Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5434 E. 2026/12117 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5434
- Karar No
- 2026/12117
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2396 Esas, 2024/2401 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/424 Esas, 2023/457 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi 34 76... parsel sayılı taşınmaza davalı idarelerce kamulaştırmasız el atılması nedeni ile değerinin tespiti ile bedelin davalı idarelerden alınarak payı oranında müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz olan 34 76... sayılı parsel üzerinde kuruma ait bina bulunmadığını belirterek fiili el atma bulunmadığından davanın öncelikle yargı yolu yönünden usulden reddini, Belediye tarafından fiilen el atıldığını, Bakanlık yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu parseli de içine alan alanda ... Belediye Meclisinin 03.11.2011 tarihli ve 159 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planı yapıldığını, Uygulama İmar Planlarında dava konusu parselin teknik lise alanı olarak ayrılmış olduğunu belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili dava konusu taşınmazın bedelinin düşük belirlendiğini, yapılan düzenleme ortaklık payı kesintisinin fazla yapıldığını ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, husumetin imar planını yapan ilgili belediyeye karşı yöneltilmesi gerektiğini, uzlaşma dava şartının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının fahiş belirlendiğini, mahkemece ıslah edilen değer üzerinden hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, hükmedilen bedelin tümüne dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; geçici olarak ağaç dikildiğini, lise alanı olması nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığının sorumlu olduğunu, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini, davacıların müvekkilinin idareden herhangi bir tazminat alacağının bulunmadığını, bulunsa bile tespit edilen bedelin çok yüksek olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, emsal alınan taşınmazın hatalı olduğunu yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin isabetli olduğu, ancak mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın zeminde fiilen 2.500 m²lik kısmının dava dışı 3. kişi kullanımındaki iş yeri olduğu, geriye kalan 21.800 m² kısmına da 12 m² büfe, açık hava spor aletleri, sulama sistemi ve park yapılarak el atılmış olduğu olduğu, dava konusu ekmek büfesinin ... Kalkınma ve Dayanışma Vakfına iktisadi bir işletme olduğu ve bu büfenin belediye sorumluluğunda olmadığı gelen yazı cevabından belirlendiği için 12 m² büfe alanından davalı belediyenin sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazda bulunan davacılar payının iptal ve davalı idare adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şeklinde infazda tereddüt oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulmasının hatalı olduğu, dava konusu taşınmaz davalı ... tarafından dava tarihinde fiilen el atılmış olup, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 1 inci maddesinin uygulanması söz konusu olmadığı gibi kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması gerektiğinden 26.11.2022 tarihli ve 32025 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 16.11.2022 tarihli ve 7421 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar için açılan davalarda uygulanma imkanı bulunmadığından, nispi harca hükmedilmesi gerekirken, buna aykırı karar verilmesi doğru görülmeyerek el atılan bölümlerin bedeli resen hesaplanmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesi, fiilen el atılan alanların ve kamuya tahsisli alanların bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Buna karşın; infaza elverişli 08.03.2026 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmektedir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Kamu düzeni uyarınca yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak “08.03.2026 tarihli fen bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına,” cümlesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacı ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.