Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5363 E. 2026/5579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5363
- Karar No
- 2026/5579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/166 E., 2025/805 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/50 E., 2023/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2019 yılında yapılan kadastro sırasında 1 08... parsel sayılı 1.732,28 m² yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; 1 08... parsel sayılı taşınmazın davalılarla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, kendisine ait olduğunu ve uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın adına tapuya tescilini talep etmiş, yargılama sırasında davacının vefat etmesiyle mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir. II. CEVAP Davalılar; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nu uyarınca yapılan ilk tesis kadastro tespit çalışmalara itiraz niteliğindedir. İddia, savunma, yapılan yazışmalar, dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; Dava konusu taşınmazlara ilişkin 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında dava konusu taşınmazların Kanun'un 14... . maddelerine istinaden tespit gördüğü anlaşılmıştır. Davacılar tarafından imar-ihyaya dayalı zilyetlik iddiası ile taşınmazın adına tescili istemine yönelik dava açılmıştır. Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş, metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerekir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlardır. Emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmalar imar-ihya sayılmaz. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesi zorunludur. Mahkememizce yapılan keşif incelemesinde mahalli ve tespit bilirkişileri ile davacı tanıklarının tamamı istikrarlı ve tutarlı beyanlarında dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın bulunuğu alanın davalılara babaları ...'dan kalma yer olduğu, davacı ...'nun taşınmazının ise dava konusu yerin kuzeyinden başlayıp doğusuna doğru devam eden derenin doğusundan kalan taşınmaz olduğu, davalılar tarafından delil olarak sunulan ve keşifte uygulaması yapılan 18.08.19 75... cilt 25 sahife 11 sıra numaralı kaydının dava konusu taşınmaza mevki ve hudutları itibariyle aynen uyduğu ifade edilmiştir. Dava konusu taşınmazda davacının her hangi bir kullanımı olmadığı, davalılara babadan kalma tapulu taşınmaz olup imar-ihyaya dayalı taşınmaz kazanım koşullarının da davalılar lehine gerçekleştiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar çerçevesinde dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmaz yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı kanunun 14. maddesinde öngörülen imar-ihya yoluyla taşınmaz mal kazanma koşulları davacı adına gerçekleşmediği..." gerekçesiyle davacının davasının reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 08... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine, dosya kapsamına, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına, özellikle taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğunun, davacının tasarrufunda olmadığının ve davalı tarafın dayandığı tapu kaydı taşınmaza uyduğu gibi bir an için uymadığının kabulü halinde de açıklandığı üzere davacı tarafın zilyetliğini ispat edemediğinin anlaşılması..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm tesis edildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, kararın usul ve kanunlara aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.