Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/140 E. 2026/194 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/140
Karar No
2026/194
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 42. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 42. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/140 KARAR NO : 2026/194

TÜR K MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/154 E., 2022/545 K.

ASIL VE BİRLEŞEN

ASIL VE BİRLEŞEN

DAVA : İtirazın İptali

KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026

Yukarıdaki karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı vekili özetle: Davalının aidat, ek ödeme ve ara ödeme adları altında toplanan ödemeleri eksik yapması nedeniyle Ankara 7. İcra Dairesinin 2016/10602 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, Genel Kurullarda usulüne uygun olarak alınan kararlara dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürüp Ankara 7.İcra Müdürlüğünün 2016/10602 esas sayılı dosyaya davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili özetle: 18/10/2012 tarihinde davacı kooperatiften istifa ettiğini, istifadan sonra icra takibi başlatıldığını, istifa nedeniyle aidat ödeme borcu kalmadığını, ayrıca daha önce davacı kooperatifin yine kendisi aleyhine Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2013/2330 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde istifa tarihini esas alarak Ekim 2012 ayı dahil olmak üzere geriye dönük aidat borcunu ve fer'ilerini o icra dosyasına ödediğini bildirip davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada davacı vekili özetle: Davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, 5.000,00 TL aidat borcunun tahsili için Ankara 12. İcra Dairesinin 2020/2085 E. sayısıyla takip yapıldığını, davalının itirazıyla takibin durduğunu ileri sürerek davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2020/2085 esas sayılı dosyaya davalının yaptığı itirazının iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davalı vekili özetle: Müvekkili kooperatif ortağının 23/10/2012 tarihinde istifa ettiğini, istifadan önce de kooperatifin ferdileşmeyi sağladığını devir teslim işlerimi tamamladığını, müvekkilinin ortaklık dönemine ilişkin tüm ödemelerini yaptığını, davacı tarafından başka mahkemelerde de aidat alacağını gerekçe göstererek haksız davalar açtığını, borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...davacı kooperatifin, davalı ortağın ödenmemiş aidat borcu bulunduğu gerekçesiyle açtığı asıl ve birleşen davada, bilirkişi raporuna göre alacağı olduğu belirlenmekle, dava açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmış, bilirkişi raporunda hesaplanan genel giderlerden davalının payına düşen kısım yönünden asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne ve bu miktar davacı alacağına, Yargıtay 23.Hukuk Dairesi içtihatlarına göre yasal faiz oranı üzerinden faiz yürütülmesine, ayrıca alacak likit, bilinebilir olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmiş, asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davacı taraf istinaf dilekçesinde özetle: Tasfiyeye girmiş olan bir kooperatifin ortağı istifa etse de etmese de tasfiyeye ilişkin masraflardan payına düşeni ödemek zorunda olduğunu , tasfiye sırasında ortaya çıkan gideri ödemediği için tasfiye giderlerinden sorumlu olmasını istifa engelleyemeyeceği için bu alacağın davalıdan tahsili için zorunlu olarak icra takibi yapılmış olduğunu ve bu icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiği için de bu itirazın iptali için de dava açılmış olduğunu, yerel mahkemece asıl dava yönünden verilen karar hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf istinaf dilekçesinde özetle: Asıl davada 2021/154 ve birleştirilen 13. As. Tic. Mh.'nin 2020/263 sayılı dosyaları ayrı ayrı ele alınarak aynı döneme ilişkin (birleştirilen dosyada kesin olmak üzere) iki karar verilmiş bulunduğunu, huzurdaki dosyada,müvekkili için yine aynı döneme yönelik Ank. 5. As. Tic. Mh'ce verilen 2017/753-2020/16 sayılı karar da değerlendirme de dikkate alınmayarak ,aynı sorumluluk dönemine yönelik farklı mahkeme kararları ile mükerrer alacak tahsiline neden olunduğunu, davacı kooperatifin bilanço, gelir- gider kayıtları,aidat ödemeleri vs gibi muhasebe kayıtları incelendiğinde; istifa öncesi döneme dair bir inşaat finansman gideri,genel gider borcu olmadığının müvekkiline açılan muhtelif itirazın iptali davalarındaki bilirkişi raporlarında da tespit edilmiş olduğunu, ilk derece mahkemesinin 1163 sayılı kooperatifler kanununun 16/son md.si,81/2 ve 81/son md.lerindeki açık yasa hükümlerine değil,bilirkişilerin yetersiz ve konuyu anlamaktan uzak kooperatif genel kurullarında alınmış kararları onaylar nitelikteki raporlarına dayanarak karar tesis etmiş olduğunu, müvekkili davalı hakkında, Ank. 5. As. Tic. Mh.nin 2017/753, Ank. 13. As. Tic. Mh'nin 2020/263 ve Ank. 12.As.Tic.Mh'nin 2021/154 sayılı üç adet dava olup bu üç davada da talep edilen alacaklar ve dönemlerin aynı olduğundan her üç dosyanın 1163 sayılı yasanın 16/son, 81/1-2 md.leri çerçevesinde birlikte değerlendirilip konuya gerçekten vakıf olan bilirkişilerden rapor alınarak karar tesis edilmesi gerektiğini, ayrıca alacağa uygulanacak faiz konusunda ilamın gerekçesinde verilen karara, hüküm kısmında yer verilmemesi de bir eksiklik olduğunu, bu eksikliğin de giderilmesi için faiz konusundaki kararın hüküm kısmına da yazılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava ve birleşen dava, kooperatif aidat, ek ödeme ve ara ödeme borcundan kaynaklanan alacağın tahsili için davalı ortak aleyhine girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-)Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-)a)Harçlar Yasası gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732 TL istinaf harcından peşin alınan 80,70 TL'nın mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, b)Harçlar Yasası gereğince asıl dava yönünden 1.366,20 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava yönünden alınması gerekli 341,55 TL istinaf harcı davalıdan peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-)Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-)HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.15/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/140, K. 2026/194, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-140-e-2026-194-k-cd626816e0af