Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/444 E. 2026/12131 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/444
Karar No
2026/12131
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/193 Esas, 2025/1789 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/87 Esas, 2023/704 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 74... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında semt spor alanı olarak ayrıldığını belirterek taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin Büyükşehir Belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, emsalin uygun olmadığını, belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3 74... parsel sayılı taşınmazın arsa (semt spor sahası) niteliği ile tapuda kayıtlı olduğu, ... Belediyesinin yazı içeriği ve eki onaylı İmar Planına ve ekli yazışmalara göre dava konusu yerin yürürlükte bulunan onaylı imar planında " açık spor tesisi alanında "olarak planlı alanda kaldığı ve düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan imar parseli olduğu, emsal taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 73... parsel sayılı 2023 yılı m² birim fiyatı 143,35 TL ve dava konusu taşınmazın 2023 m² birim fiyatının ise 97,09 olduğu, dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporundan, keşif tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmakla birlikte, dava konu taşınmazın taşınmazın 23.09.2003 tarihinde semt spor sahası niteliği ile paydaşlar adına tescil edildiği ve uzun yıllardan beri kamu hizmetine tahsis edilmiş olması nedeniyle, fiilen el atılmamış olsa dahi mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlandığı kabul edilip, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesindeki düzenleme de gözetilerek kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulünün doğru görüldüğü, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından yapılan mukayese sonucunda dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha az değerli olduğu kabul edilerek dava tarihi itibarıyla taşınmazın m² birim fiyatının hesaplanmasında, hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinde, yargılama giderilerinden ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca davacı lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/444, K. 2026/12131, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-444-e-2026-12131-k-22b405fc5cfe