Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5484 E. 2026/5582 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5484
Karar No
2026/5582
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1746 E., 2025/807 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ovacık (Tunceli) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/84 E., 2024/4 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 2019 tarihinde yapılan kadastro sırasında temyize konu 1 01... parsel sayılı 262 m² yüzölçümlü taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1 01... parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalının herhangi bir hakkının bulunmadığını, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu ve uzun yıllardır davacının zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, yapılan bu tespitin iptali ile taşınmazın adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...dava; 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) uyarınca yapılan ilk tesis kadastro tespit çalışmaları uyarınca yapılan tespitin, zilyetlik ve taksim iddiasına dayalı olarak düzeltilmesi davası niteliğindedir. İddia, savunma, yapılan yazışmalar, dosyaya getirtilen bütün bilgi ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmaza ilişkin 3402 sayılı Kanun uyarınca yapılan ilk tesis kadastro çalışmasında 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerine istinaden dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... adına, 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit gördüğü anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava dilekçesinde bildirilen parsellerden 1 01... parsel sayılı taşınmaz kendi adına tespit gördüğünden, dava konusu 216 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise davacı tarafından keşif mahallinde feragat beyanında bulunulduğundan bu parselleri ilişkin davalar tefrik edilerek ayrı esaslar üzerinden yargılaması yapıldığından bu parseller yönünden hüküm kurulması yoluna gidilmemiştir. Bir yerin imar-ihya ile kazanılabilmesi için öncelikle taşınmazın orman sayılmayan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşlık, orman sayılmayan çalılık, makilik, fundalık, nehir ve çay gibi akarsuların eski (terk edilmiş,metruk) yatakları gibi arazilerden olması ve emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirilmesi gerekir. Ekime, dikime ve ürün yetiştirmeye müsait olmayan yerler ihya edilecek taşınmazlardır. Emek ve masraf gerektirmeyen, zilyetliğin sürdürülmesi seviyesindeki taşınmazın daha verimli hale getirilmesi gibi çalışmalar imar ve ihya sayılmaz. 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri uyarınca taşınmazın emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin (20 yıl) geçmesi zorunludur. Davacı tarafından taşınmazların kendi zilyetliğinde olduğu, kendi adına tespit gören taşınmazlar ile bütünlük gösterdiği iddiasına dayanılmıştır. Davalı ... ise taşınmazın muris dedesi ...'tan babası ...'a, ondan da kendisine kaldığını, üzerinde 1994 tarihinde köyler boşaltılana kadar ev bulunduğunu, halen daha konteyner şeklinde ev yeri olarak kullanıldığını iddia etmiştir. Davalı ... ise taşınmazın babası ...'den kendisine kaldığını iddia etmiş ve bu yere ilişkin tapu kaydı sunmuştur. Her iki davalı tarafından cevap dilekçesinde tanık deliline dayanılmış ise de tanık delillerinin bildirilmesi için usulüne uygun süre verilmesine karşın tanık listesi bildirilmediği gibi keşif mahallinde de hazır edilmemiş ve keşfe katılınmamıştır. Yapılan keşif incelemesinde mahalli ve tespit bilirkişi anlatımları ile davacı tanık anlatımı dikkate alındığında dava konusu taşınmazın kuzey, güney ve doğusunda yer alan taşınmazlarla bir bütün olarak ortak murisleri ...'tan kaldığı, tarafların kendisinin torunları olduğu, bu bölgedeki taşınmazların mirasçılar arasında taksime tabi tutulduğu anlaşılmıştır. Ancak mahalli ve tespit bilirkişiler tarafından hangi taşınmazın kime ait olduğunun tam olarak bilinemediği ifade edilmiştir. Tutanak tanıkları kadastro tespiti sırasında taşınmaz başında olmadıklarını ifade etmiştir. Davalı ... tarafından sunulan tapu kaydı keşif mahallinde uygulanmış ancak mahalli ve tespit bilirkişilerinin istikrarlı ve tutarlı beyanlarında ilgili tapu kaydının gerek hudutları gerekse mevki itibarıyla dava konusu yere uymadığı, taşınmazın ... mevkinde yer aldığını, ... mevkinin farklı bir yer olduğu, güneyinde yol bulunmadığı, batısında ... tarlası bulunmadığı dolayısıyla tapu kaydının dava konusu yer ile bir ilgisinin bulunmadığı belirtilmekle dava konusu dava 289 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu 1 01... parselin batısında yer alan 288 parsel ... adına tespit görmüş iken daha batısında kalan 287 parsel sayılı taşınmaz ise Mahkememiz 2012/12 Esas sayılı dosyasına konu olmuş, bu dosya kapsamında yapılan keşif incelemesinde de bu taşınmazın ...'a ait olmadığı belirtilmiştir. Ayrıca dava konusu taşınmazların güney bitişiğinden geçen bir yol da gerek zeminde gerek hava fotoğraflarında gözlemlenmemiştir. Buna karşın davacı tanığı tarafların taksimatına şahitlik ettiğini, kendisinin komşu 299 parsel malikinin oğlu olduğunu, dava konusu taşınmazların kuzeyde yer alan 298 parsel sayılı taşınmaz ile bir bütün olarak ... mirasçılarına kaldığını belirtmiştir. Dava konusu taşınmaza komşu 1 01... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tutanağın incelenmesinde bu taşınmazın davacı ... oğlu ... adına tespit gördüğü anlaşılmıştır. Ayrıca mahalli bilirkişilerden ... dava konusu yerin her ne kadar taksimde kime düştüğünü bilmese dahi her iki taşınmazın da davacı ...'ın zilyet ve tasarrufu altında bulunduğuna şahit olduğunu belirtmiştir. Tüm bu açıklamalar neticesinde dava konusu taşınmazda davalılar adına zilyetliğe ilişkin herhangi bir emare bulunmazken, özellikle davalı ...'ın iddia ettiği gibi eski ev yatağı olmadığı gibi halen konteyner koyularak bu amaçla kullanım durumu söz konusu olmadığı gibi davalı ...'ın sunduğu tapu kaydı kapsamında kalmadığı sabit olmakla birlikte davacı tanığı tarafından taksim yoluyla davacı ...'a düştüğüne şahitlik edildiği, mahalli bilirkişi ...'nın dava konusu her iki taşınmazın da davacı ...'ın zilyet ve tasarrufu altında bulunduğuna şahitliği dikkate alınarak taşınmazın ...'a ait olduğuna vicdanen kanaat getirilmekle davalılar ... ve ...'a yönelik açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmiştir...." gerekçesiyle davacının ... ve ...'a yönelik davasının kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 1 01... ve 289 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline, taşınmazların ... adına nitelik ve yüzölçümleri korunmak suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İleri sürülen istinaf nedenlerine, kamu düzenine ilişkin hususlara, dosyadaki belgelere, taraflarca ileri sürülen ve kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere, İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve kanuna aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına ve özellikle zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinin anlaşılması..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın kanuni anlamda gerekçeli olmadığını, varılan sonucun dosya kapsamındaki rapor ve beyanlarla örtüşmediğini, davacı tarafın davasını ispat edemediğini, 1 01... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin murislerinden intikal ettiğini, 20 yılı aşkın süreden beridir de davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5484, K. 2026/5582, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5484-e-2026-5582-k-6d051e706fcb