Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1428 E. 2026/12139 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1428
Karar No
2026/12139
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2738 Esas, 2025/2728 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/634 Esas, 2024/136 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin paydaşı olduğu Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi 28 42... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile park alanı olarak ayrıldığını, davalı tarafça kamulaştırma işlemi yapılmadığını, bedel de ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın el atılan kısmının bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, taşınmaz bedelinin yüksek belirlendiğini, emsal uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile dava konusu Antalya ili, Kepez ilçesi, ... Mahallesi, 28 42... nolu parselin tapuda 2019,00 m² yüzölçümü ve “arsa” vasfı ile kayıtlı olduğu, imar planında park alanı olarak ayrıldığı, taşınmaza fiili el atmanın bulunmadığı, bilirkişi raporunda kıyaslamaya esas alınan emsalin dava konusu taşınmazla benzer özelliklere sahip olduğu, emsal alınan satışın dava öncesinde tapuda yapıldığı, buna ilişkin evrakların dosyaya celp edildiği, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından, yapılan mukayese sonucunda emsalin dava konusu taşınmazdan değerli olduğu kabul edilerek dava tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının hesaplanmasında, davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde, yargılama giderlerinin davalıdan tahsilinde isabetsizlik görülmediği, ancak dava tarihi itibarıyla davalı idarenin uzlaşma/anlaşma tutanağı ile kamulaştırma işlemi ile 20.05.2019 tarihinde paydaş olduğu anlaşılmakla, dava konusu taşınmaza fiili el atmanın bulunduğunun kabulüyle, nispi harç ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, diğer yandan TAKBİS ve parsel sorgu üzerinden yapılan araştırma neticesinde dava konusu taşınmazın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 1 maddesi gereği yapılan düzeltme işlemi neticesinde mahalle bilgilerinin ‘’...’’ şeklinde değiştiği anlaşıldığından, mahkeme kararının infaz edilebilmesi açısından, dava konusu taşınmazın mahalle adının düzeltilmesi gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 26.11.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7421 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 4 ile ''Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." hükmü ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının;

a) Harca ilişkin (B.6) numaralı bendi hükümden çıkarılarak yerine "Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL'nin davalı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına," cümlesinin yazılması,

b) Vekâlet ücretine ilişkin (B.8) numaralı bendindeki “381.924,33” sayısının çıkarılarak yerine “45.000,00” sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1428, K. 2026/12139, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1428-e-2026-12139-k-ec275e0f3831