Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1359 E. 2026/12046 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1359
Karar No
2026/12046
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/486 Esas, 2025/2239 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/498 Esas, 2023/513 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bursa ili, Osmangazi ilçesi, ... Mahallesi 43 02... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırma yapılmaksızın ağaçlandırma yapmak, süs bitkileri dikmek ve ağaçları budamak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Özel Proje Alanında, kısmen Konut Alanında, kısmen Yeşil Alanda, kısmen 1. Derece Doğal Sit Alanında, kısmen Kentsel Sit Alanında ve Yolda" kaldığını, 1. Derece Doğal Sit Alanlarında yetki ve sorumluluğun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığında olduğunu, buna ilişkin idari yargı kararlarının bulunduğunu, taşınmazın 1. Derece Doğal Sit Alanında kalan kısımlarına ilişkin müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, diğer taraftan taşınmazın kısmen yeşil alanda kaldığını ve taşınmazın büyüklüğü 10.000 m²nin altında olduğundan müvekkili belediyenin yetki ve sorumluluk alanı kapsamında girmediğini, bu yönden de husumetin ilçe belediyesine yöneltilmesi gerektiğini, ayrıca taşınmazın tapu kaydında "eski eserdir." şerhi bulunduğunu, değerlendirme yapılırken bu şerhin dikkate alınmasını, talep edilen tazminat miktarının yüksek olduğunu ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun belirsiz olduğunu, tescil işlemleri için hangi raporun kararın eki olarak kullanılacağının hükümde yer almadığını, dava konusu taşınmazın tamamına mı yoksa fiilen el atıldığı iddia olunan 475,15 m²lik kısma mı ilişkin hüküm verildiğinin belli olmadığını, bilirkişi raporunda yetki ve sorumluluğun müvekkili belediyeye yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu, Büyükşehir Belediye Meclisinin 20.09.2012 tarihli ve 983 sayılı kararı uyarınca 10.000 m² altındaki alanların ilçe belediyelerinin sorumluluğunda olduğunu, kaldı ki dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Kentsel Sit Alanı" içinde Tescilli Sivil Mimarlık Örneği Yapı Parseli olarak yer aldığını, "Park Alanı"nda bulunmadığını, taşınmazın tapu kaydında "eski eserdir." şerhi bulunduğunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 15 inci maddesine uyarınca kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun Kültür ve Turizm Bakanlığına ait olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal seçimi ve karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve buna göre uygun bir bedel tespitinde, arta kalan kısım için imar yönünden yapılaşmaya uygun olmadığından proje bütünlüğü kapsamında bu bölümlerin de bedeline hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği, her ne kadar kaldırma kararı sonrası verilen kararda fen raporunun kararın eki sayılmasına dair hüküm kurulmamış ise de; dosyada sadece 10.12.2013 tarihli fen raporunun bulunduğu ve bu raporun da kaldırma kararı öncesi verilen ilk kararda kararın eki sayılmasına karar verildiği, kaldı ki taşınmazın tamamında davacılar hisseleri oranında tescil kararı verildiği de gözetildiğinde bu durumun hükmün infazında tereddüt yaratmayacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca fiilen el atılan alanlar ile birlikte proje bütünlüğü gereği kalan bölümlerin de bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Eldeki davada taşınmaza 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması hususu kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerekmektedir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının harca ilişkin (5) ve (6) numaralı bentlerinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Alınması gereken 59.658,18 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 170,78 TL ve ıslah ile alınan 14.743,77 TL olmak üzere toplam 14.914,55 TL'nin mahsubu ile bakiye 44.743,63 TL eksik harcın davalı idareden tahsili ile Hazineye irat kaydedilmesi, davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 14.914,55 TL ile 44,40 TL başvurusu harcının davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1359, K. 2026/12046, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1359-e-2026-12046-k-e1398f5086f4