Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8532 E. 2026/12144 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8532
- Karar No
- 2026/12144
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/472 Esas, 2026/319 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/294 Esas, 2023/382 Karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... Yönetimi yönünden ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün 2/3 hissedarı olduğu tapuda Mersin ili, Akdeniz ilçesi, ... Köyü, 1281 parselde kayıtlı 30.148,50 m² yüzölçümlü taşınmazının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uygulama çalışmaları neticesinde 23.517,59 m² yüzölçümlü olarak tespit edilerek 1 64... parselde tescil edildiğini, ... tarlası olarak bilinen taşınmazın 1963 yılında kadastro çalışmaları ile haritası çıkartılmak suretiyle Mersin ili, ... Köyü, 297 parsel adı altında 85.900,00 m² yüzölçümlü olarak ... mirasçıları ..., ... ve ... adlarına eşit hisseli (1/3) olarak tescil edildiğini, bu parselin içerisinden sulama kanalı geçirilmesi nedeniyle ifraza tabi tutularak 2005 yılında 1280 parsel 35.573,52 m²'ye, 1281 parsel 30.148,50 m²'ye, 1282 parsel 1.490,50 m²ye ve 1283 parsel 18.688,00 m²ye dönüştürüldüğünü, ifraz edilen bu parsellerden 1280 parselin ileriki tarihlerde Organize Sanayi Bölgesi gelişme alanı içerisine alındığını, bu parselin ifraz çalışmaları sonucunda her ne kadar 35.573,52 m² olarak görünüyor ise de gerçekte 1280 parsel haritasının kapsamındaki alanın 43.836,97 m² olduğunun anlaşıldığını, 2005 yılında 297 parsel maliklerinin ifraz ile paylaşımında yapılan ve devamında yapılan hatalar nedeniyle davacı müvekkilinin bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazın eksiltilerek davalı tarafın taşınmazına bedelsiz olarak eklenmiş olduğunu, tapu kayıt ve sicillerin doğru tutulmasını üstlenen ve taahhüt eden devletin gerçeğe aykırı ve dayanaksız kayıtlardan doğan zararları karşılama yükümlülüğünü düzenleyen 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince Mersin Kadastro Müdürlüğü'nün hatalı ifraz işlemine bağlı olarak davacı müvekkilinin uğradığı zararları karışlamak zorunda olduğunu, bu itibarla Hazineye karşı dava yönelttiğini, davalı ... Yönetiminin m² bazında kamulaştırmalar ile malik olduğu 29.644,60 m² araziyi 36.530,80 m²'ye yükselttiğini, mevcut durum itibariyle kök maliklerden taşınmaz satın alan müvekkilinin zarar etmesine rağmen yine kamulaştırma ile malik olan davalı tüzel kişiliğin ise zenginleştiğini, tazminat talebinin yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı Hazine yönünden kabulüne, davalı ... yönünden ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu ... Mahallesi, 297 parsel ifrazen 1280, 1281, 1282, 1283 parsellere ayrıldığından ve ifrazen ayrılan 1280 parselin OSB genişleme alanı içerisinde kamulaştırılmasını müteakip davalı ... Bölgesine ait 164 ada, 16 parseldeki kamulaştırma sonrasında 6.630,91 TL m²lik fazlalık olduğundan kök tapudaki ve kamulaştırılan taşınmazdaki düzeltmeler nedeniyle OSB'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davacıya karşı sorumluluğu olduğunun kabulünün gerektiğini, dava konusu olayda davacının zararının OSB'nin sebepsiz zenginleşmesinden kaynaklandığını, bilirkişi raporu ile belirlenen ve mahkemece hükme esas alınan bedelin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif anında yapılan inceleme, gözlem ve araştırmalarla dava konusu taşınmazın değeri arazi olarak gelir metoduna göre dava açma ve değerlendirme tarihi gözetilerek belirlenmiş olup, taşınmazın bedelinin 147.353,60 TL olduğu ve tespit edilen tazminat miktarına göre davanın davalı Hazine yönünden kabulü ile 147.353,60 TL tazminatın tahsiline karar verilmiş olup karar usul, kanun ve içtihatlar ile dosya kapsamına uygun olduğundan davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.