Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1623 E. 2026/1808 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1623
Karar No
2026/1808
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1623 KARAR NO : 2026/1808 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/07/2024 NUMARASI : 2021/786 E. - 2024/455 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/07/2024 tarih ve 2021/786 E. - 2024/455 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, taraflar arasında yabancı bandralı ... isimli geminin satışı yönünde 07/12/2020 tarihli 'Gemi Satış Sözleşmesi' akdedildiğini, müvekkilinin satım bedelini ödemesinin ardından devir ve teslim işlerinin yapıldığını, sözleşmeye aykırı olarak mütemmim cüz olan jeneratör ile elektronik parçalar teslim edilmediği gibi yine sözleşmenin 6. maddesine aykırı şekilde ayıplı ve eksik teslimat yapıldığını, eksik parçaların teslimi için 12/03/2021 tarihinde ihtarname keşide edildiğini, yine teslimat yapılmadığını, bunun üzerine Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/72 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırılıp ayıp ve eksikliklerin belirlendiğini, hali hazır durumu ile teknenin kullanmaya elverişli bulunmadığının ortaya çıktığını, 08/11/2021 tarihli ve 30174 yevmiye numaralı ihbarla TBK'nın 219 ve 227. Maddeleri uyarınca satılanı alıkoyup ayıp oranında bedelin indirilmesi hakkının kullanıldığını ileri sürerek, şimdilik 50.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 1.617.890,32 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili, istemin hak düşürücü sürede ileri sürülmediğini, zamanaşımına uğradığını, satım sözleşmesi uyarınca davacının 17/12/2020 tarihinde gerekli tescili yaptırıp gemiyi teslim aldığını, uyuşmazlığa menkul satış sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, süresinde ihbar yapılmadığını, müvekkili tarafından dava konusu teknenin bakiye satış bedeli olan 950.000,00 TL'nin tahsili bakımından arabuluculuğa başvurulmasına karşı davacının 12/03/2021 tarihli ihtarnameyi keşide ettiğini, oysa gerek eksik aksam gerekse varlığı ileri sürülen ayıp nedeniyle bir ihtirazi kayıt koymadığını, tespitin ise yokluklarında ve satıştan yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştirildiğini, teknenin 1990 model ve 2.el olduğunu davacının basiretli tacir gibi muayene yaptırmadığını, bir hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının, 2. el konumundaki ve özellikli eşya niteliğindeki tekneyi ihtirazi kayıt koymadan teslim aldığı, sözleşmenin ana unsurlarının teknenin hali hazır durumu dikkate alınarak belirlendiği, satım bedeli konusunda uyuşmazlık çıktıktan ve de yaklaşık iki ay sonra davacı tarafından öncelikle gemide bir kısım aksamların eksik olduğunun bildirildiği, karine olarak davalının gemiyi sözleşmeye uygun bir biçimde teslim aldığının kabul edilmesinin gerektiği, bir takım eksikliğin bulunduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğu, bu yönüyle bir kanıt sunulmadığı, öte yandan, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli kök ve ek raporlarda, satıma konu teknedeki ayıpların detaylı şekilde açıklandığı üzere gizli ayıp olmadığı, davalının yaklaşık bir yıllık bir süre sonra tespit yaptırarak ayıp ihbarında bulunduğu, ihbar külfetini zamanında yerine getirmediği, dolayısıyla ayıba karşı tekeffül hükümlerinden faydalanamayacağı, bu durum karşısında, davacının davasının subuta ermediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenen satış sözleşmesi ile eksiksiz teslim borcu altına giren davalının teknenin mütemmim cüz'ü olan jeneratör ve elektronik parçaları, kendisine gönderilen ihtara rağmen teslim etmediğini, bunun üzerine Büyükçekmece 4. Sul Hukuk Mahkemesi'nin 2021/72 D. İş sayılı delil tespiti dosyası üzerinden 05/10/2021 tarihinde keşif icra edildiğini, 05/11/2021 tarihinde eksiklikleri tespit eden bilirkişi raporunun düzenlendiğini, anılan raporda, teknenin eksiklikler giderilmeden halihazır durumu ile kullanıma elverişli olmadığının belirtildiğini, paporun düzenlenmesinden sonraki üçüncü günde durumun davalıya ihtarla bildirildiğini, ayrıca TBK'nın 225.maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcının, ayıbın kendisine vaktinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkili tacir olmadığından TTK'nın 23.maddesinin somut olayra uygulanamayacağını, TBK'nın 223.maddesi uyarınca davalı satıcıya gerekli bildirimlerin yapıldığını, mevcut ayıpların da gizli ayıp niteliği taşıması nedeniyle gemi kullanılmadan, olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkmayacağını, kaldı ki satıcının, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.maddesiyle de açık-gizli ayıp ayrımı olmaksızın ayıp ve eksiklikleri gidereceğini taahhüt ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, alacak (ticari satımdan kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında 07/12/2020 tarihinde Cebelitarık Uluslararası Gemi Sicili'ne kayıtlı geminin satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, satış sözleşmesi, yabancı sicile kayıtlı gemiye ilişkin olduğundan TTK'nın 997. maddesi uyarınca TMK'nın taşınır hükümlerine tabi bulunduğu, TBK'nın 223.maddesi uyarınca, alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesinin gerektiği, bildirilmezse satılanın bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayıldığı, somut olayda davacının satış tarihinde 30 yaşında olan 1990 model 2.el gemiyi ihtirazi kayıtsız teslim aldığı, taraflar arasında satım bedeli konusunda uyuşmazlık çıktıktan sonra davacı tarafından 12/03/2021 tarihli ihtarname ile geminin jeneratör ve elektronik parçalarının teslim edilmediğinin bildirildiği, jeneratör ve elektronik parçaların eksikliğinin satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak ve bulunduğu sonradan ortaya çıkan bir ayıp olarak değerlendirilemeyeceği, daha sonra davacının Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi nezdinde 2021/72 D.İş sayılı dosyasından tespit yaptırarak 08/11/2021 tarihli ikinci ihtarnameyi davalıya gönderdiği, ancak tespit edilen bu eksikliklerin/arızaların da gizli ayıp mahiyetinde bulunmadığı ve satış tarihinden yaklaşık bir yıl sonra davalıya bildirildiği, nitekim davacı tarafından çeşitli firmalardan alınmış fiyat teklifleri, faturalar ve servis formlarının da davalıya yapılan ihbar tarihlerinden çok önce davacı tarafından eksiklerin/ayıpların bilindiğini ortaya koyduğu, bu nedenle mahkemece davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle ayıba karşı tekeffül hükümlerinden yararlanamayacağının kabul edilmesinin isabetli bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/10/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1623, K. 2026/1808, T. 22.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1623-e-2026-1808-k-88b925be2ee4