Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1272 E. 2026/12138 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1272
- Karar No
- 2026/12138
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4136 Esas, 2025/4544 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/466 Esas, 2024/511 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedeli istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi 522 61... parsel sayılı taşınmaza ve üzerindeki yapılara davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırılmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah harcı nispi olarak yatırıldığı halde hükümde nispi harcın iadesine karar verilmediğini, hükmedilen bedele kamu alacaklarına ödenen en yüksek faizin işletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/19 Esas sayılı dosyasında davacının eşi ve önceki malik olan Ahmet Bayraktar tarafından açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği gözetilerek davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, davacının yıkık gecekonduyu satın alarak eldeki davayı açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, belirlenen bedenin yüksek olduğunu, maktu harç ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın evveliyatında 369 80... parsel iken muhtelif zamanlarda imar uygulaması görerek en son 522 61... parsel numarasını aldığı ve tapuda tescilinin sağlandığı, imar planında konut alanına ayrılmış olmakla birlikte Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile TOKİ arasında 20.09.2018 gün ve 164721 sayılı bakanlık oluru ile "Rezerv Yapı Alanı" olarak ilan edilen kentsel dönüşüm alanı 7. Etaba ilişkin 28.12.2018 tarihinde konut üretimine ilişkin protokol yapıldığı, dava konusu taşınmazın da kentsel dönüşüm projesi içerisinde kaldığı ve buradaki bütün sorumluğunun büyükşehir belediyesine ait olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazı da kapsar şekilde imar yolları açma çalışmalarının devam ettiği, hafriyat çalışmalarının yapılmış olduğu, bölgenin maliklerince terk edildiği, dava konusu taşınmazın güney sınırında yer alan 526 06... parsel üzerinde inşa edilen yapıların tamamlanmış olduğunun bildirildiği bu haliyle fiilen el atma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği dikkate alındığında, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, yapıya ise resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek, ağaçlara ise maktuen değer biçilmesinde ve tespit edilen tazminatın davalı idareden tahsiline, davacı tarafından yatırılan ve mahsubuna karar verilen peşin harç ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair kararda, her ne kadar hükme esas raporda emsal incelemesi sırasında vergi değerlerine ters düşecek şekilde oranlama yapılarak taşınmaza değer biçilmiş ise de davacının bedel yönünden istinaf itirazının bulunmadığı, bu durumun davalı idare lehine olduğu dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğunun bildirilmesi üzerine ilgili imar müdürlüğünden tüm belgeler, yeni oluşan tapu kayıtları ilgili tapu müdürlüğünden celp edilmiş, yapılan incelemede davacının dava konusu taşınmazdaki hissesinin en son yapılan imar uygulaması ile 522 61... parsele şuyulandırılarak tapuda tescilinin yapıldığı, davalı idareye ait hisselerin ise aynı ada 2 parselde tescil edildiği, dava konusu 522 61... parsel ile yeni oluşan 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların aynı yerde kaldığı, yeni oluşan 522 61... parsel sayılı taşınmazın imar planındaki ayrılma amacında bir değişiklik olmadığı anlaşılmış olup, ... Mahallesi 522 61... parseldeki davacı payının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği ve hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, ayrıca idari yargının görevli olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.