2026/5667, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-5322-e-2026-5667-k-2513f667dc0f