Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/2085 E. 2026/12120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2085
Karar No
2026/12120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1147 Esas, 2025/1123 Karar KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın müvekkilinin hissedarı bulunduğu Antalya ili, Alanya ilçesi, ... Mahallesi 5 96... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına ''belediye hizmet alanı'' şerhini işlemek suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını, bu durumun kalıcı nitelikte olduğunu, buna ilişkin herhangi bir bedelin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın tamamının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, söz konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı ve idarelerince yapılan fiili bir müdahalenin bulunmadığını, yetkisiz yargı yerinde dava açıldığını, fiili bir el atmanın mevcut olmadığını, taşınmazın değerinin davacı tarafından olduğundan çok fahiş olarak nitelendiğini, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminat davasının açılabilmesinin ön koşulunun imar planındaki ayrılış amacına yönelik malikin rızası olmaksızın fiili olarak taşınmaza el konulması olduğunu, söz konusu davada fiilen el atılan bir taşınmaz olmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli ve 2021/99 Esas, 2022/128 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine taşınmazda davacı hissesinin tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2023 tarihli ve 2022/2717 Esas, 2023/711 Karar sayılı kararıyla dava konusu taşınmazın 02.06.2005 tarihinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde belediye hizmet alanı olarak planlandığı, aradan geçen süre içerisinde dava konusu taşınmazın imar planına ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma yapılmadığı, bu nedenle dava konusu taşınmazda davacının mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan 2 kat daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, üstünlük kat sayısı uygulandığında taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 01.03.2021 tarihi itibarıyla 2.409,10 TL bulunduğu, ancak Dairelerince ... Belediye Başkanlığına yazılan yazıya verilen 05.05.2023 tarihli yazı cevabında dava konusu taşınmazın ve emsal taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduklarının belirtildiği, buna göre dava konusu taşınmaza düzenleme ortaklık payı kesintisi eklenmemesi gerekirken düzenleme ortaklık payı eklemesi yapılmak suretiyle dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 01.03.2023 tarihi itibarıyla 3.430,06 TL bulunmasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 2.409,10 TL olarak kabulünün gerektiği, dava konusu taşınmazda davacı hissesine karşılık 211,42 m² yer bulunduğu, Dairelerince kabul edilen taşınmazın metrekare birim fiyatı olan 2,409,10 TL ile çarpılması halinde (2.409, 10... ,42m²)=509.331,92 TL davacının talep edebileceği kamulaştırmasız el atma tazminat bedelinin 509.331,92 TL olacağı, bu miktarın hüküm altına alınması gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak bu bedel üzerinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte davaya konu taşınmazda davalı idarenin 17.08.2017 tarihinde trampa yolu ile paydaş olduğu gözetildiğinde davalının edinimini gösterir şekilde satış akit tablosu ile devri gösteren tapu kayıt örneği ve bu işlemlere ait tüm dayanak belgeleri ilgili Tapu Müdürlüğünden alınarak kamulaştırma amacı ile malik olduğunun tespiti halinde fiili el atma, kamulaştırma amacı dışında edinilmiş ise hukuki el atmanın varlığı kabul edilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, kabule göre Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu eylem hukuki el atma kabul edilerek hüküm kurulduğu hâlde, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ile; “Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir.” hükmü getirildiğinden maktu vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya bakmaya idari yargının görevli olduğunu, vekâlet ücretinin nispi olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, bedelin ıslah edilen bölümüne ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/2085, K. 2026/12120, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-2085-e-2026-12120-k-0eaa83d78a27