Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/10001 E. 2026/12657 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/10001
Karar No
2026/12657
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/61 Esas, 2025/555 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/75 Esas, 2024/234 Karar

Taraflar arasındaki tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 59 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davanın Hazineye karşı değil, davacıyı sahte vekâlet ile dolandıran şahıslara ve eksik inceleme ile vekâleti onaylayan notere karşı açılması gerektiğini, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2006/93 Esas Sayılı dosya ve birleştirilen 2006/92 Esas sayılı dosyanın davacısı tarafından Hazine lehine feragat edildiğini, bu taleplerin kesin hüküm altına alındığını ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın konumu itibari ile ... ilçe merkezine ve denize yakın, otoyola ve çevre yoluna yakın, ulaşım problemi olmayan, resmî yola cepheli hafif eğimli, ... konumda ve şehre seyran konumda bulunduğunu, taşınmazın tek tapu olarak 2634,08 m² yüz ölçüme sahip, etrafında villa ve ... tarzı evler bulunan, köy merkezinin hemen yanı başında bulunduğunu, metrekare değeri 2021 yılında bile 1.000,00 TL/m²nin üzerinde olduğunu, bilirkişi raporunda taşınmazın metrekare değerinin 25.05.2021 itibari ile 361,50 TL/m² olduğu belirtildiğini, belirlenen taşınmazın değerinin müvekkilinin gerçek zararını karşılamadığını, bugün dava konusu taşınmazın 6000.000-7.000.000 TL/m²den aşağı alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın dava tarihi itibari ile metrekaresi 636,39 TL/m² üzerinden 1.676.065,10 TL/m² olarak hesap edildiğini, bu değerinde düşük olduğunu Mahkemece taleplerine rağmen bu değer üzerinden hüküm kurulmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak yapılan işlemin sahte vekâletnameden kaynaklı olduğunu, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yapılan satış işlemi sırasında vekâletnameye ilişkin gerekli incelemenin yapıldığını, vekâletnamenin teyit edilerek tapuda işlem gerçekleştiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesine dayalı olarak açılacak davalarda aranan sebeplerden birinin de yapılan işlem ile oluşan zarar arasında illiyet bağının olması gerektiğini, dava konusu işlemde sahte vekaletname söz konusu olduğunu ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından bu konuda gerekli özen gösterildiğine göre kanunda belirtilen illiyet bağı kesildiğinden davacı tarafından açılan davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun oluşturulan bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu ile uygulama imar planı dışında bulunan dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla arazi vasfında olduğu belirlenerek net gelir yöntemi ile gerçek değerinin tespit edilmesine, bilirkişi heyetince uygulanan objektif değer artışının taşınmazın konumuna, çevresel faktörlere ve dosya kapsamına uygun olmasına göre Mahkemece verilen karar usul ve kanuna uygun olup, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

3. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince; dava konusu 59 parsel yönünden mahkeme kararının kesinleştiği 25.05.2021 tarihi itibarı ile değer belirlenmiş ise de Dairemiz yerleşik içtihatları gereği dava konusu taşınmaza dava tarihi itibarıyla ile değer belirlenmesi gerektiği hususu gözetildiğinde, dava konusu 59 parsel sayılı taşınmaza dava tarihi (19.01.2022) itibarıyla 636.30 TL/m² değer belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/10001, K. 2026/12657, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-10001-e-2026-12657-k-c2822e0f737d