Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4345 E. 2026/5605 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4345
Karar No
2026/5605
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1822 E., 2025/272 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silvan Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/123 E., 2022/8 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 27... parsel ve 2 33... parsel sayılı sırasıyla 3.876,74 m² ve 10.967,25 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, susuz tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümleri gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 2 27... parsel ve 2 33... parsel sayılı taşınmazların davalı adına tespit edildiğini, konuyla ilgili ... Müdürlüğü Teknik Bürosunca yapılan incelemeler sonucunda düzenlenen 10.06.2019 tarihli teknik raporda, "Kadastro Müdürlüğünce yapılan kadastro çalışmaları sonucunda hazırlanan askı tutanaklarında belirtilen taşınmazların, herhangi bir bilgi beyan, harita ve dayanak olmadan tespitlerinin yapıldığı, anılan taşınmazların tespit maliklerinin kullanımında olmadığı (davalının zilyetliğinin olmadığı), tescil edilen yerlerin dağlık, kayalık, taşlık ve yamaç niteliğinde araziler olduğu, bu haliyle özel mülkiyete konu olamayacağı, ancak Devletin hüküm ve tasarrufu altında olabilecek taşınmazlardan olduğu, geçmişte orman haritalarında orman vasfı bulunan ve halen orman özelliği taşıyan dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmesi gerektiğinin" belirtildiğini beyan ederek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı duruşmada; dava konusu parselin kendisine ait olduğunu, dedesinden ve babasından kaldığını, taşlık olduğunu, taşlarını temizlediğini, herhangi bir tarımsal faaliyet yapmadığını, terör olaylarından dolayı köyü terk ettiğini, zilyetliğinin kendisine ait olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; orman mühendisi bilirkişisi raporuna göre taşınmazların evveliyatının orman olmadığının anlaşıldığı, jeodezi raporuna ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre taşınmazların senetsizden kişiler adına tescili için gerekli, tespit tarihinden geriye en az 20 yıl çekişmesiz ve aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmazlar açısından mevcut olmadığı, zira tanıkların dava konusu taşınmazlar üzerinde 1993 yılından sonra herhangi bir tarımsal faaliyetin yapılmadığını beyan ettikleri, jeodezi mühendisi bilirkişisinden alınan raporda da 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazların tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı ve imar-ihyanın mevcut olmadığının belirtildiği, ... İlçe ... Komutanlığı ve Silvan Kaymakamlığı müzekkere cevaplarına göre, terör olayları sebebiyle köy boşaltma kararının olmadığı, tarımsal faaliyete ara verilmediği, ... Valiliği müzekkere cevabına göre terör tazminatı nedeniyle davalının başvurusunun bulunmadığı, dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığının bildirildiği, mahalli bilirkişilerin beyanlarının harita bilirkişinin raporuyla uyumlu olduğu ve müzekkere cevaplarına göre terör sebebiyle tarımsal faaliyete ara verilmediği anlaşılmakla, taşınmazın senetsizden kişiler adına tescili için gerekli tespit tarihinden geriye en az 20 yıl aralıksız tarımsal faaliyet yapılma koşulunun dava konusu taşınmaz açısından mevcut olmadığı, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava konusu mevki 2 27... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına kadastro tespit tutanağındaki vasfı ile tapuya tesciline; dava konusu 2 33... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına kadastro tespit tutanağındaki vasfı ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hava fotoğraflarına dayalı orman bilirkişi raporundan, 2 27... parsel ve 2 33... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olmadığı, hava fotoğraflarına dayalı jeodezi bilirkişisi raporundan; 19 84... yıllarında dava konusu 2 27... parsel ve 2 33... parsel sayılı taşınmazların tamamında herhangi bir zirai faaliyetin bulunmadığı, imar-ihyanın mevcut olmadığı, ziraat bilirkişisi raporundan; dava konusu taşınmazların taşlık ve yer yer meşelik olduğu, yakın ve geçmiş zamanda imar-ihya çalışmalarına konu edilmediği, tarımsal faaliyet yapıldığına dair herhangi bir emare bulunmadığı, keşifte alınan beyanlar ile 1993 yılından sonra taşınmazların boş kaldığı, 1994-1997 yılları dışında terör nedeniyle tarımsal faaliyetin etkilenmediği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli oluşu da nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların yaklaşık 100 yıldır dededen toruna intikal edecek şekilde ailesinin fiili kullanımında olup kesintisiz şekilde tasarruf edildiğini, taşınmazların tarımsal amaçlı değil, yerleşim, otlatma ve kırsal yaşam fonksiyonlarına uygun biçimde kullanıldığını, bölgenin topografik yapısı da gözetildiğinde tarımsal faaliyetin sürdürülememesinin doğal olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4345, K. 2026/5605, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4345-e-2026-5605-k-dc1611729f64